WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10403 E.  ,  2024/1079 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında, 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı VIII. Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2-4, 51/1-3, 53. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının erteleme koşullarının oluşmadığına, bilirkişi raporunun hatalı olduğuna ilişkindir.

Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
06.12.1985 tarihinde UNESCO tarafından doğal ve kültürel varlıklar kategorisinde Dünya Miras Listesine dahil edilen, 25.11.1986 tarihinde Göreme Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan, kentsel, 1. derece doğal ve 1. derece arkeolojik sit alanında kalan peribacasına sanık tarafından ahşap görünümlü pvc pencere takıldığının, eskiden kilise olduğu bilinen mekânın girişine ve peribacasının bazı noktalarına taş duvar örüldüğünün tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu yerin Hazineye ait olduğunu ancak dedelerinden kendisine kaldığı için 2010 yılından beri ambar olarak kullandığını, pencerenin zaman içinde aşınarak yıkıldığını, yenisini taktırdığını, başkaca inşai müdahalede bulunmadığını beyan ettiği, mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan heyet bilirkişi raporunda, zemin kattaki mevcut duvarların derzlerinin çimento harçla doldurulması, kapı ve pencerelerin yenisi ile değiştirilmesi şeklindeki inşai ve fiziki uygulamaların görüntü kirliliği oluşturduğu, peribacası ana yapısına zarar vermediği belirtilmiştir.

Mahkemece, sit alanında kalan peribacasında izinsiz olarak gerçekleştirilen müdahaleler bilirkişi raporu ile sabit görülerek sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
1. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı VIII. Bölge Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan “suçtan zarar görme” kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; “suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali” olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulu'nun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180, 03.05.2011 gün ve 155–80, 21.02.2012 gün ve 279–55, 15.04.2014 gün ve 599-190, 28.03.2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı VIII. Bölge Müdürlüğünün 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan yapılan yargılamaya katılma ve tesis edilen hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı VIII. Bölge Müdürlüğü vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği Yönünden
T.C. Anayasa Mahkemesinin, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle, iptal kararı doğrultusunda 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada yapılan inceleme, suç mahalline ait fotoğraflar değerlendirilerek, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2024 tarihinde karar verildi.