WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10618 E.  ,  2023/3677 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/520 - 2016/193
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2011 tarihli ve 2011/73 Esas, 2011/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kurulan mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2. Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2011 tarihli ve 2011/73 Esas, 2011/172 Karar sayılı kararının 28.11.2011 tarihinde kesinleşmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 19.08.2013 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği sabit kabul edilerek Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2015 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedilmiştir.

3. Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar açıklanarak sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan aynı Kanun'un 74/1, 5237 sayılı Kanun’un 62 ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.11.2020 tarihli, 2016/182820 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
"Sanıkların olay günü ... plakalı araçla ... köyü ... çukur mevkiine gittikleri aracı yol kenarında bırakarak 19.10.2011 havale tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renkle belirtilen yeri kültür varlığı bulmak amacıyla kazdıkları, böylelikle üzerlerine atılı kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı yapmak suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıkların 5237 s. TCK'nın 37/1 maddesi delaletiyle 2863 sayılı Yasanın 74/1 maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına, sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmadıkları, mahkememizce sanıkların kişilik özellikleri dikkate alınarak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaate varıldığı, böylelikle 5271 s. CMK'nın 231 maddesinin hukuki koşulları oluştuğundan sanıklar hakkında verilen cezada ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, adli emanetin 2011/9 sırasında kayıtlı suç eşyalarının 5237 s. TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine, ayrıca adli emanetin 2011/22 sırasında kayıtlı olan bir çift ayakkabının kararımız kesinleştiğinde sanıklardan ...'e iadesine, yine aynı emanette kayıtlı olan alçı ayak izi kalıbı ile 2011/24 sırasında kayıtlı toprak numunelerinin karar kesinleştiğinde imhasına, sanıkların gözaltında geçirdikleri sürenin 5237 sayılı TCK'nın 63. maddesi gereğince sanıklara verilen cezadan mahsubuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Mahkememizin yukarıda açıklanan 27.10.2011 tarih 2011/73 Esas 2011/172 Karar sayılı ilamının kesinleşmesi sonrasında Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin 04.08.2015 tarih ve 2014/274 Esas sayılı yazısı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile ilgili ihbarda bulunulmuş olup, yeniden değerlendirilmek üzere dosya Mahkememiz 2015/520 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Sanık ...'ın ihbar kararı sonrası alınan savunmasında "Ben denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğimi kabul ediyorum, ilk yargılamada yapmış olduğum savunmalarımı aynen tekrar ediyorum, lehime olan hükümler uygulansın." şeklinde beyanda bulunmuştur.Dosya incelenmesinde sanık hakkında Mahkememizin 27.10.2011 tarih 2011/73 Esas 2011/172 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın 5 yıl denetim altına alındığı kararın 28.11.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeniden suç işlediği anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun 231/10 maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına karar verilerek sanık hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür."

2. Olay günü saat 17.00 sıralarında ... Köyü muhtarının ... Mevkiinde kaçak kazı yapıldığı ihbarında bulunulması üzerine kolluk kuvvetlerinin olay yerine gitmek üzere köy muhtarını yanlarına aldıkları, muhtar ...'ın kazı yapanları görmediğini, köy halkından ... isimli vatandaşın kazma sesleri ile çalılıklar arasında 2-3 kişinin seslerini duyduğunu, yol üstünde ... plakalı ... bulunduğunu kendisine söylemesi üzerine jandarmayı aradığını beyan ettiği, bu sırada belirtilen aracın karşı istikametten gelmekteyken durdurulduğu, ... içerisinden dört erkek şahsın indirildiği, aracın sürücülüğünü sanık ...'ın yaptığı, sanıkların odun topladıklarını söyledikleri, bagaj açıldığında bir kucak dolusu ince ağaç dalları, dalların üzerinde iki adet çanta ve iki adet uçlarında yaş toprak kalıntıları olan kazmanın görüldüğü, çantaların içinde ne olduğu sorulduğunda, temyiz dışı sanık ...'e ait olan iki adet dedektör olduğunu, sanık ...'ın dedektörleri temyiz dışı sanık ...'a satacağından çalışıp çalışmadığını denediklerini beyan ettikleri, olay yerinde sesleri duyan ...'e sorulduğunda, sadece konuşma sesleri duyduğunu, kimsenin yüzünü görmediğini ifade ettiği, çevrede yapılan araştırmada yaklaşık 100 metre mesafede 60-70 kadar yeni kazılmış, kimi yerde yüzeysel, kimi yerde 5-10 cm derinliğinde çukurların olduğu, yeni kazılan yerlerin bir kısmında toprak üzerinde ayakkabı izlerinin bulunduğu, gözle yapılan kontrollerde izlerin temyiz dışı sanık ...'in ayakkabı izi ile eşleştiğinin görüldüğü tespit edimiştir.

3. Mahkemece 03.11.2011 tarihinde icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan arkeolog bilirkişi raporunda, suça konu kazı mahallinin, 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan yerlerden olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

4. Sanık aşamalardaki savunmalarında, temyiz dışı sanık ...'ın kayınbiraderi olduğunu, olay günü sabahı sanık ...'ın evine gelerek, ehliyeti olmadığını, kendisinin ehliyeti bulunduğundan birlikte babaannelerinin evini kontrol etmeye gidelim dediğini, araçta temyiz dışı diğer sanıklar ... ve ...'ın da olduğunu, sanık ...'ın, bagajda bulunan iki adet dedektörü satacağını, bu nedenle uygun bir yerde deneyelim dediğini, ... Köyü'nün dışında araçtan indiklerini, sanıklar ... ve ...'ın yanlarına dedektörlerin bulunduğu çantaları alıp gittiklerini, sanık ... ile kendisinin aracın yanında kaldıklarını, 15-20 dakika sonra sanıklar ... ve ...'ın geri geldiklerini, dönerken jandarmanın aracı durdurduğunu, ele geçirilen malzemelerin sanık ...'a ait olduğunu, sadece aracı kullandığını, olayla ilgili hiçbir alakasının olmadığını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında mevcut arkeolog bilirkişi raporuna göre, suça konu yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun'un 6. maddesi kapsamında kalan yerlerden olmadığının belirlenmesi karşısında, anılan Kanun'un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edildikten sonra aynı maddenin son cümlesi gereğince temel cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Olay yeri görgü ve tespit tutanağında, kazı çukurlarının kimi yerde yüzeysel, kimi yerde 5-10 cm derinliğinde olduklarının tespit edildiği, bu itibarla eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ezine Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/193 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.