WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/1111 E.  ,  2024/329 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/272 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 20.06.2020 tarihli ve 2016/363099 sayılı basının haber verme sınırlarının aşılması nedeniyle hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılanın özel hayatının gizliliğinin ihlal edilmesi nedeniyle sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Muhabir olan sanığın Vatan Gazetesinin 22.08.2015 tarihli nüshasının ekinde bulunan Makaron adlı magazin bölümünün ilk sayfasında "50 YAŞ ENERJİSİ" başlıklı haber içeriğinde "Bordrum'da tatil yapan Sertab Erener (50) denizde sergilediği atletik hareketlerle kaslı vücudunu gözler önüne serdi" alt başlığı ile katılana ait mayolu olarak çekilmiş üç adet fotoğrafa yer verdiği suretiyle sanık hakkında özel hayatın gizliğini ihlal suçundan kamu davası açılmıştır.

2. Mahkemece; çekilen fotoğrafların yer aldığı haberde müdahil ve kardeşinin yatının görüntüsünün verildiği ve bu yatların özel bir limanda korunaklı bir koyda olmadığı bir otelin önündeki iskelede demirlemiş olduğu, haber içeriğinde müdahilin kısa süre önce evlendiği, Emre K. ile Bodrum tatiline devam ettiği, abisi Serdar E.'nin yatının yanına yatı ile geldiğinin bildirildiği, haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olduğu, ayrıca kamuoyunda bilinen ve geniş bir hayran kitlesi bulunan sanatçı müdahilin haberden kısa bir süre önce evlenmesi ile yeniden gündeme gelmesi ile üzerinde kamuoyu ilgisinin olduğu, haberde kullanılan ifadelerin müdahili küçültücü bir yanı olmadığı gibi müdahilin resimde verilen kıyafet tarzı ve resmin verilmesi şekline göre örneğin, pornografik bir görüntü de mevcut olmadığı, sanık taraf müdahilin bu şekilde mayolu resim ve tatil görüntülerinin birçok medya kuruluşunda zaten yayınlanmış olduğunu bildirerek delillerini sunduğu, bu durumda müdahilin kamuoyu nezdinde bilinen bir kişi olarak haberden bir süre önce evlendiği ve kamuoyu ilgisinin yeniden üzerinde yoğunlaştığı, bu konu ile ilgili haberlerin haber değerinin bulunduğu, haberin verilme şekli ve verilen resimlere göre rencide edici bir durumun bulunmadığı, verilen haberin sanatçının bu güne kadar çizdiği portrenin dışında bir algı yaratmadığı, ayrıca haberin veriliş şeklinin yerine göre gazetelerin mevcut haliyle bu tür tabloit eklerinin uygulamada mevcut olup kapsamlarının da benzeri haberlerle doldurulduğu ve bunun artık toplum tarafından benimsenmiş bir hal oluşturduğu bu haliyle suçun maddi unsurlarının oluşmayacağı kabul edilerek sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

3. Sanık 12.04.2016 tarihli duruşmada; "... ben yazılı savunmamı mahkemesine sunuyorum, kamuya açık bir alandı. Biz fotoğrafı çekerken etrafta tur tekneleri de vardı. Çırağan Kempinski isimli otelin iskelesinin önünde idi. Bu fotoğrafları bu şekilde çektik. Orada olduğunu da sosyal medyadan gördük. Bir vatandaş çekerek paylaşmış o şekilde fark ettik. Bu nedenle ben suçlamayı kabul etmiyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur.

4. Sanık 10.12.2015 tarihli savcılık ifadesinde; "...Ben Vatan isimli günlük gazetede muhabir olarak görev yapmaktayım. Aslında Milliyet gazetesinde çalışıyorum ama bu gazeteler aynı grupta olduğu için haberler her iki gazetede yayımlanabilmektedir. Muhabir olarak görev yaptığım “Vatan” isimli günlük mevkutenin 22 Ağustos 2015 tarihli nüshasının “Makaron” ekinin 1.sayfasında yayınlanan “50 Yaş Enerjisi “başlıklı haberinde ses sanatçısı Sertab Erener'in Bodrum Çırağan Kempinski oteli önünde denize girerken çekilmiş fotoğrafları yayımlandı. Söz konusu fotoğrafları ben çektim. Ancak başka gazetelerde yayımlanan ve aynı şahsın başka muhabirlerce çekilmiş fotoğrafları da vardır. Bildiğim kadarıyla Çağdaş Nuri Altuntaş kendisi fotoğrafları çekip Habertürk gazetesinde yayımlattı. Makaron ekinde yayımlanan yazının içeriğini ben yazdım ama başlığını gazete editörleri attı. Yazı içeriğinde herkesçe merak edilen müştekinin uzaktan çekilmiş denize girerken görülen bazı fotoğrafları mevcuttur. Müşteki zaten büyük oranda kamuya açık olan ve hatta kendi teknesinin yanında bulunan birçok teknenin arasında denize girip çıktı. Benim çektiğim fotoğrafların hiçbiri kendisinin özel hayatını ihlal ede mahiyette değildir. Hatta sıradan görüntülerde denilebilir. Ben sadece magazin basınına tanınan haklar kapsamında tanınan bir şahıs konusunda haber yaptım. Bu konuda o tarihlerde Kanal D de dahi görüntüler yayımlandı. Ben suç kastıyla bu tür bir haber yapmış değilim. KYOK verilmesini isterim, uzlaşma talep etmiyorum... " şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
Dosya kapsamına göre; sanığın muhabirliğini yaptığı ulusal yayın yapan Vatan Gazetesinin 22.08.2015 tarihli nüshasının ekinde bulunan Makaron adlı magazin bölümünün ilk sayfasında "50 YAŞ ENERJİSİ" başlıklı haber içeriğinde "Bordrum'da tatil yapan Sertab Erener (50) denizde sergilediği atletik hareketlerle kaslı vücudunu gözler önüne serdi" alt başlığı ile katılana ait mayolu olarak çekilmiş üç adet fotoğrafa yer verilip "Sertap Erener geçen ay evlendiği eşi Emre Kula ile Bodrum tatiline devam ediyor. Ünlü şarkıcı teknesini bu kez Turgutreis açıklarına abisi Serdar Erener'in yatının yanına demirledi. Model grubunun solisti Fatma Turgut'la serin sulara çivileme atlayan Erener denizde atletik hareketler sergiledi. Teknenin halatına asılarak barfiks çekti, kol ve sırt kaslarını gözler önüne serdi. Akşamüstü de zodyak botla abisinin teknesine geçerek akşam yemeğine katıldı." ibareleriyle haber yapılmasına konu olayda;

Özel hayat kavramı; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kavramı kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kavramı kapsamına girip girmediği belirlenirken, sadece içinde bulunulan fiziki çevrenin özelliklerine bakılmamalı, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler de göz önüne alınmalı; ayrıca, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşup oluşmadığının tespiti için, her somut olayda, hukuka uygunluk sebeplerinin bulunup bulunmadığı titizlikle araştırılmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında; dosya içeriğine göre; ses sanatçısı olan mağdurenin, olaydan yakın bir tarih öncesinde evlendiği ve tatilini geçirdiği Bodrum'da, yakınlarında başka teknelerinde olduğu ve aksi ispat edilemeyen sanık savunmasına göre bir otelinin iskelesine bağlı olan tekne çevresinde gizliğini korumadan üzerinde mayosu olduğu halde denize atladığı, geminin halatına tutunarak yüzdüğü ve barfiks çektiğinin haber yapılmasında konu olayda, kamuya mal olmuş mağdurenin, yeni evlenmiş olduğu ve haberin görünen gerçeği uygun güncel olduğu, toplumun bilgilendirilmesi ve basının haber verme hakkı sınırlarının aşılmadığı anlaşılmakla mahkemece verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/272 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "beraatine" ibaresinden önce gelmek üzere "5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.01.2024 tarihinde karar verildi.