11. Hukuk Dairesi 2024/621 E. , 2024/2355 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/106 Esas, 2022/126 Karar
Avukat ...
DAVALILAR : 1.Kredi Garanti Fonu A.Ş. vekili Avukat ...
2....
HÜKÜM : Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı şirket vekili
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kurucu ortağı olduğu davalı şirketin 1991 yılında kurulduğunu, daha sonra Halk Bankası A.Ş.'nin de davalı şirkete ortak olduğunu, 2006 yılında yapılan esas sözleşmenin 7 nci maddesinin değiştirilmesi ile müvekkilinden ve anılan kuruluşlardan belirli sayılarda üye olmak üzere yönetim kurulunun dokuz üyeden oluşmasının kararlaştırıldığını, ayrıca esas sözleşmeye eklenen geçici 5 inci madde ile müvekkilinin yönetim kurulunda bir üye ile temsil hakkının yirmi bir yıl süreyle saklı olduğunun belirlendiğini, bu durumun müvekkiline verilen imtiyaz niteliğinde bulunduğunu, 07.08.2009 tarihli şirket olağan genel kurulunda esas sözleşmenin 7 inci maddesinde “dokuz üyeden oluşan yönetim kurulunun beş üyeliğinin TOBB'a, dört üyeliğinin KOSGEB'e verilmesine” şeklinde değişiklik yapıldığını ve geçici 5 inci maddenin de kaldırılmasına karar verildiğini, bu kapsamda teşekkül eden yönetim kurulunun 09.09.2009 tarihli ve 08.10.2009 tarihli olağanüstü genel kurulun toplanması kararı aldığını ve yapılan olağanüstü genel kurul toplantılarında esas sözleşmede değişiklikler yapıldığını, imtiyazlı ortakların haklarının ihlaline ilişkin bulunan kararların infaz kabiliyetinin olmadığını iddia ederek 07.08.2009 tarihli genel kurulda alınan esas sözleşmenin 7 nci maddesinde değişiklik yapılmasına ve geçici 5 inci maddenin ortadan kaldırılmasına ilişkin kararların infaz kabiliyetinin olmadığının tespitiyle kararların yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptaline, yine 09.09.2009 tarihli ve 08.10.2009 tarihli genel kurullarda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespitiyle iptallerine, bu kararların ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 23.12.2021 tarihli dilekçesinde; ana sözleşmenin kaldırılmış hükümler başlığı altında 16 ncı maddesi ile geçici 5 inci maddenin iptal edildiğini belirterek 16 ncı maddenin iptaline ve 2006 yılına ait şirket genel kurulunda getirilen geçici 5 inci maddenin yürürlükte olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının 07.08.2009 tarihli genel kurula katılmadığını, bu nedenle iptal talebinde bulunamayacağını, diğer genel kurul toplantılarında davacıyı ilgilendiren bir karar alınmadığını, davacının şirketin büyüyen ve gelişen konumunda çok küçük bir sermaye ile yönetimde söz sahibi olma iddiasının hakkaniyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... ..., dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek geçici 5 inci madde ile davacıya sözleşme ile yönetim kurulunda 21 yıl süre ile 1 üye tarafından temsil hakkı veren ana sözleşme maddesi 07.08.2009 tarihli genel kurul kararı ile ortadan kaldırılmış olup sözleşme ile tanınan hakkın ancak bu hakkın tanındığı pay sahibinin açıkça olurunun alınması suretiyle yapılması mümkün iken genel kurulun bu emredici düzenlemeye aykırı şekilde genel kurulda alınan karar ile davacıya ek geçici 5 inci madde ile tanınan hakkın tek taraflı olarak ortadan kaldırmasının mümkün olmadığı, ek geçici 5 inci maddeyi ortadan kaldıran 31.08.2006 tarihli genel kurulun 16 ncı maddesinin davacı yönünden yokluk ile malul olduğu, davacının yukarıda değerlendirilen talebi dışındaki diğer talepleri yönünden ise taleplerin geri alındığı, aynı taleplerin muhatabı olan davalı ... vekilinin taleplerin geri alınmasına olur verdiği, geri alınan talepler yönünden konusu kalmadığı için esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de, iptali istenilen kararların alınmasında bu davalının katkısı olmadığı, sadece genel kurulda alınan kararların usulüne uygun şekilde gerçekleşen talep üzerine tescil ve ilanının bu davalı tarafından gerçekleştirildiği, bu durumda genel kurul kararının iptali talebi yönünden davalı sıfatı bulunmadığı için bu davalı hakkındaki davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı ... ... aleyhine açılan davanın davalı sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı şirket yönünden açılan davada 07.08.2009 tarihli genel kurulda alınan ana sözleşmenin 16 ncı maddesinin kaldırılan hükümlere yönelik düzenlemesi ile 31.08.2016 tarihli genel kurulda alınan ek geçici 5 inci maddenin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin hükmün, davacı ... yönünden yoklukla malul olduğunun tespiti ve iptaline, karar kesinleştiğinde tescil edilmek üzere kararın bir örneğinin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, davacının diğer taleplerinin geri alındığı, diğer talepler yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 07.09.2023 tarih, 2022/3131 E. ve 2023/4768 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı şirket vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; davacının talebinin aşıldığını, taleplerini genişletmesine muvafakat göstermediklerini, dava dilekçesindeki talebin, hükmün infaz kabiliyeti olmadığı hususuna ilişkin olmasına rağmen sonradan hükmün iptalini istediğini, davacının sözleşmesel hak iddiasında bulunmadığını, davacının imtiyazlı ortaklar kurulu kararı olmamasına dayalı dava açtığını, davacının iptal davası açma hakkının olmadığını, davacının korunması gereken gerçek bir sözleşmesel hakkının bulunmadığını, kesin hüküm ve feragat nedeniyle 09.09.2009 tarihli ve 08.10.2009 tarihli genel kurullarda alınan kararlar bakımından davanın reddi gerektiğini, esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmesel hakka dayalı iptal davası açılamayacağını, esas sözleşmede davacıya tanınan yönetim kurulunda üye bulundurmaya ilişkin akdi temele dayalı hakkın, şirket genel kurulunca değiştirilmesinin hukuken mümkün olduğunu, davacı bu hâlde borçlar hukuku kurallarına göre dava açabileceğinden şirket genel kurulu kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline karar verilebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, genel kurul kararının hem yoklukla malul olduğuna hem de iptaline karar verilemeyeceğini, iptal şartlarının oluşmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, yerel Mahkeme kararını gerekçe yönünden bozduğunu, Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere davacının taleplerinin Türk Borçlar Kanunu sözleşme hükümleri yönünden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Daire onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirketin esas sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı şirket vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!