12. Ceza Dairesi 2020/11420 E. , 2023/5239 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/750 - 2016/365
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/750 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.11.2020 tarihli, 2016/220908 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
"Mahkememiz heyeti, arkeolog bilirkişi ve inşaat bilirkişi ile keşif yapılmış, keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda; dava konusu yerin özel imar rejimine tabi yerlerden olduğu, yapılan uygulamaların bina alanının büyütülmesine yönelik olmadığı, doğal taş örgüsünün korunduğu, yapılan Fransız balkonun ve yenilenen merdivenin binanın statik taşıyıcı sistemini bozmadığı, büyütülmediği ve mevcut halinin söve taşlarının, bağlayıcı harçlarının eski olduğu ve bahçe duvarının, derzlerinin bakım kapsamında yenilendiği, taşınmazda yapılan izinsiz müdahalenin 1997 yılından önce yapıldığının Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/214 K sayılı ilamı ile anlaşıldığı, bu doğrultuda dava konusu yapılan uygulamaların 2863 sayılı yasanın 9. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğine dair kanaat raporu sunmuş oldukları görülmüştür. Sanığın savunmaları, soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları ve dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar soruşturma aşamasındaki bilirkişi raporunda sanığın eyleminin 2863 sayılı yasanın 9. maddesine göre izinsiz ve fiziki müdahale olduğu belirtilmiş ise de, soruşturma aşamasındaki raporun sadece inşaat mühendisi tarafından alınmış olduğu, dosya içerisinde bulunan Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/214 K sayılı ilamının tartışılmadığı, kovuşturma evresinde alınan bilirkişi raporunun arkeolog ve inşaat mühendisi tarafından düzenlendiği gözetilerek kovuşturma evresinde düzenlenen bilirkişi raporu hükme elverişli kabul edilmiş, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sanığın bina üzerinde yapmış olduğu eylemlerinin üzerine atılı 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunun unsurlarını oluşturmadığı anlaşılmakla sanığın beraatine dair karar verilmiştir."
2. Sanık tarafından, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 03.07.1987 tarih ve 3492 sayılı kararı ile tescilli kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanında kalıp, aynı Kurulun 07.03.1986 tarih ve 2031 sayılı kararı ile tescil edilen taşınmazda yapılan kontroller sonrası düzenlenen 28.01.2014 tarihli raporda, yapının iç ve dış sıvalarının sökülerek derz yapıldığının, parapetin beton olması nedeniyle sıvalı şekilde bırakıldığının tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, inşaat yüksek mühendisi tarafından hazırlanarak Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 18.07.2014 havale tarihli raporda, binanın tüm dış cephe sıvasının yenilendiği, birinci katına hitaben fransız balkonda yenileme çalışması ile çatıya çıkış merdiveni yapıldığı, yan cephedeki pencerenin büyütüldüğü, imalatların 1-2 yıl içinde yapılmış olduğu tespit edilmiştir.
3. Mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 19.01.2016 tarihli bilirkişi raporunda ise yapının birinci katında demir korkuluklu fransız balkon yapıldığı, mevcut merdivenin yenilendiği, pencerenin büyütülmediği, tüm binada taş duvar örgülerinin ve derzlerin tamir edildiği, bahçe duvar derzlerinin yenilendiği belirtilmiştir.
4.Dosya kapsamında mevcut taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, eski eser olduğuna dair 30.09.1976 tarihli şerh bulunan avlulu kargir ev vasfıyla kayıtlı taşınmazın sanık tarafından 15.08.2013 tarihinde edinildiği anlaşılmıştır.
5.Sanık aşamalardaki savunmalarında, İngiltere'de tarihi eserler üzerinde tadilat ve tamirat işleri ile uğraştığını, 20 yıldır bu işi yaptığını, dava konusu taşınmazı satın aldığında virane halde olduğunu, binanın aslına uygun olarak bazı tamiratlar yaptığını, dış duvar üzerine çiçeklik yaptığını, elektrik tesisatını yenilediğini, sıvaları tamir ettiğini, pencereyi büyütmediğini, tüm tamiratları 2014 yılında yaptığını ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporları ile sanık savunması birlikte değerlendirildiğinde, kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanında kalan tescilli taşınmazda izin almadan gerçekleştirdiği suça konu müdahaleler nedeniyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, taşınmazın 2002 yılındaki malikleri olan sanıkların yargılandığı Muğla Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/570 Esas, 2003/214 Karar sayılı dosyasına ilişkin hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınması suretiyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Hazine vekilinin, 01.12.2015 havale tarihli dilekçe ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli kararda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün katılan olarak gösterilmesi, isabetsiz görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/750 Esas, 2016/365 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!