11. Hukuk Dairesi 2024/759 E. , 2024/2253 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/612 Esas, 2021/882 Karar
DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA
DAVALI-BİRLEŞEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 26.02.2008 (Asıl dava), 11.03.2008 (Birleşen dava)
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2008/111 E., 2017/458 K.
BİRLEŞEN DAVA : Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/183 E., 2008/438 K. Sayılı dosyası
Taraflar arasındaki menfi tespit ve alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-birleşen davada davacı TMO vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-birleşen davada davacı TMO vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 13.07.2023 tarih, 2021/6660 E. ve 2023/4497 K. sayılı ilamı ile kararın davalı-birleşen davada davacı TMO vekiline 03.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise süre geçtikten sonra 26.07.2021 tarihinde verildiği gerekçesiyle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı TMO vekili maddi hatanın düzeltilmesi talepli dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 26.04.2019 tarihinde vekillikten çekilen Av. ...'a tebliğ edildiğini, anılan vekile yapılan tebligatın geçerli olmayacağını, temyiz süresinin başlamayacağını ileri sürerek maddi hataya dayanan kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dahili işleme rejimi kapsamında 27.06.2005 tarihli dahilde işleme izin belgesi ile 500.000,00 kg unu Kuzey Irak'a ihraç ettiğini, davalı TMO ile yaptığı 20.02.2006 tarihli sözleşme ile ihraç ettiği 500.000,00 kg un karşılığı satın alması gerekli olan 711.237,00 kg buğday yerine 2.980,00 kg düşürülerek ve daha sonra satın aldığı buğdaydan da 11.245,00 kg düşümü ile 14.225,00 kg eksik satış yapılarak 697.012,00 kg buğday satın alındığını, davalı TMO'nun müvekkiline gönderdiği yazı ile taahhüt edilen 500 ton undan 10 tonun ihraç edilmediği gerekçesi ile 708.250,00 kg buğday bedelinin 10 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği, buna karşılık müvekkilinin 500.000,00 kg buğdayı ihraç etmiş olup Habur Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen kapatma belgesi ve unların kamyonlarla nakliyesinin yapıldığına dair çeki listesine göre taahhüdün kapatıldığını, eksik ihracat yapıldığına ilişkin Güneydoğu Anadolu İhracatçılar Birliği tarafından davalı TMO ve müvekkiline gönderilen yazının iptali için İdare Mahkemesinde dava açılacağını ileri sürerek müvekkilinin davalı TMO'ya 223.960,63 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı TMO vekili dava dilekçesinde; müvekkili Kurumun dahilde işleme izin belgesine sahip kişi ve kuruluşlara mamûl madde ihracı sonrası muafiyetli buğday satışı yaptığını, davalının 23.11.2005 tarihli ihracat beyannemesi ve buna bağlı 18.12.2005 tarihli 198595 ve 198596 sayılı kara manifestolarında tahrifatlar yapıldığını, 198595 sayılı kara manifestosunda 280 torba ibaresinin 380 torba olarak tahrif edildiği, yine aynı manifestoda 14.000,00 kg ibaresinin 19.000,00 kg olarak değiştirildiğinin gümrük müfettişleri tarafından tespit edildiğini, yine davalının 23.11.2005 tarihli ihracat beyannamesi ve buna bağlı 18.12.2005 tarih ve 198596 sayılı kara manifestosunda 220 torba ibaresinin 320 torba, 11.000 kg ibaresinin ise 16.000 kg olarak tahrif edildiğinin tespit edildiğini, davalı şirkete sözleşmeye istinaden toplam 708.257 kg buğday için hesaplanan 221.484,73 TL'nin ödenmesi için gönderilen ihtarnameye rağmen anılan tutarın ödenmediğini ileri sürerek 221.484,73 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı TMO vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı Gerçekler İnşaat Gıda Un Yem İmalat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-birleşen davada davalı Şirket tarafından Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığının dahilde işleme izin belgesi taahhüt hesabının kapatılmasına ilişkin kararının iptali istemi ile açılan dava sonucunda düzenlenen her iki manifestoda beşer ton olmak üzere toplamda 10 ton unun eksik ihraç edildiği halde ihraç edilmiş gibi gösterildiği gerekçesi ile işlem yapılmış ise de Habur Gümrük Müdürlüğündeki tescil defteleri kaybolduğu için karşılaştırma yapılamadığı, diğer firmalarla ilgili olarak düzenlenen soruşturma raporlarının esas alındığı, bu raporlardaki usulsüzlük şeklinin aynı olduğu, kara manifestoları üzerinde yapılan tahrifatların hangi aşamada yapıldığının tespit edilemediği, bu nedenle davacı şirket tarafından tahrifat yapıldığı somut şekilde ortaya konulamadığından İdare Mahkemesince işlem iptal edilmiş olup şirket yetkilileri hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda sahte işlem yaptıklarına dair delil bulunmadığından beraatlerine karar verildiği, taahhüt edilenden daha az ihracat yapıldığı iddiasını ispat yükünün davalı-birleşen davada davacı TMO'da olduğu, hem idari yargı süreci sonrasında verilen karar hem ceza yargılaması sonucu davacı şirket yetkililerinin gümrük manifestolarında tahrifat yaptığının kanıtlamadığına ilişkin karar dikkate alındığında davacı-birleşen davada davalı şirketin taahhüt edilenden eksik mamûl madde ihraç ettiği kanıtlanamadığından TMO'ya herhangi bir borcu bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı TMO vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı TMO vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda müvekkilinin dahilde işleme rejimi, Bakanlar Kurulu kararları, ilgili sözleşme ve diğer mevzuat uyarınca haklı ve hukuka uygun işlem yaptığı belirtilerek mevzuat ve sözleşme gereğince alacak davası açıldığını, müvekkil Kurumdan dahili işleme izin belgesi kapsamında ucuz buğday alan davacıya ait belge iptal edildiği bildirildiğinden, işlemi dayanaksız kaldığından dava açıldığını, açılan davanın hukuka uygun ve haklı bir dava olduğunu, ilgili beyannameye bağlı dava konusu kara manifestolarında 5’er ton olmak üzere toplamda 10 ton cinsi eşyanın Irak’a ihraç edilmediği halde edilmiş gibi gösterildiğini, ceza dosyası beraat kararında sanıkların herhangi bir menfaatten yararlanmadıkları, suçun iddia edildiği biçimde gerçekleşmesi halinde %2 oranında daha fazla menfaat kazanacağı belirtilmiş ise de ceza Mahkemesince müvekkili ile yapılan sözleşmenin değerlendirilmediği dikkate alındığında aslında sanıkların bu işlemle menfaatlerinin olduğu ve ceza yargılaması sonucu verilen kararda suç teşkil etmese de kararda tespit edilen fiillerin Kurumla yaptığı sözleşme gereği hukuki ve maddi sorumluluk doğurduğunun açık olduğunu, tarafların ilgili sözleşmenin 13 üncü maddesi gereği işlem yapmak zorunda olduğunu, davacıdan talep edilen bedelin bu madde uyarınca sözleşmedeki satış fiyatının, yurtiçi satış fiyatına dönüşmesi nedeniyle doğan fark olduğunu, dayanak alınan Mahkeme kararlarında 500 tonun tamamının ihraç edildiğine ilişkin de kesin delil bulunmadığını, belgelerin bazılarının kaybolduğunu, belgelerde tahrifat yapıldığının sabit olduğunu, şirket yetkilisi sanıklara kasıt olmaması gerekçesiyle ceza verilmediğini, bilirkişi raporunda da açıklık bulunmadığını, taahhüt hesabının kapatılıp kapatılmadığının, kapatılmamışsa nedenlerini sorulmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin dahilde işleme rejimi kapsamında ihraç işlemi ile ilgili olarak kara manifestolarında sahtecilik yöntemi ile esasen ihraç edilmesi gereken tutarın altında ihracatın yapıldığının soruşturma neticesinde belirlendiği iddiası ile davacının dahilde işleme izin belgesi taahhüt hesabının kapatılmasına ilişkin işlemin iptali istemi ile Ankara 15. İdare Mahkemesinde Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığına karşı dava açılan davada Mahkemece kara manifestoları üzerindeki tahrifatın davacı şirket tarafından yapıldığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmadığı gerekçesi ile işlemin iptal edildiği, bu kararın Danıştay 10. Dairesinin kararı ile onanarak kesinleştiği, davacı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davası neticesinde sanıkların üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraatlerine karar verildiği, Habur Gümrük Müdürlüğünce yapılan ihracata ilişkin bulunması gereken, kayıt tescil defteri ve bu defterin içerisinde yer alan kara manifestolarının ve çeki liste 2. asıl suretinin bulunmamış olması nedeni ile Müfettişçe usulsüz işlemlerin belge karşılaştırılması yapılmadan soruşturma raporu düzenlendiği, soruşturma raporunun soyut kaldığı gerekçesiyle davalı-birleşen davada davacı TMO vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı TMO vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı TMO vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı şirketin davalı Kuruma borçlu olup olmadığı ve TMO'nun alacaklı olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Her ne kadar Dairemizin 13.07.2023 tarih, 2021/6660 E. ve 2023/4497 K. sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı-birleşen davada davacı TMO vekiline 03.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise süre geçtikten sonra 26.07.2021 tarihinde verildiği gerekçesiyle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamında ve UYAP'ta yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesi kararının 26.04.2019 tarihinde vekillikten çekilen Av. ...'a tebliğ edildiği, anılan vekile yapılan tebligatın geçerli olmayacağı, davalı-birleşen davada davacı TMO vekili Av. ... tarafından verilen temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek Dairemizin temyiz isteminin süreden reddine dair kararın maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmakla Dairemizin 13.07.2023 tarih, 2021/6660 E. ve 2023/4497 K. sayılı ilamının kaldırılmasına ve davalı-birleşen davada davacı TMO vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleşen davada davacı TMO vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı-birleşen davada davacı TMO vekilinin maddi hata düzeltim talebinin KABULÜ ile Dairemizin 13.07.2023 tarih, 2021/6660 E. ve 2023/4497 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, davalı-birleşen davada davacı TMO vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMESİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!