11. Hukuk Dairesi 2024/510 E. , 2024/1129 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/685 Esas, 2023/1886 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/483 E., 2022/718 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, ihyası talep edilen EGT Enerji ve Gaz Teknolojileri Müh. Tic. Ltd. Şti.'nin münferiden yetkilisi iken anılan şirketin haberi olmadan sicilden terkin edildiğini, anılan şirketin davacı olduğu İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/167 E. numaralı dosyasıyla devam eden davası olduğunu, Mahkemenin 07.06.2022 tarihli ara kararı ile davayı açmak için mehil verildiğini, sözü edilen şirket açısından dava devam ettiğinden şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek EGT Enerji ve Gaz Teknolojileri Müh. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağından yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin hakkında açık dava dosyası bulunduğu esnada resen terkin prosedürünün işletildiği, terkin sürecine ilişkin dava dışı şirketin yöneticisine tebligat çıkartıldığının ispatlanamadığı, terkin işleminin hatalı ve geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 507186-0 sicil numarasında kayıtlı şirketin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/167 E. sayılı davası ve bu dava ilgili müteakip işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına, kararın tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yasal hasım olduklarını, kanuna uygun işlem tesis edildiğini, dava dışı şirketin münfesih olmamak adına gerekli yükümlülükleri yerine getirmediğini, şirket yetkilisine de ihtarın gönderildiğini, ayrıca ilanın yapıldığını, terkine konu edilen şirketler hakkında derdest dava veya takipleri takip edemeyeceklerini, resen terkinin usule uygun olmadığına ilişkin bir iddia bulunmadığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirket hakkında terkin esnasında açık dava dosyası bulunduğu, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu, şirketin terkin sürecine ilişkin şirket yetkilisine tebligat yapılmadığı, adresin tespit edilememesi halinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılan münfesih olma veya münfesih sayılma sebepleri arasında yer almadığı, terkin işleminin hem dayandığı sebep hem de izlenmesi gereken usul bakımından yasaya uygun olmadığı, vekalet ücretinin yargılama giderlerinden sayıldığı, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceğinin açıkça düzenlendiği, mahkemece bu yönde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin yapılan terkin işleminin usule uygun olduğuna, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ... dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, şirketin gayrifaal olma iradesi bulunduğu itirazını ekleyerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sicilden resen terkin edilen şirketin derdest dava bulunması sebebiyle tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!