12. Ceza Dairesi 2020/10222 E. , 2024/2367 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/66 E., 2015/289 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hüküm; sanık müdafii, mağdur ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, sanık müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri bakımından yapılan incelemede 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Yargılama aşamasında 19/03/2015 tarihli beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan eden mağdur ...'in sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 18.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca mağdurun temyiz isteminin reddi, sanık müdafinin temyiz isteklerinin reddi, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Mağdurun temyiz sebepleri; Sanığa verilen cezanın az olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; Sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak kesin delil olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, soruşturmanın eksik yürütüldüğüne, farazi delillerle aleyhte hüküm verildiğine, unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu gözetilmeden eksik ceza tayininin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın kullandığı kamyon ile mağdurun kullandığı elektrikli bisikletin çarpışması neticesinde mağdurun öldüğü, sanığın ruhsata göre azami 32000 kg olması gereken aracın ağırlığını aşarak 62000 kg ağırlığındaki araç ile yola çıktığı, bu yükün sanığın kullandığı kamyonun fren ve manevra kabiliyetini olumsuz etkilediği, sanığın 2918 sayılı kanunun 52/b, 57/a, 84-h, maddelerini ihlal ederek asli kusurlu olduğunun sabit olduğu, ölenin ise trafik kurallarına aykırı bir davranışı tespit edilemediğinden kusuru bulunmadığı kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A.Sanık Müdafinin ve Mahalli Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre, meskun mahalde, gündüz vakti, sanığın sevk ve idaresindeki taş yüklü kamyon ile üç yönlü (T) kavşağa geldiğinde seyir yönünde bulunan Dur levhasına uymayarak bölünmüş caddeye çıktığı sırada istikametine göre solundan gelen mağdurun idaresindeki elektrikli bisiklete çarptığı, çarpmanın etkisiyle elektrikli bisiklet sürücüsünü aracın altına alarak sürüklemesi sonucu asli kusurlu olarak mağdurun ölümüne neden olduğu, kamyonun azami yüklü ağırlığı 32.000 kg olması gerektiği halde olay günü 62.650 kg ağırlıkta yola çıktığı, istiap haddi aşılma miktarının 30.650 kg olduğu, istiap haddini aşan bu yükün güvenli araç kullanmayı, aracın fren ve manevra kabiliyetini olumsuz etkilediği anlaşılmakla, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu ve TCK'nın 22/3 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Demre Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B.Mağdur ...'in Temyiz İstemi Yönünden;
Kovuşturma aşamasında 19/03/2015 tarihli beyanında sanıktan şikayetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan eden mağdurun hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Y.İşl.Md.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!