WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ

A- A A+

12. Ceza Dairesi         2019/9769 E.  ,  2024/1393 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı Kanun'un 62/1, 51, 52/2 ve 53 üncü maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve re’sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Çeşme Belediye Başkanlığının 04.02.2015 tarihli yapı tatil zaptı ile sanığın, Ildır Mahallesi, 3363 ada, 1 parsel, A blok, 1 nolu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazında ruhsat eki tasdikli mimari projesine aykırı olarak zemin katta yan cephesinde 5.50x0.70 cm ve 2.30x1.90cm ebatlarında ilave, arka cephesinde 3.60x4.20 m, 2.20x1.00 m ebatlarında ilave, 1.katta ön cephede 6.10x1.00 m ebatlarında ilave, arka cephesinde 3.60x4.20 m, 2,20x1.00 m ebatlarında ilave yaptığının tespit edilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve imar kirliliğine neden olma suçlarından fikri içtima kurallarının uygulanarak cezalandırılması istemiyle kamu davasının açıldığı, suçlamaya konu taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı olduğu ve 3. derece arkeolojik sit alanı ile 3. derece doğal sit alanında kaldığına dair 21.05.2009 ve 06.01.2014 tarihli şerh bulunduğu, sanığın taşınmazı bu tarihlerden sonra satın aldığı, İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 21.04.2016 havale tarihli yazısında taşınmazın İzmir I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 18.02.2006 tarihli ve 1184 sayılı kararıyla 3. derece doğal sit alanında ve İzmir I Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 11.10.2012 tarihli ve 801 sayılı kararıyla 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, anlaşılmıştır.

Mahkemece, sanık savunması, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 3. derece doğal ve 3. derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazında izinsiz olarak inşai müdahalede bulunduğu sabit görülerek mahkumiyetine dair hüküm tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma ve 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından açılan kamu davası sonucunda, imar kirliliğine neden olma suçu bakımından mahkemece bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmış ise de dava zamanaşımı içinde mahkemece bu hususta karar verilebileceği değerlendirildiğinden tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olduğuna dair şerh bulunması ve 3. derece doğal ve 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığının tespit edilmesine rağmen anılan suçtan açılan davaya katılma hakkını haiz olan Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün davadan haberdar edilmediği anlaşılmakla,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Çeşme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2024 tarihinde karar verildi.