WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAIRESI

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10379 E.  ,  2024/2584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/87 E., 2016/168 K.
KATILANLAR : ..., ..., ..., ...
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 63, 53/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz isteği; kusur tespitine, hafifletici nedenlerin tam olarak uygulanarak sanık hakkında verilen cezanın ertelenmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılanlar vekilinin temyiz isteği; suçun bilinçli taksirle işlendiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 15:00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresinde bulunan 33 V 9133 plaka sayılı aracı ile Silifke istikametinden Erdemli istikametine meskun mahalde, gündüz vakti 55 km/s hız sınırının olduğu iki şeritli düz asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde yaya geçidinden yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...' e yolun sol şeridi üzerinde geçişini tamamlamak üzereyken, aracının sağ ön kısmı ile çarpması sonucu ölümüne neden olduğu olayda; mahkemece hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile uyumlu yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 23.01.2015 havale tarihli ve İTÜ'de görevli üç kişilik bilirkişi heyetine ait 06.11.2015 havale tarihli raporlarına göre, sanık sürücünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1,62/1, 63, 53/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan inceleme neticesinde oluş, dosya kapsamı, sanığın savunması, olay yeri inceleme raporu, olay yeri görgü tespit tutanağı, bilirkişi raporları karşısında Mahkemece dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği; kaza tespit tutanağı ile uyumlu yargılama aşamasında yapılan keşfe dayalı düzenlenen 23.01.2015 havale tarihli raporun ve İTÜ'de görevli üç kişilik bilirkişi heyetine ait 06.11.2015 havale tarihli raporun oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği, buna göre sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğunun mahkemece kabul ve tespit edildiği, ayrıca Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre sanığın meskun mahal yasal hız sınırının en az iki katı üzerinde bir süratle seyrettiğine ya da kusur durumuna ilişkin raporlarda belirtilen dışında bir kural ihlâli yaptığına ilişkin herhangi bir tespit olmadığı gibi neticeyi öngördüğüne ve meydana gelen sonucu kayıtsız kalarak kabullendiğine dair de dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmaması karşısında, bilinçli taksirin ve olası kastın uygulanma koşullarının somut olayda oluşmadığı anlaşılmakla; sanığın eylemini basit taksirle gerçekleştirdiğine ilişkin mahkemenin kabulünde ve tayin edilen ceza miktarında isabetsizlik görülmemiş olup Tebliğname'de yer alan bozma öneren görüşlere iştirak olunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

5237 sayılı Kanunun 53/1-3. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Erdemli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.