12. Ceza Dairesi 2020/10777 E. , 2024/1230 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat, mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ... müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünün katılan vekili, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün adı geçen sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık ... hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51/1-3. maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... tarafından atılı suçun işlendiğinin sabit olduğuna, sanık ... hakkında erteleme kararı verilmesinin isabetsiz olduğuna, asgari hadden ceza tayin edilmesine ilişkindir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Çeşme Belediyesi görevlilerince hazırlanan 18.11.2014 tarihli yapı tatil tutanağı ile 351 ada 1 parselde yola tecavüzlü sundurması bulunan tuğla duvarlar ile yapılmış üzeri kiremit ile örtülü bir bina yapıldığının, buna ek olarak iki adet yola tecavüzlü konteynır yerleştirildiğinin ve biri yola tecavüzlü üç adet prefabrik bina yapıldığının tespit edilmesi üzerine sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı, dosya kapsamında mevcut taşınmaz kaydı incelendiğinde suça konu taşınmazın sanık ... tarafından 11.12.2012 tarihinde edinildiği, mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında, taşınmazın 3. derece doğal sit alanında kaldığı, uydu fotoğraflarının incelenmesinde, 1 adet yapının 2006 yılında, diğer yapıların 2011 ve 2012 yıllarında, konteynırların ise sonraki tarihlerde yerleştirildiğinin ve kullanılır durumda olduklarının belirtildiği, sanık ...'ın aşamalardaki savunmalarında taşınmazı 2012 yılında diğer sanık ...'dan satın aldığını ve bina yapıp konteynırları yerleştirdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmazda suça konu müdahaleleri gerçekleştirdiği sabit görülen sanık ...'ın atılı suçtan mahkûmiyetine, sanık ...'ın sabit görülmeyen suçtan beraatine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1. Katılan Vekilinin, Sanık ...'ın Beraatine Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, suça konu yapıların eski malik olan sanık ... tarafından yapılmadıklarının belirlenmesi nedeniyle sanık ...'ın sabit görülmeyen suçtan beraatine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Katılan Vekilinin ve Sanık ... Müdafinin, Adı Geçen Sanığın Mahkûmiyetine Yönelik Temyiz İstekleri Yönünden
T.C. Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin bir nedene dayanmayan, katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!