WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10115 E.  ,  2024/369 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6250 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2020 tarihli, 2016/154517 sayılı ve düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; katılan kurum isminin gerekçeli karar başlığında "müşteki" sıfatında gösterilmesine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine, sanık müdafinin temyiz isteği, eylemlerin sanık tarafından yapılmadığına, tanık Nuri tarafından da belirtildiği şekilde büfe olarak işleten şirketin yetkili olan sanığın oğlu tarafından yapıldığına, 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesinin dördüncü fıkrasını uygulanması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasını uygulanması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tarihi binada yapılan tüm fiziki müdahalelere rıza ve onayının olduğu yolunda tam bir vicdani kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

Sanığın, Tarihi Yarımada Kentsel ve Tarihi Sit Alanı içerisinde ve anıt eser olarak tescilli dükkanda izinsiz olarak boya-badana yaptırdığı ve merdiven malzemesini değiştirdiğinden bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanık savunmasında, davaya konu işlemlerin kendisi tarafından yapılmadığını, kiracı olarak bulunan ve kiracı şirketin sorumlusu ve yetkilisi olan oğlu Edvard Sezer'in bilgisi ve rızası ile yapılmış olabileceğini belirtmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
1-21.01.2013 tarihinde kolluk ekiplerince kentsel ve tarihi sit alanı içerisindeki, anıt eser olarak tescilli no: 19 sayılı dükkanda tadilat çalışması yapıldığının tespit edildiği, sanığın savunmasında dava konusu yeri oğlunun büfe olarak işlettiğini, tadilatının oğlu tarafından yapılmış olabileceğini ileri sürdüğü, soruşturma aşamasında dinlenip, olay günü tadilatın yapıldığı dava konusu yerde bulunan Nuri Altıparmak'ın beyanında, sanığın oğlu Daniel Süleyman Sezer'in dava konusu yeri büfe olarak işletmek üzere devraldığını ve tadilat yapılmasını istediğini beyan ettiği, dosya kapsamında Garanti Değerli Metaller ve Gıda San Tic Ltd şirketi adına büfe vasfı ile 02.03.2013 tarihinde verilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatı bulunduğu, 22.01.2013 tarihli de vergi levhası bulunduğu, bahse konu şirketin kurucusunun Daniel Süleyman Sezer olduğu, keşif tarihinde de dava konusu yerin büfe olarak işletildiği göz önüne alınarak, Daniel Süleyman Sezer hakkında suç duyurusunda bulunulup, kamu davası açılması halinde eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilerek, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2-Kabule göre de; dava konusu eylemler neticesinde tescilli kültür varlığında zarar meydana gelip gelmediğinin tereddütsüz şekilde tespiti ile, zarar gördüğünün tespiti halinde, 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca sanığın mahkumiyetine, eyleminin zarara neden olmayan inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğunun tespiti halinde ise taşınmazın bulunduğu yerin bağlı olduğu idari birimin bünyesinde suç tarihi itibariyle faaliyette olan koruma uygulama ve denetim bürosu bulunduğu anlaşılmakla, 2863 sayılı Kanun'un 6498 sayılı Kanun ile değişik 65 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

3-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4-Katılan kurumun gerekçeli karar başlığında "şikayetçi" olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2024 tarihinde karar verildi.