12. Ceza Dairesi 2020/11058 E. , 2023/2077 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/493 - 2016/345
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/493 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.11.2020 tarihli, 2016/274929 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü;
"Sanık ... hakkında, kiralık olarak kullandığı Pazarköy Mahallesi, Bintepeler mevkiinde sit alanı içerisinde kalan arazide bulunan su borularını çıkarmak amacıyla işçilerine kazı yaptırdığı, söz konusu çalışma için izninin olmadığı, Manisa Müze Müdürlüğünce düzenlenen rapora göre söz konusu arazinin bir kısmının 1. derece bir kısmının ise 3. derece arkeolojik sit alın içerisinde kaldığı gerekçesiyle 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçundan Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, mahkememizce yapılan keşifte sözkonusu alanın tarla olarak kullanıldığının görüldüğü ve tarlanın sürülmesi üzerine kazıldığı idda edilen kanalın kapandığının görüldüğü, dosyada mevcut müze müdürlüğünün raporunda plastik su borularını çıkarmak üzere yüzeyden yaklaşık 30-35 cm derinliğinde ve 1 metre genişliğinde kazı yapıldığının görüldüğünün tutanak altına alındığı, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tarımsal amaçlı yapılan kazıların 40 cm derinliği aşmaması halinde suçun oluşmayacağının karar altına alındığı, dosyada mevcut tutanak göz önüne alındığında yapılan kazının 30-35 cm olması göz önüne alınarak sanığın eyleminde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir."
2. Olay günü saat 11.00 sıralarında Salihli İlçe Jandarma Komutanlığı'na müracaat eden bir şahsın Bintepeler Mevkiinde iş makinesi ile kaçak kazı yapıldığı ihbarında bulunması üzerine olay yerine giden kolluk kuvvetleri tarafından yapılan kontrollerde, yaklaşık 200 metrelik bir alanda yapılan kazı çalışması ile yarım metre derinlikten kepçe vasıtasıyla 30 adet 6 metre uzunluğunda su borusu çıkartıldığı, arazide tarihi eser niteliği taşıyabilecek herhangi bir malzemeye rastlanılmadığı belirlenerek durum hakkında Müze Müdürlüğüne ve nöbetçi Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği anlaşılmıştır.
3. İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01.06.1990 tarih ve 1946 (B) sayılı kararı ile belirlenen bir kısmı Bintepeler Örenyeri 1. derece arkeolojik sit alanı bir kısmı ise yine aynı tarih ve sayılı karar ile 3. derece arkeolojik sit alanında kalan şahıs mülkiyetindeki arazide kepçe ile 15 cm çapında ve 6 metre uzunluğundaki daha önce döşenmiş plastik su borularını çıkarmak amacıyla yüzeyden yaklaşık 30 - 35 cm derinliğinde, 1 metre genişliğinde ve 250 metre uzunluğunda kazı yapıldığının Manisa Müze Müdürlüğü görevlileri tarafından tespit edilmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmıştır.
4. Sanık ... müdafii hazır bulunmaksızın alınan kolluk beyanında, davaya konu tarlayı 2 yıl önce Ahmet Aydoğan isimli şahıstan kiraladığını, kira süresi bittiğinden araziyi terketmek amacıyla kendisine ait olan su borularını, haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen işçileri Recep Sert ve Halim Erol aracılığıyla çıkarttırdığını, arazinin sit alanında kaldığını bildiğini ancak Müze Müdürlüğü'nden izin verilmeyeceğinden ya da verilip verilmeyeceği konusunda bilgisi olmadığından izin talebinde bulunmadığını ifade ederek atılı suçlamayı kabul etmemiş, duruşmada alınan savunmasında ise, araziyi 7-8 yıldır kiraladığını ve tarım yaptığını, arazide mevcut su borularını başka bir yere taşıyacağı için kazı yaptığını, arazinin 1. derece sit alanı olmadığını, izin alması gerektiğini bilmediğini beyan etmiştir.
5. Mahkemece 11.04.2016 günü icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 21.04.2016 havale tarihli fen bilirkişi raporunda, keşif anında arazinin sürülüp düzlendiği, kazı yapılmış herhangi bir alan görülmediği, izinsiz uygulama yapılan alanın 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanlarında kaldığı belirtilmiş, 10.05.2016 havale tarihli arkeolog bilirkişi raporunda ise mevsimlik tarım kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan suça konu uygulamaların yapılabilmesi için Koruma Bölge Kurulundan izin alınması ve alınan izin kapsamında kazının müze uzmanları denetiminde yapılması gerektiği hususlarına yer verilmiştir.
GEREKÇE
İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 01.06.1990 tarih ve 1946 (B) sayılı kararı ile belirlenen bir kısmı Bintepeler Örenyeri 1. derece arkeolojik sit alanı bir kısmı ise aynı tarih ve sayılı karar ile 3. derece arkeolojik sit alanında kalan araziye daha önceden döşenmiş plastik su borularını çıkarmak amacıyla yüzeyden yaklaşık 30 - 35 cm derinliğinde, 1 metre genişliğinde ve 250 metre uzunluğunda kazı yapan sanığın, arazinin sit alanında kaldığını bildiğine yönelik kolluk beyanının alınması sırasında müdafii bulunmadığından anılan beyanına itibar edilemeyeceği, duruşmadaki savunmasında ise bölgenin sit alanında kaldığını bilmediğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, tescile ilişkin Kurul kararının usulüne uygun olarak ilan edilip edilmediği hususları araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeksizin "Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında tarımsal amaçlı yapılan kazıların 40 cm derinliği aşmaması halinde suçun oluşmayacağının karar altına alındığı, dosyada mevcut tutanak göz önüne alındığında yapılan kazının 30-35 cm olması göz önüne alınarak sanığın eyleminde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı" şeklindeki hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/493 Esas, 2016/345 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!