WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2020/10093 E.  ,  2023/3687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2015/288 E., 2016/43 K.
SUÇLAR : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmü, katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/288 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.10.2020 tarihli ve 2016/104691 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteği,
1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine,

3.Diğer temyiz sebeplerine,ilişkindir.

B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü vekilinin temyiz isteği,
1.Kararın hukuka aykırı olduğuna,

2.Sanığın cezalandırılması gerektiğine,

3.Diğer temyiz sebeplerine,ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü:
1." Yapılan yargılama, alınan sanık savunması, dosya içerisinde mevcut sanığa ait adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, kolluk araştırması, Keşif ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Sanık hakkında Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma kanunu ve Milli Parklar Kanunnua muhalet suçundan kamu dava açılmış isede mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkiş raporu değerlendirildiğinde, davaya konu arazi üzerine sanığın hareketli tır dorsesi üzerine ahşaptan yapı olduğu, tır dorsesinin yere sabitlenmediği, tekerlekleri üzerinde olduğu sanığın 2. derece Doğal sit alanı ve Milli Park alanına müdahale sayılacak faaliyetin bulunmadığı arazinin ekolojik dengesini bozucu, tabii dengeyi bozacak iş ve işlemlerin yapılmadığı, mevcut tarımsal ve hayvacılık faaliyetinin sürdürülmesi yanında yeni tarımsal ve hayvancılık faaliyeinin yapılmaması nedeni ile 2. derece Doğal SİT alanına ve Milli Park sahasına kanunun öngördüğü nitelikte bir zarar görmesine neden olmadığı arazi üzerinde herhangi bir faaliyet veya yapı olmadığı bu eylemin 2. derece Doğal SİT alanı ve Milli Park sahasına müdahale niteliğinde bulunmaması nedeni ile unusrları oluşmayan suçlar yönünden sanığın CMK 223/2-a maddesi uayrınca bereatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
" denilmektedir.

2. Sanık savunmasında;" Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim, aynısını tekrar ederim, Olaydan önce milli parklar yetkilisi ile görüştüm bana taşınabilir yapı yapabileceğimi söyledi bende bunun üzerine tar dorsesi üzerine demir profil ve tahtatdan yapıldı bir yapı yaptım, başka bir şey yapmadım, yapım seyyardır her an götürülebilir, suç kastım yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum ." demiştir.

3. Mahkemece mahallinde 27.10.2015 tarihinde keşif icra edilmiş olup, keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin 168 ada 2 parsel olduğu, II. derece doğal sit alanı ve Beyşehir Gölü Milli Parkı sınırları içerisinde kaldığı belirtilmiştir.Tarım teknikeri bilirkişi raporunda; yapının zeminle bağlantısının bulunmadığı, toprak zemin üzerine ayaklar üzerinde oturtulmuş olduğu, sit alanında kalıcı zarara sebep olmadığı ancak, koruma kurulundan izin alınması gerektiği belirtilmiştir. İnşaat bilirkişi raporunda; taşıyıcı dorse üzerine monte edilmiş, ahşaptan imal edilmiş olan evin sobalı olup zemininin tahta ve duvarlarının alçı olduğu, herhangi bir betonla yere montesi olmayan taşınabilir bir durumda olduğu belirtilmiştir.

4. Dosya kapsamında bulunan tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu taşınmazın sanık adına kayıtlı olduğu, tapu kaydında "korunması gerekli kültür varlığıdır" şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Mağdur kavramı gibi kanunda açıkça tanımlanmamış olan "suçtan zarar görme" kavramının, gerek Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılıp uygulandığı, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceğinin kabul edildiği, bu hususun, Ceza Genel Kurulunun 11/04/2000 gün ve 65–69, 22/10/2002 gün ve 234–366, 04/07/2006 gün ve 127–180, 03/05/2011 gün ve 155–80, 21/02/2012 gün ve 279–55, 15/04/2014 gün ve 599-190, 28/03/2017 gün ve 214-206 sayılı kararlarında; “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde açıkça ifade edildiği ve Ceza Genel Kurulunun 25/03/2003 gün ve 41–54 sayılı kararında da “tazminat ödenmesi, itibar zedelenmesi ve güven kaybı” gibi dolaylı zararlara dayanarak kamu davasına katılmanın olanaklı olmadığının kabul edilmesi karşısında; 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır

B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
1.Sanık hakkında II. derece doğal sit alanı içerisinde izinsiz olarak demir direk üzerine ahşaptan bahçe evi yaptığından bahisle 2863 sayılı Kanun'un 65 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemi ile açılan kamu davası kapsamında, her ne kadar mahkemece yapının yere sabitlenmediği, zemine zarar vermediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiş ise de; icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları ile dava konusu yerin II. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı, sit alanına kalıcı zarar vermediği, ancak Koruma Kurulu'ndan izin alınması gerektiğinin belirtildiği, sanığın eyleminin, sit alanı olduğunu bildiği alanda ilgili Kurul'dan izin almaksızın doğal sit alanının silüetini bozan fiziki bir müdahale olduğu anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. "24.03.2015" olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.

V. KARAR
A. Katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçu yönünden katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, katılan ... ve Su İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İsteği Açısından;
Gerekçe bölümünde (B-1) nolu bentte açıklanan nedenle Beyşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/288 Esas, 2016/43 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.