WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10469 E.  ,  2024/386 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararının Mahalli Cumhuriyet Savcısı, Katılan vekili, sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

A. Sanıklar ... ve ... yönünden yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.01.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahalli Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekilinin itirazı üzerine Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05.05.2016 tarihli 2016/483 D. İş sayılı kararı ile kararın kaldırıldığı, akabinde Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/217 Esas 2017/24 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası 5000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, katılan vekili ve sanık ... müdafinin istinaf talebi İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi'nin 10.01.2018 tarih 2017/1250 esas 2018/5 Karar sayılı kararı ile .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/217 Esas, 2017/24 Karar sayılı dosyası ile 2015/68 Esas, 2016/31 Karar sayılı dosyasının birleştirilmesine karar verildiği, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun temyiz ve karar düzeltme başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; “(1) Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322'nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326'ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. (Ek cümle: 6/12/2006-5560/29 md.).” biçimindeki hükmün uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/217 Esas 2017/24 Karar kararına karşı başvurulacak kanun yolunun, karar tarihinin istinaf (BAM) mahkemelerinin yürürlüğe girdiği 20.07.2016 tarihinden sonra olduğu dikkate alındığında, temyiz değil istinaf olması nedeniyle esası incelenmeyen dosyanın mahkemesince yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B.Sanık ... Çeçen yönünden yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Mahalli Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri özetle; sanıkların eyleminin ağırlığı ile verilen ceza arasında orantısızlık bulunduğu anlaşılmakla kararın tüm sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine ilişkin.

B.Katılan vekilinin temyiz nedenleri;
1.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2.Sanık hakkında tayin olunan ceza miktarının az olduğuna,

3. Sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmaması gerektiğine,

4.Bilirkişi raporunda V. grupta belirtilen malzemelerin tekrar dava konusu olmaması açısından müsaderesinin uygun olacağının belirtilmiş olmasına rağmen sahibine iadesine karar verilmesinin usul ve Yasaya aykırı olduğuna,

5.Diğer nedenlere,
İlişkindir.

Sanık ...’in temyiz nedenleri;
1.Daha önceki savunmalarını tekrarlar üzerine atılı suçu işlemediğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Diğer temyiz nedenlerine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel mahkemenin Kabulü;"İddia, savunmalar, tanık ... beyanı, olay yeri görgü tespit ve muhafaza altına alma tutanağı, ev arama tespit ve el koyma tutanağı, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, oluşa göre; sanıkların birlikte suç işlemek kastıyla hareket ederek bir takım kültür ve tabiat varlığı eserlerini satışa arz ettikleri, tanık ...'ın beyanı ile bu hususun doğrulandığı anlaşılmakla sanıkların cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'in sabıkalı kişiliği, daha önce 3 aydan fazla kasıtlı suçtan hapis cezasının bulunuşu ve tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaate varılamadığından hakkında lehe kanun hükümleri uygulanmamıştır. Nazilli 1 Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2004/165 esas 2006/266 karar sayılı ilamı tekerrüre esas alınmıştır. "denmiştir.

B. Sanık savunmasında; "Ben bu hususta daha önce ifade vermiştim.İfadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Ben emlak işleriyle uğraşmaktayım. ... benim aile dostumdur. Beni arayarak Bozdoğan ilçesindeki Arıkbaşı Restoranta aracı olmadığı için kendisini götürmemi istedi. Hemde birlikte kebap yeriz diye teklifte bulundu. Bende kendisini kırmamak için kabul ettim.Götürdüğüm ... benim abime aittir. Sinan Ali ve daha önce tanımadığım arkadaşı ...'ı Çapahasan Mahallesinde yoldan aldım. Araca bindiklerinde yanlarında bir çanta vardı. Daha sonra Bozdoğan ilçesinde Arıkbaşı restorantına geldik. Ben burada lavaboya girdim. Lavabodan çıktığımda restorantda önceden şahsen tanıdığım fakat çok samimiyetimin bulunmadığı ... isimli şahıs geldiğini ve Sinan Sli ve Osman ile aracın başında muhabbet ettiklerini gördüm. Ben yanlarına gittiğimde Bozdoğan'a gidip geleceklerini söylediler. Benim aracım hararet yaptığı için aracımı Arıkbaşın'da bıraktım. Bu nedenle aracı kilitlerken arkada duran çantayı ricaları üzerine Özer'in aracına bıraktım.Daha sonra Jandarma ekipleri yolda yaptığı kontrol ile çantanın içerisinde bulunan tarihi eser olduğunu söyledikleri malzemeleri buldular. Ben bu tarihi eserleri ilk defa jandarma yakaladıktan sonra gördüm ve bu şekilde haberim oldu. Sinan Ali'nin Özer'i ara demesi üzerine bende kendi kullandığım 0 532 137 88 52 numaralı telefondan ...'ın kullandığı 0 532 172 89 36 numaralı telefonu arayarak '' biz geldik sen gelmiyor musun '' dedim. Özer'de yolda olduğunu söyledi. Benim bulunan tarihi eserler hakkında herhangi bir bilgim yoktur. Bu tarihi eserlerin kime ait olduğunu bilmiyorum. Ben sadece ... gerektiği için ve Sinan Ali'nin de aile dostumuz olması nedeniyle kendisini kıramadığım için Bozdoğan'a gelme teklifini kabul ettim. Olayla hiç bir alakam yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem.Beraatimi talep ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.

IV. GEREKÇE
12.01.2015 günü kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine Jandarma görevlilerince yapılan araştırma neticesinde tanık ...’a ulaşıldığı, ifadesi alındığı sırada kendisinin tarihi eser kaçakçılığı ya da kazı olayları ile ilgisi olmadığını ancak bu işi yapan birisini tanıdığını isminin ... olduğunu, Nazilli ilçesinde oturduğunu daha önceden kendisine evindeki tarihi eserleri gösterdiğini yakalanması konusunda yardımcı olabileceğini beyan etmesi üzerine plan yapıldığı ve 13.01.2015 günü ...'ın ... 'ı arayarak kendisine müşteri bulduğunu, malları görmek istediğini, gizli bir yerde buluşalım dediğini, sanık ...'ın da tenha yerde ne işimiz var Arıkbaşı Restauran'ta gelsinler dediğini ve telefonu kapattıkları, daha sonra 14.01.2015 tarihinde tanık ...'ın temyiz dışı sanık ...'ı arayarak Arıkbaşı Restaurantta buluşmak üzere sözleştikleri 14.01.2015 saat 12:45 te jandarma görevlileri tarafından devriye yapıldığı, Arıkbaşı Restaurantta sivil olarak beklemeye başladıkları, saat 13:10 sıralarında beyaz renki bir aracın iş yerinin önüne park ettiği, araçtan sanıklar ..., ... ve ...' ın indikleri restaurantın önünde beklemeye başladıkları daha sonra restauranta tanık ... ın geldiği akabinde beyaz renkli sanıkların geldiği araçta bulunan renkli desen dilimleri bulunan çantayı Sinan'ın alarak ...'a ait araca koyduğu, sanıkların da bu araca binerek hareket ettikleri, ilerde jandarma görevlileri tarafından durdurulduğu ve çantanın ele geçirildiği, çanta içerisinde yapılan aramada tarihi eser olabileceği değerlendirilen objelerin çıktığı 14.01.2015 tarihli müze müdürlüğü raporunda, bir kısım eserlerin 5226 ve 3386 sayılı kanunla değişik 2863 sayılı kanun kapsamında oldukları, 16 adet sikke, 1 adet bakır erkek heykelciği, 1 adet madeni kadın heykelciği, 1 adet bakırdan yapılmış başında miğfer bulunan baş parçası, bir adet camdan yapılı vazocuğun imitasyon olduğu tespit edilmiş. Sanıkların evlerinde de tarihi eser olabileceği değerlendirmesi üzerine evlerinde arama yapıldığı, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'ın evinde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, sanık ...'ın evinde yapılan aramada ise tarihi eser olabileceği değerlendirilen 1586 adet obje çıktığı, 27.01.2015 tarihli müze müdürlüğü raporu ile I. Grupta yer alan 9 adet arkeolojik eserler ile III. Grupta yer laan 472 adet sikkenin 5226 ve 3386 sayılı yasalarla değişik 2863 sayılı Kanun 23. maddesi kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olduğu, II. Grupta yer alan 143 adet eser 5226 ve 3386 sayılı yasalarla değişik 2863 sayılı Kanun 23. maddesi kapsamında etnografik nitelikli taşınır kültür varlığı olduğu, IV. Grupta yer alan 10 adet muhtelif obje ile 884 adet sikkenin günümüz taklidi olarak yapıldıkları ve 2863 sayılı kanun kapsamında olmadığı kanaatine varıldığı, V. grupta yer alan 32 adet metal paraların, 6 adet taş parçasının, 8 adet metal parçasının,10 adet süs eşyasının, 7 adet bıçağın 2863 sayılı kanun kapsamı dışında günümüz yapımı olduğunun bildirildiği, sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmakla;

Sanık ...'in aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, söz konusu çantanın içerisinde bulunanlardan haberi olmadığını beyan ettiği, tanığın ilk beyanında temyiz dışı sanık ...'ın tarihi eser kaçakçılığı yaptığını beyan ettiği ve sanık ... ile irtibata geçtiği, diğer sanıklardan hiç bahsetmediği, Sanık ...'ın da aşamalarda alınan müdafii huzurundaki savunmalarında suça konu malzemelerin kendisine ait olduğunu diğer sanıkların olayla ilgisi olmadığını, çantanın içerisinde ne olduğunu bilmediklerini beyan ettiği yine sanık ...'in evinde yapılan aramada herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı anlaşılmakla, dosya kapsamı, oluş şekli, sanık savunmaları, tanık beyanları dikkate alındığında sanığın birlikte suç işlemek kastıyla hareket ederek üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanığın atılı suç yönünden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/31 sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.