12. Ceza Dairesi 2020/10479 E. , 2024/1824 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/422 E. 2016/407 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına,
güvenlik tedbirine hükmedilmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/3-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 57/1-2-3-4-5. maddeleri gereğince güvenlik tedbirine hükmedilmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 12.11.2020 tarih, 2016/285825 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, her ne kadar sanık Şükrü oğlu ... hakkında açılan kamu davasında atılı suçun bizzat sanık tarafından işlendiği hususunda tanık beyanı ve dosya kapsamıyla kanaat oluşmuş ise de; sanığın üzerine atılı suçu işlediği ancak işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 20/10/2015 tarih ve 3849 sayı nolu raporu ile sabit olmuş olup; 5237 Sayılı TCK’nın 32/1. maddesi uyarınca ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 223/3-a maddesi uyarınca kusurunun bulunmaması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına ve ayrıca sanık hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 20/10/2015 tarihli raporu ile; "Sanık Şükrü oğlu ...'in işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği, TCK 32/2 mad. kapsamında değerlendirilmesi gereği tıbbi kanaatine varıldığı" şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
IV.GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, sanık hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğundan bahisle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken "kusurunun bulunmaması nedeniyle" ibaresinin kullanılması hususu, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (1) nolu bendinin 1. paragrafındaki "kusurunun bulunmaması nedeniyle" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!