12. Ceza Dairesi 2019/10793 E. , 2023/1822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/433 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.06.2019 tarihli, 2016/363145 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; mahkemece deliller değerlendirilmeden ve eksik inceleme ile beraat kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemenin Kabulü
"Taşınmazın bulunduğu mahalde mimar bilirkişi ile keşif yapılmış olup, keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; dükkan katındaki duvar kaldırma işlemlerinin sanığın taşınmazı satın almasından önceki tarihte yapıldığını, dükkan katındaki duvar kaldırma işlemi dışındaki tüm değişikliklerin 14.03.2001 ile 07.04.2014 tarihleri arasında yapıldığını, kesin tarih belirleme imkanı olmadığını, taşınmazda sonradan varolan fiziki müdahalenin de ruhsata bağlanmış izne göre yapıldığını mütalaa etmiş olması karşısında, sanığın savunmasının aksine sanığın taşınmazı satın aldığı 2012 yılı temmuz ayı sonrasında taşınmaza izinsiz şekilde fiziki veya inşai müdahalede bulunduğu hususu sabit olmadığından beraatine karar verilmiştir."
2. Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 14.07.1978 gün ve 10538 sayılı kararı ile korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilip, ... I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 07.07.1993 gün ve 4720 sayılı kararı ile belirlenen kentsel sit alanında kalan taşınmazda kurul görevlileri tarafından yapılan incelemeler sonunda hazırlanan 08.04.2014 tarihli raporda, zemin kattaki duvarların kaldırıldığı, normal katlarda binaya banyolar eklendiği, asansör ilave edildiği, merdivenlerin üzerinin mermer ile kaplandığı, pencerelerin pvc olarak değiştirildiği, beşinci normal kattaki çatının kaldırılarak tam kata çevrildiği, cephelerde pencerelerin ve zemin kattaki doğramaların değiştirildiği, tavanlardaki varak kaplamaların özgün olmadığı belirtilmiştir.
3. ... II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 21.05.2014 gün ve 2306 sayılı kararı ile parsele ilişkin iletilen rölöve ve II dönem restitüsyonun uygun olmadığına, yapının Pervititch haritalarında yer alan ve günümüze ulaşmış yapı bilgilerine göre hazırlanacak rölöve ve restitüsyonun Kurula iletilmesine, 08.04.2014 tarihli raporda belirtilen izinsiz uygulamaları yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiştir. Aynı Kurulun 27.08.2014 gün ve 2514 sayılı kararı ile parsele ilişkin rölöve ve restitüsyonunun uygun olduğuna karar verilmiştir.
4. Dosya kapsamında mevcut, taşınmaza ait tapu kaydı incelendiğinde, altında iki dükkan ve işyeri olan kargir apartman vasıflı taşınmazın 1/2 hisse ile sanık ... tarafından 11.07.2012 tarihinde satış yolu ile edinildiği anlaşılmıştır.
5. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.11.2014 tarihli ve 2014/46332 Esas sayılı iddianamesi ile kentsel sit alanında kalan ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli yapıda izin almaksızın gerçekleştirilen müdahaleler nedeniyle sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açılmıştır.
6. Sanık aşamalardaki tutarlı savunmalarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, taşınmazı 2012 yılının temmuz ayında satın aldığını, binayı satın aldıktan sonra binanın fiziki yapısında herhangi bir değişiklik yapmadığını, sadece asansör için hazırlanmış bölüme asansör taktırdığını, onun dışında başkaca bir müdahalede bulunmadığını, zemin kattaki dükkana girmediğini, 20 yıldır kiracının bulunduğunu, dükkan içerisinde kaldırıldığı iddia olunan duvarla bir ilgisinin bulunmadığını, bu işlemlerin kendisinin satın alma tarhinden önce yapıldığını, binada yapılacak bakımla ilgili Anıtlar Kurulu tarafından onaylanan ve belediyece tasdik edilmiş projeler hazırlattığını, Kurul onayı ile yaptığı işlemleri resmileştirdiğini, yasa dışı herhangi bir işlem yapmadığını beyan etmiştir.
7. Mahkemece 16.10.2015 tarihinde icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan 28.01.2016 havale tarihli mimar bilirkişi raporunda özetle, restitüsyon ve rölöve projelerinin karşılaştırması sonucu ... katlarda ve zemin kat dükkan planlarının birbiriyle örtüştüğü, buralardaki duvar kaldırma işlerinin sanığın yapı maliki olmasından önce meydana getirilmiş olduğu, ancak merdiven arkası aydınlık, hela, ve en arkadaki aydınlığın mutfak ve depoya ilave edilerek duvar kaldırılması ve ilavesi işlerinde restitüsyon ve rölöve projelerinin birbiriyle örtüşmediği, üst katlardaki odalara banyo ve wc oluşturmak için duvar ilaveleri ve duvar kaldırma işlemleri yapıldığının gözlemlendiği, merdiven arkasına restitüsyon projesindeki hela iptal edilerek ve yeni duvarlar meydana getirilerek asansör yapıldığı, restitüsyon projesi ve 14.03.2001 tarihli fotoğraflarda ahşap olduğu tespit edilen pencere ve balkon kapılarının pvc olarak değiştirildiği, restitüsyon projesinde eskiden Marsilya kiremit olduğu görülen çatının kaldırılarak odalara katıldığı, çıkma olan kısımda ise teras oluşturulduğunun tespit edildiği, dosya içerisinde bulunan fotoğraflar, projeler ve mahallindeki durumun karşılaştırılması sonucunda, dükkan katındaki duvar kaldırma işlemleri hariç diğer bütün aykırılıkların 14.03.2001 ile 07.04.2014 tarihleri arasında yapıldığı, yapılan işlemlerin tarih ve tarih tespitinin dosyadaki mevcut belgeler üzerinden mümkün olmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler, sanık savunması, bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraat hükmü tesis edilmesinde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 67. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.07.2016 tarihli ve 2015/209 Esas, 2016/433 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!