11. Hukuk Dairesi 2024/908 E. , 2024/2932 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/187 Esas, 2021/690 Karar
HÜKÜM : Asıl davanın reddi, birleşen davanın davalı şirketler yönünden usulden reddi, birleşen davalı ... yönünden reddi
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Asıl ve birleşen davada davacı vekili
Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti, hisselerin davacı adına tescili ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın davalı şirketler yönünden usulden reddine, birleşen davada davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'nde bulunan %15 hissesinin hakim ortak ... Gmbh'nin baskıları sonucu müvekkilinin oğlu ve aynı zamanda şirket müdürü ... tarafından geçersiz olan hisse devir sözleşmesi ile devredildiğini, hisse devir sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın müvekkilinin oğlu ... tarafından atıldığını, vekaleten imza atıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığını, bu nedenle hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, hisse devrine muvafakat edilmesine ilişkin 10.07.2009 tarihli ortaklar kurulu kararının altındaki imzanın da müvekkilince atılmadığını, bu nedenle ortaklar kurulu kararının da geçersizlik içerdiğini, bir an için hisse devrinin geçerliliği kabul edilse bile davacının 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 21 inci maddesi uyarınca gabine maruz kalması nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyle bağlı olmadığını, devre konu hisselerin gerçek değerinin çok altında satış gösterildiğini, hakim ortağın müvekkiline ve oğluna yönelik baskı ve tehditlerde bulunduğunu ileri sürerek, 10.07.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve aynı tarihli ortaklar kurulu kararının sahteliği nedeniyle geçersizliğinin tespitini, devir konusu payların pay defterine yeniden davacı adına tescilini, bu talep kabul edilmediği takdirde bedele ilişkin hükmün gabin nedeniyle geçersizliğinin tespiti ile gerçek piyasa değerine göre aradaki fark için şimdilik 100.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 08.07.2010 tarihli ıslah dilekçesinde, talep sonucunu 9.831.500,00 TL'ye çıkarmıştır.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; Beşiktaş... Noterliğinin 10.07.2019 tarihli hisse devir sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, noterlik başkatibinin bu işlem nedeniyle disiplin cezası aldığını, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 520 nci maddesi hükmüne göre pay devri veya devir vaadi hakkındaki mukavelenin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyeceğini, yine hisse devrinin onaylanmasına ilişkin 10.07.2009 tarih ve 27 numaralı pay devri konulu ortaklar kurulu kararında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, imzanın müvekkilince atılmadığını, ortaklar kurulu kararının da geçersiz olduğunu ileri sürerek 10.07.2009 tarihli hisse devir sözleşmesinin ve 10.07.2009 tarihli 27 sayılı ortaklar kurulu kararının sahteliğinin tespitiyle bu nedenle iptalini, devre konu payların yeniden pay defterinde müvekkili adına kaydını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... Gıda Dağıtım ve Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; uzun süren görüşmeler sonucu anlaşmaya varılıp hisse devir bedeli olarak 250.000,00 euronun davacı hesabına gönderildiğini, gabin iddiasının ve hisse devir bedelinden kaynaklanan iddia ve taleplerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, terditli taleplerin çelişki içerdiğini, ...’ın piyasaya olan borçları sebebiyle hissenin davacı üzerine yapılmasını istediğini, davacının oğlunu 2004 yılında Viyana Başkonsolosluğunda, 2005 yılında Noterlikte düzenlenen vekaletnameler ile hisse devri hususunda yetkilendirdiğini, davacının hisse devrettiğini Kartal 3. İcra Müdürlüğünün 2007/1613 E. sayılı dosyasına 14.07.2009 tarihinde bildirdiğini, hisse devrinden haberdar olmayan kişinin müzayakaya düşemeyeceğini, terditli davalarda maddi vakıaların değil taleplerin terditli olarak ileri sürülebileceğini, hisse bedellerinin nasıl tespit edileceğinin şirket kurulurken mutabakatla belirlendiğini, şirketin maddi duran varlıklarının esas alınması suretiyle hesaplama yapılacağının kararlaştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili asıl davada; davanın reddini istemiştir.
3.Davalılar ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
4.Davalı ... birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.09.2015 tarih, 2010/966 E. ve 2015/751 K. sayılı kararı ile asıl davada davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 03.01.2017 tarih, 2016/1083 E. ve 2017/34 K. sayılı kararıyla Mahkemece ilgili noter hakkında, bu davayla birleştirme istemli olarak ayrı bir dava açmak üzere davacıya mehil verilmek ve dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilerek görülmek gerekirken noterin yokluğunda noter sözleşmesinin sahteliği hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle karar bozulmuş, davacının sair temyiz itirazları incelenmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6762 sayılı Kanun’un 520 nci maddesine uygun olarak limited şirket pay devrinin yapıldığı, davacının oğluna geniş yetkili vekaletname verdiği, dava dışı ....'ın da babasına ait limited şirketteki hisseleri usulüne uygun olarak devrettiği, gabin iddiasına ilişkin olarak dosya içerisine alınan bilirkişi raporu ile payın gerçek değeri ile pay devir belgesindeki değerinin arasında oransızlık olmadığı, noterce yapılan işin davacının, dava dışı oğlu .....'a en geniş şekilde verilen vekaletname ile limited şirket pay devir sözleşmesi uyarınca gerçek hisse sahibi olan davacının kimlik bilgileri alınarak imzanın tasdik edildiği, noterde işlem yapılırken davacının oğlunun bu imzanın ...’a ait olmadığını söylemediği, tarafların gerçek hisse sahibinin davacı olduğunu, dava dışı oğulun da vekaleten işlem yaptığını bildikleri, hiç bir hak kaybı doğmadığı, notere kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen davada davalı şirketlere karşı açılan davanın derdestlik dava şartı yönünden usulden reddine, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 20.09.2023 tarihli 2023/4256 E., 2023/5166 K. sayılı kararıyla Mahkeme kararı onanmıştır.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; dava dilekçeleri, aşamalardaki ve temyiz dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek ... Avusturya’nın müvekkilinin şirket müdürü de olan oğlunun üzerinde baskı ve tehditlerde bulunduğunu, müzakereye açık olmayan belgeleri imzalaması için gönderdiğini, baskı altındaki müvekkilinin oğlunun talimat gereği belgeleri imzalamak zorunda kaldığını, davalının taslaktaki bu imzayı kötüye kullanarak müvekkiline haber vermeden noterden devri gerçekleştirdiğini, noterde gerek müvekkil gerekse oğlu hazır olmadığı halde imzaların tasdik edildiğini, müvekkilinin işlemde imzasının bulunmadığını, imzanın temsilen atıldığına dair ibareye yer verilmediğini, dayanak vekaletname gösterilmediğini, ortaklar kurulu kararı altındaki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, bedel yönünden hisselerin fahiş derecede düşük gösterildiğini, hisse devrinin şekle aykırılıktan kesin hükümsüz olduğunu, sundukları dilekçeler ile uzman mütalaalarının dikkate alınmadığını, sahtecilik suçundan beraat kararı verilmesinin hisse devir sözleşmesini hukuka uygun hale getirmeyeceğini, noter başkatibinin disiplin cezası aldığını, devir tarihinde şirket değerinin 1.700.000,00 euro olamayacağını, değer tespitinde sadece bilançonun esas alınamayacağını, dava konusu hisselerin değerinin 250.000,00 euro olmadığının davalıların da kabulünde olduğunu, müzayaka halinin değerlendirilmediğini, noter hakkındaki davanın reddinin hatalı olduğunu, birleşen davanın şirketler yönünden derdestlik nedeniyle reddinin de yerinde bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devrinin geçersizliğinin tespiti, hisselerin davacı adına tescili ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 818 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi, 53 üncü maddesi, 386 vd. maddeleri, 6762 sayılı Kanun’un 520 nci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 162 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 1.220,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!