12. Ceza Dairesi 2020/10221 E. , 2024/2366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/517 E., 2016/120 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, sanığın kusursuz olduğuna, sanığın tam kusurlu olduğu kanaatiyle verilen kararın hatalı olduğuna, eksik inceleme yapıldığına, maddi kayıpların sigorta şirketi tarafından karşılandığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ehliyetin geri alınmasına ilişkin kararın ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığına, aleyhte verilen mahkumiyet kararının bozulması gerektiğine ve re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08.06.2015 günü saat 13:40 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile D-100 Karayolunu takiben İstanbul istikametinden Ankara istikametine bölünmüş yolun sağ şeridinde seyir halinde iken kaza mahalline gelip önünde aynı istikamette seyreden çekicinin sol şeride geçtiği esnada yolda çalışma olması nedeniyle önünde aynı istikamette duraklayan mağdur sürücünün sevk ve idaresindeki otomobile arkadan çarpması, otomobilin de önünde duraklayan yarı römorkun arka kısmına çarpması neticesinde mağdurun ölümü ile neticelenen olayda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek TCK'nın 85/1. Maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Dosya içeriğine göre, 08.06.2015 günü saat 13:40 sıralarında, açık havada, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile bölünmüş üç şeritli D-100 Karayolunu takiben yolun sağ şeridinde seyir halindeyken kaza mahalline gelip önünde aynı istikamette seyreden çekicinin sol şeride geçtiği esnada yolda çalışma olması nedeniyle önünde aynı istikamette duraklayan mağdur sürücünün idaresindeki otomobile arkadan çarptığı,otomobilin de önünde duraklayan çekiciye bağlı yarı römorkun arka kısmına çarptığı, çekicinin de önünde duraklayan kamyonetin arkasına çarptığı, kamyonetin de önünde duran otomobile ve bu otomobilin de önünde duraklayan otomobilin arkasına çarpması şeklinde meydana gelen zincirleme şekilde 6 aracın karıştığı trafik kazasında, sanığın çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile hızını aracın yük ve teknik özelliğine ,görüş,yol,hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadığı,önünde seyreden araç ile takip mesafesini korumadığı,yolun sağ şeridinde yol çalışması nedeniyle yavaşlayarak duran araca arkadan çarptığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli ve tam kusurlu olduğu anlaşıldığından mahkemece takdir edilen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
CMK'nın ''Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar'' başlıklı 230. maddesinin 1-d bendinde; cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adlî para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait dayanakların gerekçede gösterilmesi gerektiği düzenlemesine yer verilmiş; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.09.2018 tarihli ve 2015/4-1163 Esas-2018/382 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; hüküm bölümünde CMK'nın 230. ve 232. maddeleri uyarınca cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezası veya tedbirlerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ya da bu hususlara ilişkin taleplerin kabul veya reddine ait dayanakların açıkça gösterilmesi zorunluluğu bulunmakta olup; dosya içeriğine göre, lehe hükümler istemi bulunan sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesinin düzenlendiği TCK'nın 50. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılmadan hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 230/1-d maddesine aykırı davranılması;
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2024 tarihinde karar verildi.
Y.İşl.Md.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!