12. Ceza Dairesi 2020/10986 E. , 2024/3585 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/223 E., 2015/202 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın tali kusurlu tayin edilmesine göre teşdiden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, kusur tayininin hatalı olduğuna ve eksik inceleme ile karar verildiğine, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğuna, sabıkasız olan sanık hakkında lehe değerlendirme yapılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17:30 sıralarında sanığın idaresindeki kamyonet ile meskun mahal dışında, bölünmemiş, iki yönlü, virajlı, eğimli, 7.2 metre genşliğinde, yaya kaldırımı bulunmayan, banket bulunan, yol şerit çizgisi ve tehlike uyarı levhası bulunan yolda sola virajı döndüğü esnada karşı şeritte minibüsten inen ve karşıya geçmek için yola giren ...'a kendi şeridi içinde çarptığı ve ölümüne sebebiyet verdiği olayda, düzenlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere asgari kusurun üzerinde bir kusurla asli kusurlu gibi değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Olaya ilişkin dosyaya eklenen kusur tespitine ilişkin rapor ve tutanakların birbiri ile uyumlu olduğu ve kusur tayinine ilişkin olarak çelişki içermediği anlaşılmakla, tebliğnamenin "sanığın ve ölenin kusur durumlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanları ya da üniversitelerin ilgili kürsülerinden oluşturulacak bir kuruldan bilirkişi raporu alınması gereğinden bozma öneren görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Oluş, dosya kapsamı, 31.10.2013 tarihli Kaza Tespit Tutanağı ile 25.12.2014 tarihli bilirkişi raporu kapsamında olay yeri özellikleri, kazanın gerçekleşme şekli ve ihlal edilen Karayolları Trafik Kanunu hükümleri gereğince sanığın tali, ölenin ise asli kusurlu olduğu hususunda bir tereddüt bulunmadığı, alınan kusur raporlarının çelişki içermediği ancak 25.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda sanık hakkında kusur tayini yapılırken "2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak başlıklı 52. maddesinin (a) ve (b) fıkrasını düzenleyen Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 101. maddesi (a) fıkrasında sürücüler Kavşaklara yaklaşırken,dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak, (b) fıkrasında ise Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar denildiğinden belirtilen kurala riayet etmeyip kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden ve 52. maddenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun sürücü asli kusurlarını düzenleyen 84 maddesi içerisinde yer alan durumlardan olmadığından dolayı tali kusurlu olduğu, ancak sürücü ...'ın kazanın oluşumunda, yoldan karşıya geçmeye çalışan yaya ...'ı fark edemeyerek dikkatini yola ve çevresine vermesi gerekirken başka yöne yoğunlaştırması sonucu reaksiyon göstermeksizin çarpmasının kazanın oluşumunda etken sebep olduğu, (Asli kusur gibi değerlendirilmesi gerektiği)" şeklinde hatalı bir ek kanaat bildirdiği, mahkemece dosya kapsamına göre tali kusurlu olduğu anlaşılan sanık hakkında temel cezanın TCK'nın 85/1 maddesi gereğice "4 yıl hapis cezası" olarak tayin edildiği anlaşılmakla, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanığın tali kusurlu olduğu, ölen yayanın ise asli kusurlu olduğu dikkate alındığında, sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde ceza tayini gerektiği gözetilmeyerek, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Kabul ve uygulamaya göre; TCK'nın 50. maddesinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, sanığın geçmişi, kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, TCK'nın 50/4. maddesi hükmü uyarınca taksirli suçlardan dolayı hükmedilen hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olması göz önüne alındığında; dosya içeriğine göre, sanık hakkında '' ...Sanığın neticeten aldığı hapis cezasının süresi dikkate alındığında..." şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile paraya çevirme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,
3. 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Aybastı Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!