WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10105 E.  ,  2024/761 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2863 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükümlerin sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51/1-2-3-7-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.10.2020 tarihli, 2016/153013 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'in temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, binaların yapım tarihinin tespit edilmediğine, ilavelerin eski hale getirilmesine dair herhangi bir hak tanınmadığına ilişkindir.

Sanık ...'ın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; sanıklar tarafından gerçekleştirilen izinsiz uygulamaların 2863 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca inşai ve fiziki müdahele niteliğinde olduğu, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı izinsiz inşaî ve fiziki müdahale suretiyle "kültür ve tabiat varlıklarını koruma kanununa muhalefet" suçunu işledikleri gerekçesiyle, suçun işleniş biçimi, izinsiz inşai faaliyet ve ihlalin boyutunun büyük olması, suç konusunun önem ve değeri, suçun niteliği, olayın oluş şekli, suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınarak, taktiren ve teşdiden ayrı ayrı alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin olunduğu, tecavüze konu yerin suçtan önceki hâle getirilmesi koşuluyla TCK’nın 51/1, 2 maddeleri gereği, sanıkların daha önce 3 aydan fazla mahkumiyetinin olmayışı ( Sanık ...'in Adli sicilinin silinme koşulları oluşmuş) ve yeniden suç işlemeyecekleri konusunda olumlu kanaat oluştuğu gerekçesiyle, tayin olunan hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanık ... savunmasında; "Okunan evraklardaki ve bilirkişi raporlarındaki aleyhe hususları kabul etmiyorum. Benim Beypazarı ilçesinde bulunan İnözü vadisi denilen yerde üstü kapalı, yanları açık olan, sundurmalı diye tabir edilen hayvanların barınması için basit bir şekilde yapmış olduğum bir ahırım vardır, bu yer benimdir, tapusu bana aittir, ben bu ahırı yanlış hatırlamıyorsam 1997-1998 yıllarında yaptırdım, bu yaptığım yapı bina şeklinde olmadığı ve proje gerektirmediği için herhangi bir resmi yere burayı yapmadan önce başvuru yapmadım, raporda 2006 yılında uydu görüntülerinde görünmeyen, ancak 2013 yılında ahıra yapılmış eklenti diye tabir edilen ilave yerler yeni bir yapı değildir, bu yer ve daha önce yaptığım ahır betonarme yapı değildir, daha sonradan ilave yapı olarak gözüken yer ahıra yaptırdığım çinkodan gölgeliktir, ahırımın yanında yerleşim yeri yoktur, ben daha önceden kasaplık yaptığım için havyanların barınması nedeniyle burayı tercih ediyordum, ben burayı yaptırdığımda burası sit alanı değildi, bildiğim kadarıyla 2009 yılında burası sit alanı ilan edilmiştir, bana daha önceden herhangi bir resmi kurumdan ahır yaptığım yerin sit alanı olduğu şeklinde bildirim veya tebligat gelmedi, benim burada haberim oldu, suç işleme kastım yoktur, söylediğim gibi burası ben ahır yaparken sit alanı değildi, zaten yaptığım yapıda ruhsat ve plan gerektirmeyen basit bir yapıdır. anlattığım şekilde öncelikle beraatimi talep ederim, ancak mahkeme aksi kanaatte ise lehime olan yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederim." demiştir.

Sanık ... savunmasında; "Ben hazırlıkta vermiş olduğum ifadelerimi aynen tekrar ederim, içeride girişten en ileride soldaki ev tarzındaki halihazırda tuvaletler ve mescit olarak kullanılan yer, tesisin orta kısmındaki mutfak ile uzunlamasına çardak, ayrıca girişte soldaki mutfak ben burayı 5 yıl önce kiraladığımda zaten varolan yapılardı. Ben kiralamadan yaklaşık 1 yıl önce yapılmışlar. Halihazırda yapımı bitmek üzere olan 28x30 metre ölçülerindeki kıl çadır benim araştırmalarıma göre ruhsata tabi bir yapı değildir. Bu sebeple hiçbir ihlalin olmadığını düşünüyorum. Tesisteki diğer ağaç çardaklar zaten basitçe sökülebilen tarzda ruhsata tabi olmayan yapılardır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi istiyorum, Hakkımda verilmesi muhtemel ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına rızam vardır." demiştir.

Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat ve harita bilirkişi ortak raporunda, sanık ...'e ilişkin taşınmazın 325 ada 2 parsel, sanık ...'e ilişkin taşınmazın 496 ada 39 parsel içerisinde kaldığı, dava konusu yerlerin 2. Derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık ... hakkında; kendisine ait olan besi çiftliğinde daha önceden mevcut bulunan ahırın iki ucuna yeni iki adet ilave yapıldığından, sanık ... hakkında da; 496 ada 39 parsel sayılı yerde bulunan ve 2010 yılından itibaren işletmeciliğini yaptığı tesiste muhtelif sayıda bina yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında,

Sanık ...'in savunmasında, ahırı 1997-1998 yıllarında yaptırdığını, ilave yerlerin de yeni tarihli olmayıp eski yapılar olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmakla, mahallinde inşaat bilirkişisi, bağımsız arkeolog ve sanat tarihçi bilirkişi refakatinde yeniden keşif icrası ile, dava konusu ahıra ilave yapıların, yapıda kullanılan malzemelerin eskiliği, renkteki solmalar ve yıpranma durumu da dikkate alınarak yapım tarihlerinin (suç tarihi) tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda, sit alanında gerçekleştirilen izinsiz inşai ve fiziki müdahalenin eski hale getirilmesi ve sit alanında zarar meydana gelmemiş olması halinde manevi unsur (kast) yokluğundan sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği, bu hali ile sanıklar tarafından suça konu yerin eski hale getirilmemesinin hapis cezasının ertelenmesine engel durum teşkil etmediği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında tayin edilen hapis cezasının ertelenmesi kararının tecavüze konu yerin suçtan önceki hâle getirilmesi koşuluna bağlanması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ... ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2024 tarihinde karar verildi.