WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/563 E.  ,  2024/2481 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/9 Esas, 2021/22 Karar
DAVACILAR : 1.... (Markayı devralan)
2.Elit Gıda Yemek ve İnsan Kaynakları Tic. Ltd. Şti. vekilleri Avukat ...
Avukat ...

HÜKÜM : Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri

Taraflar arasındaki davacının markasının tanınmışlığının tespiti, davalının markalarının hükümsüzlüğü, unvan terkini davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce davacı vekilinin temyizlerinin reddine, kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.

Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2006/30986 numaralı "cankar sultanahmet köfte", 2006/19753 tescil numaralı "İstanbul Sultanahmet Köftecisi", 2006/30982 tescil numaralı "Sultan Kebab", 2006/30985 numaralı "Sultan Köfte Express Şekil", 2006/30983 numaralı "Sultan Köfte Şekil", 2006/30984 tesil numaralı "Sultanahmet Cafe" , 2007/01876 numaralı "Sultanahmet Köfte Expres Şekil", 2006/30987 numaralı "Sultanahmet Köftecisi Expres Şekil", 2006/19752 numaralı "Sultanahmet Köftecisi Geleneksel Lezzet", 2002/06790 numaralı "Sultanahmet Köftecisi Şekil" markası ve henüz başvuru aşamasında olan 2009/060471 numaralı "Meşhur Sultanahmet Halk Köftecisi", 2009/57668 numaralı "Sultanahmet Köftecisi", 2010/11455 numaralı "Sultanahmet Köftecisi Şekil", 2009/65134 numaralı "sultanahmetköfteci", 2009/66831 numaralı "Tarihi Sultanahmet Köftecisi" ve 2009/60473 numaralı "Tarihi Sultanahmet Mangal Köftesi Şekil" markalarının haksız ve kötü niyetli olarak tescil edildiklerini, davalı firmanın müvekkili şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası olan "Sultan Ahmet" ibaresini müvekkiline zarar verici şekilde kullandığını, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduklarını, müşteriler arasında karışıklığa sebep olduğunu ileri sürerek müvekkili adına tescilli "Sultanahmet Meşhur Halk Köftecisi" markasının tanınmışlığının tespitini, davalının ticaret unvanında yer alan "Sultanahmet" ibaresinin ticaret unvanından silinmesini ve ticaret sicilinden terkinini, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markaları 2009 yılında devraldığını, davacının 10 yıl boyunca ses çıkarmadığını, müvekkilinin markasına yatırım yaptığını, markaların benzer olmadığını, davacı markalarının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 30.06.2015 tarih, 2010/166 E., 2015/135 K. sayılı kararı ile 2006/19753, 2006/19752, 2006/30987 numaralı markaların benzer olduğu gerekçesiyle hükümsüzlüklerine; 2006/30982, 2006/30983, 2006/30984, 2006/30985, 2006/30986, 2007/01876 tescil numaralı markaların ayırt edici niteliği haiz olduğu, 2002/06790 tescil numaralı markanın benzer nitelikte olduğu kabul edilmişse de bu marka yönünden davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı ve davacının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle anılan markalar için davanın reddine; diğer markaların dava açıldığı sırada tescilli olmamaları nedeniyle hukuki menfaat yokluğundan davanın reddine; davalı ticaret ünvanı ile davacı markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle anılan taleplerin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.04.2017 tarih, 2015/12274 E., 2017/2172 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, hükümsüzlüğü talep edilen 2002/06790 sayılı ‘‘Sultanahmet Köftecisi+şekil’’ markasının tescili başvurusunda kötüniyet bulunduğundan bahisle hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açılabileceği Mahkemece benimsendiği, öte yandan dava tarihi olan 08.09.2010 itibarıyla sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğu gerekçesiyle bahse konu markaya yönelik hükümsüzlük davası reddedildiği, Hukuk Genel Kurulunun 15.04.2015 tarih ve 2013/11-1831 E., 2015/1198 K. sayılı ilamı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da açıklandığı üzere, sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluşabilmesi esasen tescil engeli olan bir markanın sicile tescil edildikten sonra uzunca bir süre kullanılmasına rağmen asıl hak sahibinin karşı çıkmaması üzerine sonraki marka sahibi olan davalının asıl hak sahibine karşı korunması amacına yönelik olduğu, bu bakımdan, öncelikle davalının dava tarihi itibarıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci kapsamında, uyuşmazlık konusu markaya dayalı korunması gereken emek, sermaye ve yatırım birikimine sahip olup olmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılısı belirtilen kararı ile 2002/06790 numaralı markanın ilk tescil sahibinin Edaş Endüstriyel firması olduğu, İstanbul Ticaret Odası kayıtlarına göre bu firmanın marka danışmanlığı yapan bir firma olduğu, gıda sektöründe herhangi bir faaliyeti bulunmadığı, anılan markayı kendi adına tescil ettirdiği, 21.05.2006 yılında kendisiyle aynı adreste mukim Sultan Gıda Sanayi ve Turizm A.Ş.'ye inhasari lisans hakkı tanıdığı, Edaş Endüstriyel firmasının markayı tescil ettirmesinin üzerinden 5 yıl geçtikten sonra 05.05.2009 tarihinde davalıya markayı devrettiği, davalı tarafından sunulan belgelerden markanın ticari hayatta etkin bir şekilde kullanımının da bu tarihten sonra başladığı, markanın devir alındığı tarih itibarı ile markalar aleyhine daha önce açılmış bir dava bulunmadığı, markanın tescilinden sonra 5 yıl 8 ay geçmişse de davalı tarafından dosyaya sunulan delillerin incelenmesi sonucunda, 2009 ve sonrası tarihli faturalar, 2009 ve sonrası tarihli gazete haberleri ve tanıtım malzemeleri ile davalının bu markayı 2009 yılında devraldıktan sonra yoğun bir şekilde kullanmaya başladığı, başka kişilere bayilikler verdiği, 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda da bu markanın tescil tarihinden devir tarihine kadar emek ve sermaye yatırımı yapılacak şekilde kullanılmadığının tespit edildiği, bu nedenle markanın yoğun olarak kullanılmaya başlandığı 2009 yılından dava tarihine kadar geçen kısa sürede davalının dava tarihi itibarıyla 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında, uyuşmazlık konusu markaya dayalı korunması gereken emek, sermaye ve yatırım birikimine sahip olmadığı, markanın kötü niyetli olarak tescil edilmiş olmasından dolayı markayı devralan davalının da iyi niyetli olduğunu savunamayacağı, kötü niyetli tescil nedeniyle davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğramayacağı, diğer markaların dava açıldığı sırada tescilli olmadığı, davalı ticaret unvanı ile davacı markası arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2006/30982, 2006/30983, 2006/30984, 2006/30985, 2006/30986, 2007/ 01876 numaralı markaların hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine, 2002/06790, 2006/19753, 2006/19752, 2006/30987 numaralı markalar ile ilgili açılan davanın kabulüne, davalı adına tescilli bu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinlerine, davalının ticaret unvanındaki Sultanahmet ibaresinin silinmesine yönelik talebin reddine, davacının 2000/09030 numaralı markasının tanınmış marka olarak kabulü talebinin reddine, 2009/60471, 2009/57668, 2010/11455, 2009/65134, 2009/66831, 2009/60473 tescil numaralı markalara ilişkin talebin usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 01.06.2023 tarihli 2022/2867 E., 2023/3453 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalının vekilinin temyizi bakımından yapılan inceleme sonucu Mahkemece, Dairemizin 17.04.2017 tarih, 2015/12274 E., 2017/2172 K. sayılı bozma ilamına uyularak, bozmadan önce alınan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de somut olayda dava konusu 2002/06790 sayılı ‘‘Sultanahmet Köftecisi+şekil’’ markası, dava dışı kişi tarafından 14.10.2003 tarihinde tescil ettirilmiş olup 05.05.2009 tarihinde dava dışı marka sahibi tarafından davalıya devredildiği, davalının devraldığı tarihten itibaren markayı kullandığına dair reklam verdiği, faturalar ibraz ettiğinin 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtildiği, her ne kadar markanın davalı tarafından devralındığı tarihten dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmemişse de marka tescil tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmiş olup davalının da halefiyet gereği bu süreden yararlanacağı, dava konusu markanın kötü niyetli olarak tescil edildiği ispatlanamadığı gibi davalının kötü niyetle devraldığının da davacı tarafından dosya kapsamında ispatlanamadığı, hal böyle olunca davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğu kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, katılma yoluyla da davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; bozma kararı ile Dairenin 2015/12274 E. sayılı daha önceki bozma ilamı arasında çelişki yaratıldığını, Dairenin ilk bozma ilamında kötü niyetli olup olmadığına ilişkin bir hususa yer vermeksizin korunması gereken bir yarar olup olmadığının araştırılması gerekçesi ile kararın bozulduğunu, Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında davalının dava tarihi itibarıyla korunması gereken bir ekonomik malvarlığına sahip olmadığı tespit edilmesi nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, alınan bilirkişi raporları ile davalının markaya kötü niyetli sahip olduğunun sabit olduğunu, bozma ilamında hangi gerekçe ile kötü niyetin ispat edilemediğinin yazıldığının anlaşılamadığını, davalının 2006/19753, 2006/19752, 2006/30987 sayılı markaları kötü niyet ve benzerlik nedeniyle hükümsüz kılınmışken 2002/06790 sayılı marka açısından kötü niyetin ispat edilemediği gerekçesiyle kararın bozulmasının çelişki yarattığını, Mahkemece alınan 10.06.2014 tarihli raporun 20. sayfasında kötü niyet hususunun değerlendirildiğini, davalının devir aldığı 29. sınıfta tescilli olan "sultanahmet köftecisi" ibareli markayı marka tescil kapsamında olmayan 43. sınıfta kullanmakla yetinmeyip başka firmalara franchıse vermiş olup bozma ilamında “... davalının devraldığı tarihten itibaren markayı kullandığına dair reklam verdiği, faturalar ibraz ettiği 15.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde belirtilmiştir.” denilerek davalının haksız kullanımına bir markasal hak tanındığını, bu bakımdan da kötü niyetin gerçekleştiğinin açık olduğunu, davalının devamlı surette "sultanahmet köftecisi" ibaresini 43. sınıfta tescil ettirmeye çalıştığını ve yaptıkları itirazlar neticesi başvurularının reddedildiğini, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/227 E., 2016/179 K. sayılı kararı ile davalının eylemlerinin hak ihlali olduğuna karar verildiğini, davalının kullanılmayan markaları ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda dava konusu markaların kullanılmadığı ve kötü niyetli tescil edildiği yönünde görüş bildirildiğini, dava konusu markanın tescil edilirken de devir alınırken de kötü niyetli olunduğunu, davalının tescilinin 29. sınıfta olduğunu, 43. sınıfta tescili bulunmadığını, 43. sınıftaki kullanımlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, markanın tescil sırasında kötü niyetli olmadığı kabul edilse dahi 2009 yılında devir alındıktan sonra 43. sınıfta kullanılmaya başlanılmasıyla kötü niyetin ortaya çıktığını, dava konusu tüm markalar bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğunu, unvan terkini koşullarının da oluştuğunu, 2000/09030 sayılı markanın da tanınmış marka koşullarını sağladığına dair delillerin dosyada bulunduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili katılma yoluyla karar düzeltme dilekçesinde; 2006/19753, 2006/19752, 2006/30987 numaralı markalar yönünden kararın bozulması gerektiğini, müvekkiline ait marka görselleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının markasından farklı olduklarını, kendine özgü, ayırt edici marka olarak değerlendirilmesi gerektiğini, taraf markalarının karıştırılmayacağını, iltibas tehlikesi bulunmadığını, müvekkilinin söz konusu markalarının bozma ilamına konu 2002/06790 sayılı markadan kaynaklanan kazanılmış hakka sahip olduğunu, anılan markanın seri markaları mahiyetinde olduklarını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu 2002/06790 sayılı marka bakımından hükümsüzlük koşullarının ve sessiz kalma ile hak kaybının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.