WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10806 E.  ,  2023/2933 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/132 E., 2015/202 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2012 tarihli ve 2011/53 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2012 tarihli ve 2011/53 Esas, 2012/1 Karar sayılı kararının 21.02.2012 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 18.06.2013 tarihinde tehdit suçunu işlediği sabit kabul edilerek Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2015 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedilmiş, anılan hüküm 15.04.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar açıklanarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2020 tarihli, 2016/131143 sayılı ve "Hükümden sonra 19.08.2020 gün ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 gün ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile, 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “… kovuşturma evresine geçilmiş …” ibaresinin aynı bentte yer alan “… basit yargılama usulü …” yönünden Anayasaya aykırı görülerek iptaline karar verilmiş olması ve CMK’nın “Tanımlar” kenar başlıklı 2. maddesinin (f) bendinde kovuşturmanın “İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi” ifade eder şeklinde tanımlanması karşısında, 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle başlığı ile birlikte yeniden düzenlemeye konu edilen CMK’nın 251. maddesi uyarınca sanığın denetim süresinde işlediği ve hükmün açıklanmasına konu yeni mahkumiyet kararı açısından hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün CMUK’un 321 nci maddesi uyarınca bozulması" görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, 30.03.2010 tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık zamanaşımı, sanık hakında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.02.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra sanığın denetim süresinde 18.06.2013 tarihinde işlediği tehdit suçuna kadar geçen 1 yıl 3 ay 27 günlük durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce 27.07.2023 tarihinde gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dokuzuncu maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adalar Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/202 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.09.2023 tarihinde karar verildi.