WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10166 E.  ,  2023/1589 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

5271 sayılı CMK'nın 237/1. maddesinde, mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanların, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri belirtilmiş olup, aynı Kanunun 237/2. maddesinin, “Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır” hükmü de nazara alındığında, duruşma gününü bildirir davetiyenin şikayetçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına Av. ...'a 17.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece karar verilinceye kadar şikayetçi kurum adına davaya katılma talebinde bulunulmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden o yer Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/257 Esas, 2015/675 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.11.2020 tarihli, 2016/108118 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Şikayetçi vekilinin temyiz isteği; suçtan zarar gören kurum hakkında katılma kararı verilmemesinin ve sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraate dair hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
"Sanıklar ... ve ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması, alınan beyanlar, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından suç tarihinde Suriye uyruklu bir şahsın Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığı'na gelerek ... isimli şahsın Suriye ülkesinden yasa dışı yollarla Türkiye'ye tarihi eser getirdiği ve satmak için müşteri aradığı yönünde ihbarda bulunduğu, ihbar üzerine bölgenin emniyet bölgesi olması sebebiyle Akçakale İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden ve ... İl Jandarma Komutanlığı'ndan takviye ekip istendikten sonra sanık ...'nin bulunduğu sanık ... isimli şahsın evine arama yapmak için gidildiği, evin içine ilk olarak 04.05.2015 tarihli arama tutanağı altında imzası bulunan ... ... ve ... İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli ... İmir'in girdikleri, erkeklerin bulunduğu odaya girdiklerinde aşağıdan pencereden bir çantanın atıldığı yönünde seslerin geldiğinin duyulduğu, atılan çanta içerisinde bir adet bronz kupa, bir adet bronz hayvan figürlü heykel, bir adet bronz tütsü şamdan, bir adet mermer erkek heykel, bir adet bronz küçük kadın figürü, bir adet kadın heykel başı, bir adet mermer koç başı, bir adet mermer kadın heykel, bir adet mermer erkek heykel başı, iki adet mısır yazılı küçük lahit, 24 adet bronz sikke, 1 adet altın sikkenin ele geçirildiği, ... Müze Müdürlüğü personelince yapılan incelemede bu malzemelerden 8 adet sikkenin 2863 sayılı Yasa kapsamında kaldığı, bir adet gümüş tütsülüğün de etnografik özellik taşıdığı, diğer eserlerin imitasyon olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'nin üzerine atılı suçu kabul etmeyerek çantayı kendisine açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği ... isimli bir şahsın verdiğini, çantayı saklamasını istediğini ancak kendisinin çantanın içinde ne olduğunu bilmediğini ancak çantayı camdan dışarı kendisinin attığını beyan ettiği, mahkememizce dinlenen bir kısım tanıkların beyanlarında çantayı dışarı atan kişinin Musenne olduğunu belirttikleri, sanık ...'in alınan beyanında üzerine atılı suçu kabul etmeyerek çantayı kendisinin dışarı atmadığını, çantanın atıldığı anı görmediğini beyan ettiği görülmüştür. Evin içine ilk giren tanıkların çantanın atıldığı anı görmediklerini beyan ettikleri, tanık ...'ın alınan beyanında evin arka tarafından kaçma ihtimalinin olabileceğini düşünerek evin arkasına geçtiği esnada tek başına olduğunu ve pencereden çantanın atıldığını gördüğünü ancak çantayı atan şahsı görmediğini sadece bir kişinin kolunu gördüğünü ifade ettiği, tutanak altında imzası bulunan ve mahkememizce dinlenen tanıkların çantayı atan şahsı görmedikleri yönünde beyanda bulundukları, tanıklardan ... Tekin'in beyanında eve girdiğinde sanık ...'in ... kenarında bulunduğunu görmesi sebebiyle çantayı atanın bu şahıs olduğunu düşündüğünü beyan ettiği nazara alındığında, çantanın sanık ... tarafından atıldığının bizzat görülmediği, sanığın ... kenarına yakın bir yerde durması sebebiyle tahmini olarak sanığın çantayı atmış olabileceği düşünülerek tutanak düzenlenmiş olduğu kanaatine varıldığından sanık ...'in üzerine atılı suça iştirakinin olduğuna dair kesin nitelikte deliller bulunmadığı kanaatiyle CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir."

2. Olay günü ismini vermek istemeyen bir şahsın Akçakale Jandarma Karakol Komutanlığı'na giderek Suriye uyruklu ... isimli şahsın Suriye'den yasa dışı yollarla getirdiği tarihi eserlere Türkiye'de müşteri aradığını ihbar etmesi üzerine usulüne uygun olarak alınan arama kararına istinaden adı geçen temyiz dışı sanığın evine gidildiğinin, evde sanıklarla birlikte ..., ... ve ... isimli şahısların bulunduğunun, sanık ...'ın siyah bir sırt çantasını camdan aşağı attığının arama tutanağında belirtildiği anlaşılmıştır.

3. Sanık ...'in aşamalarda değişmeyen savunmalarında, arama yapılan evin Suriye'den tanıdığı bir arkadaşına ait olduğunu, olay günü arkadaşını ziyaret için evde bulunduğunu, ele geçirilen eserlerle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, temyiz dışı sanık ...'u olay günü ilk kez gördüğünü, siyah bir çanta ile eve geldiğini, bir süre birlikte oturduklarını, yanında tanımadığı birkaç kişinin daha bulunduğunu, aradan kısa bir süre geçtikten sonra kolluk kuvvetlerinin eve gediğini, çantanın camdan atılmasını görmediğini, içinde ne olduğunu bilmediğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Hakkında aynı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık ... da aşamalardaki tutarlı savunmalarında, olay günü evde ..., ..., ... isimli şahıslar ve sanık ... ile birlikte oturduklarını, diğer sanığı sadece simaen tanıdığını, sanık ... ile Hatım isimli şahsın olay günü eve misafir olarak geldiklerini, Suriye'den tanıdığı ... isimli şahsın olaydan bir gün önce içinde ne olduğunu bilmediği siyah çantayı saklaması için kendisine verdiğini, eve polisler gelince korkusundan çantayı camdan dışarı attığını beyan etmiştir.

5. Mahkemece, 04.05.2015 tarihli arama tutanağında imzası bulunan kolluk personelleri tanık olarak dinlenmiş, tutanak mümzii tanıklar ..., ..., ... ..., ... ..., ... , ... ve ... beyanlarında, suça konu siyah çantayı camdan dışarı atan kişiyi bizzat görmediklerini beyan etmişlerdir.

IV. GEREKÇE
A. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Duruşma gününü bildirir davetiyenin şikayetçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına Av. ...'a 17.06.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen, yerel mahkemece karar verilinceye kadar şikayetçi kurum adına davaya katılma talebinde bulunulmadığı anlaşılmakla, katılan sıfatını almayan ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan şikayetçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına hazine vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
1. Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler, sanık savunmaları ve tanık beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, somut ve her türlü şüpheden uzak delillerin elde edilememiş olması gerekçesiyle beraat hükmü tesis edilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
1. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle katılan sıfatını almayan ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmayan şikayetçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü adına hazine vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317 nci maddesi gereğince Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/257 Esas, 2015/675 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.