12. Ceza Dairesi 2020/11054 E. , 2023/2940 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/171 E. 2016/151 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.11.2020 tarihli ve 2016/216398 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,
3.Diğer temyiz sebeplerine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1."Sanıkların savunmaları, dosyadaki bilgi ve belgeler, olay yeri inceleme raporu, iddia ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar iddianamede anlatıldığı şekilde sanıkların müsnet suçu işledikleri iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların savunmalarının aksine, mahkumiyetlerine yeter, somut, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandıcı delil bulunmadığı ve yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaatine varıldığından müsnet suçtan ayrı ayrı beraatlerine, suçta kullanıldığı sabit olmadığından adli emanetin 2015/4210 sırasında kayıtlı "Bir adet saplı kürek ve bir adet kazma"nın sanık ...'a iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." denilmektedi
2. Sanık ... savunmasında; "Ben Nur Tekstil'de çalışıyorum. ... bizim patronumuzun abisidir. Patronumuz işyerinin terasında sebze yetiştirmektedir. Toprak lazımdı. Çalışanlar olarak biz de söz konusu yere gittir. Amacımız oradan biraz toprak alıp terastaki saksılara koymaktı. Zaten saksılar da yanımızdaydı. Burada bulunan tüm sanıklar o tarihte aynı yerde çalışıyordu. Suçlamayı kabul etmiyorum. Herhangi bir gömü bulmak için kazı yapmadık. Önceki beyanlarım geçerlidir. Zaten kazı yaptığımız yer polis karakoluna yakındır. Ayrıca oraya yakın yerde güvenlik kulübesi de bulunmaktadır." demiştir.
3.Sanık ... savunmasında; "Benim de daha önce polis merkezinde verdiğim ifadem doğrudur. Patronumun işyerindeki terastaki saksılarda kullanmak için toprak götürmek amacıyla oraya gelmiştik. Herhangi bir kazı çalışması yapmadık. Zaten fazla kazı yapmamıştık. Polisler geldi. Suçlamayı kabul etmiyorum. İşyerimizin patronu ...'in abisi olan...'dir. O tarihte Saim dışındaki diğer tüm sanıklar aynı yerde çalışıyorduk." demiştir.
4.Sanık ... savunmasında; "Ben de üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Kardeşim...'in üzerine olan işyerinin çatı katında sebze yetiştirilmektedir. Terastaki saksılara toprak almak amacıyla o gün işyerimizin çalışanı diğer sanıklarla birlikte oraya gittik. Zaten yanımızda saksılar ve kürek ve kazma vardı. Hatta bir saksıyı doldurmuştuk. İki saksı daha vardı. Henüz onları doldurmadan polisler geldi. Herhangi bir gömü veya değerli eski eşya aramak gibi bir niyetimiz yoktu. Zaten burası emniyete yakın bir yerdir. Suçlamayı kabul etmiyorum. Önceki savunmalarım geçerlidir." demiştir.
5. Sanık ... savunmasında; "Benim de daha önceki savunmalarım geçerlidir. Ben de diğer sanıklarla birlikte Nur Tekstil isimli firmada çalışıyordum. İşyerinin terasındaki saksılarda kullanılmak üzere sebze yetiştirilmek için söz konusu yere toprak almaya gitmiştik. Hatta bu kazma kürek bana aittir. Yanımızda saksılarda vardı. Hatta bir saksıyı doldurmuştuk. Herhangi birşey aramıyorduk. Suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir.
6.Sanık ... savunmasında; "Sanıklardan ... benim patronumdur. Diğer arkadaşlar iş arkadaşlarımdır. Patronum pazar sabahı kahvaltıya davet etti. Yanına gittiğimde kahvaltıdan sonra saksıya toprak alınacağını söyledi. Hep birlikte Dudullu karakolunun arkasındaki ağaçlık alana gittik. Diğer sanıklar buradan toprak alacaklarını söyledi. Ben oturup onları seyrettim. Herhangi bir kazı çalışmasına katılmadım. Gerçekten bizim işyerimizde bir kısım saksılar bulunuyordu. Zaten olay yerine benim aracımla gitmiştik, boş saksılar benim aracımdaydı. Toprak zeminin üstü biraz otlu olduğu için biraz kazıp alt kısmındaki daha temiz topraktan alalım diye konuştular. Benim bu sanıklarla bu bölgede herhangi bir eşya veya cisim bulunması için kazı yapmamız konusunda herhangi bir konuşma geçmemiştir. Kendi aralarında da böyle bir konuşmaya şahit olmadım. Herhangi bir tarihi eser veya başka bir cisim bulmak amacıyla kazı çalışması yapmadım. Polisler geldiğinde zaten 4 ya da 5 adet saksıya toprak doldurulmuştu. Zaten biz gittikten 15 dakika sonra polisler geldi. Gündüzdü, bulunduğu yer başka insanlarında gezip dolaştığı ağaçlık bir alandır. Hemen yakınında basketbol sahası vardır. Suçlamayı kabul etmiyorum." demiştir.
IV. GEREKÇE
1.Olay günü kolluğa Osmangazi korusu içerisinde 5-6 kişinin kazı yaptığı ihbarı üzerine kolluk ekiplerince saat 16.00 sıralarında olay yerine intikal edildiği, 4-5 şahsın kazma ve kürekle toprak zemini kazdıklarının görüldüğü, 1 adet kazma ve kürek ele geçirildiği, yapılan görüşmede plastik saksılarda meyve, sebze yetiştirmek için toprak almaya geldiklerini şifahi olarak belirttiklerinin tutanak altına alındığı, sanıkların aşamalardaki birbirleri ile uyumlu beyanlarında, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmedikleri, iş yerinin çatı katında sebze yetiştirildiğini, saksılara toprak almak için çalışanlar olarak dava konusu yere gittiklerini, yanlarında saksı, kazma ve kürek olduğunu, define arama gibi bir amaçlarının olmadığını beyan ettikleri dosya kapsamında, sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine ve kültür varlığı bulmak amacıyla kazı yaptıklarına dair, savunmalarının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanıkların beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/171 Esas, 2016/151 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!