11. Hukuk Dairesi 2024/470 E. , 2024/5579 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/486 D.İş, 2023/574 Karar
KARAR : Hakem kurulu kararının saklanması
SAYISI : 2023/İHK-32645
KARAR : İtirazın reddi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 05.02.2020 tarihinde Pegasus Hava Yollarına ait yolcu uçağının Sabiha Gökçen Havalimanına sert iniş yaptığını, pistten çıkıp toprak zemine girerek üç parçaya ayrıldığını, uçakta yolcu olarak bulunan müvekkilinin malul kaldığını, Dokuz Eylül Üniversitesine müracaat sonucu düzenlenen raporda müvekkilinin %15 oranında malul ve 30 gün geçici iş göremezliğe malul kaldığının belirlendiğini, güç kaybı tazminatı şartlarının oluştuğunu, davalı ... şirketinin başvurularına cevap vermediğini ileri sürerek şimdilik maluliyet ve güç/efor kaybı nedeniyle 4.900,00 TL maluliyet, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 844.216,43 TL’ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 2.292,86 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. arasında havacılık sorumluluk sigorta poliçesi aktedildiğini, uyuşmazlığın tahkim gibi hızlı ve kısa sürede sonuçlandırılması gereken bir yargılamaya uygunluk taşımadığını, savcılığın yürüttüğü soruşturmanın beklenmesi gerektiğini, kaza kırım raporuna göre sigortalı veya çalışanlarına kusur izafe edilemeyeceğini, uçağa yıldırım düşmesi nazara alındığında mücbir sebebin oluştuğunu, kazada tüm kişi, kurum ve kuruluşların kusur durumlarının tespitinin gerektiği halde henüz savcılığın soruşturmasının dahi tamamlanmadığını, bu soruşturma dosyasına sunulan raporlarda kazanın %70 oranına varan ağır kusurun üçüncü kişilerde olduğuna dair tespitlerin bulunduğunu, bir anda şiddeti artan ve yönü değişen rüzgarın da kazayı tetiklediğini, yine bilirkişi raporunda Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş.’nin (HEAŞ) kazada asli kusurlu bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıda bir maluliyet oluşmuşsa bunun oranının kesin suretle ortaya konulması gerektiğini, mevzuata göre bedensel zararla ilgili bir sorumluluk doğabileceği halde davacının bir bedensel zararının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 26.05.2023 tarihli, K-2023/155623 sayılı kararı ile davalı ile Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş. arasında 24.08.2019- 23.08.2020 vadeli havacılık sorumluluk sigorta poliçesi aktedildiği, 05.02.2020 tarihinde meydana gelen kazada başvuru sahibi yolcunun yaralandığı, psikolojik travmaya uğradığı, iç hatta gerçekleşen ... sebebiyle uyuşmazlığı 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu’nun (2920 sayılı Kanun) uygulanacağı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/26393 sayılı soruşturmasında alınan, uçak yüksek mühendisi, iş güvenliği uzmanı, inşaat yüksek mühendisi, kaptan pilot ve Türk Hava Yolları (THY) müfettişi bilirkişilerce hazırlanın 09.11.2020 tarihli raporda hava meydanı işletmesi ve kule çalışanlarına atfedilen kusurlarla birlikte sigortalı uçağın kaptan pilotu ve yardımcı pilotun da kazada ihmal ve kusurlu kabul edildiği, kaza kırım raporu da dikkate alınarak oluşturulan 09.05.2022 tarihli ek raporda kaptan pilot ve yardımcı pilota yine kusur atfedildiği, ayrık görüşlerin kusur oranı dağılımına ve diğer sorumluluların kusurlarına ilişkin olduğu, 2920 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesi uyarınca kazanın meydana gelmesinde sorumlu olmadığını ispatla yükümlü uçak işletenin sorumluluğunu üstlenen davalının bu yönde bir delil sunmadığı, teknik bilirkişilerin pilotlara atfedilen kusur hususunda ihtilaf ve tereddüt bulunmadığı, ceza mahkemesi sonucunun beklenmesine gerek görülmediği, başvurucunun tazminat talebini kusur oranına dayandırmadığı, zararın tazmini hakkının hem taşıma sözleşmesine aykırılık, hem de haksız fiilden doğduğu, tazminat hesabının müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince yapılması gerektiği, davacının malları için bir kısım ödeme yapan davalı sigortacının sorumluluğu kabul ettiği, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 11.11.2021 tarihli raporunda başvuru sahibinin uçağın gövdesinden çıkarıldığı kazadan sonra yaşadığı travma sonrası stres bozukluğuna bağlı şikayetlerine ve ilaçla tedavisine devam ettiğine dair tespite yer verildiği, %15 oranındaki sürekli maluliyet oranı ve 30 gün süreli geçici iş göremezliğinin karara esas alınabileceği, tazminatın genel hükümlere göre belirlenmesi için bilirkişiden rapor alındığı gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne, 2.292,86 TL geçici iş göremezlik ve 844.216,43 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere 846.509,29 TL tazminatın 08.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte muhatap sigorta şirketinden tahsili ile başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, bu karara davalı vekili tarafından süresi içinde itiraz edilmiştir.
IV. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihtilafın uçak kazası sebebiyle yolcu konumundaki başvurucunun yaralanması sebebiyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı isteminden kaynaklandığı, başvuranın müracaatına rağmen zararının giderilmediği, uyuşmazlığın tahkimde görülüp sonuçlanmasında yasal bir engel bulunmadığı, her ne kadar hakem heyetinin kararında kısmen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na (2918 sayılı Kanun) atıf varsa da bu durumun sonucu etkilemediği, karar içeriğinde somut olayın uçak kazasından kaynaklandığının ve uygulanacak mevzuatın hükümlerinin açıkça belirtildiği, 2920 sayılı Kanun’un 120 inci maddesinde yolunun ölümü veya herhangi bir cismani zarara uğraması halinde, bu zarara sebebiyet veren kaza hava aracında veya iniş veya biniş sırasında meydana geldiği taktirde taşıyıcının sorumlu olacağının düzenlendiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/26393 sayılı soruşturmasında alınan, uçak yüksek mühendisi, iş güvenliği uzmanı, inşaat yüksek mühendisi, kaptan pilot ve THY müfettişi bilirkişilerce hazırlanın 09.11.2020 tarihli raporda hava meydanı işletmesi ve kule çalışanlarına atfedilen kusurlarla birlikte sigortalı uçağın kaptan pilotu ve yardımcı pilotunda kazada ihmal ve kusurlu kabul edildiği, kaza kırım raporu da dikkate alınarak oluşturulan 09.05.2022 tarihli ek raporda kaptan pilot ve yardımcı pilota yine kusur atfedildiği, ayrık görüşlerin kusur oranı dağılımına ve diğer sorumluluların kusurlarına ilişkin olduğu, 2920 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesine göre kazanın meydana gelmesinde sorumlu olmadığını ispatla yükümlü sigortalı uçak işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketince bu yönde bir delil sunulmadığı, ek raporun sonuç kısmında kaptan pilota %20, yardımcı pilota %10 oranında kusur izafe edildiği, kazanın mücbir sebepten meydana gelmediğinin anlaşıldığı, pilotlar dışında HEAŞ otoritesine ve hava trafik kontrolörlerine toplamda %70 oranında kusur izafe edilmişse de pilotların da toplamda %30 oranında kusurlu bulundukları, kazanın sadece üçüncü kişilerin ağır kusurundan kaynaklandığının söylenemeyeceği, yaralanma ile kaza arasındaki illiyet bağının kesilmediği, sigortalının işletenliği yanı sıra adam çalıştıran olarak sorumlu tutulacağı, sigortalı, pilotlar ve kusurlu diğer sorumlular arasında müşterek ve müteselsil sorumluluk bulunduğu, davacının kaza ve yaralanmada dahlinin olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi gereği hukuk hakimi, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurun değerlendirilmesi ve zararın belirlenmesi hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve beraat kararıyla bağlı olmadığından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan rapor ve ek raporun kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun görüldüğü, bu raporlara itibar edilmesi ve ceza davasının beklenmemesi gerektiği kanısına varıldığı, başvuranın tazminat talebini kusur oranına dayandırmaması nedeniyle zararın tazmini hakkının hem taşıma sözleşmesine aykırılık hem de haksız fiilden doğduğu dikkate alınarak tazminat hesabının müteselsil sorumluluk hükümleri uyarınca yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği, somut olayda 6098 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği müteselsil sorumluluğun Kanun’dan doğduğu, tazminatın kendi payından fazlasını ödeyenin halef sıfatıyla diğer müteselsil sorumlulara rücu edebileceği, başvuranın sunduğu maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiği, maluliyete dayanak sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 11.11.2021 tarihli raporunda incelenen tıbbi kayıtlara göre başvuranın 05.02.2020 tarihinde geçirdiği uçak kazasına bağlı olarak travma sonrası stres bozukluğu geliştiği, kısmen iyileştiği, özürlülük oranının %40, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının %15, geçici iş göremezlik süresinin 30 gün olduğu hususlarının belirtildiği, raporun denetime ve hükme elverişli bulunduğu, karara esas alınabileceği, tazminat hesabının mevzuata ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun yapıldığı, başvuranın gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunun iddia ve ispat edilemediği, en az asgari ücret düzeyinde geliri olduğunun kabulü ile tazminat hesabında isabetsizliğe rastlanmadığı, hakem heyeti kararında davalının yaptığı telefon ve bilgisayar ödemesi dışında da bir çok gerekçeye yer verildiği gerekçesiyle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın oy çokluğuyla verilmesinin itirazlarının yerindeliğini gösterdiğini, karşı oyun savunmaları doğruladığını, uyuşmazlığın tahkim gibi hızlı ve kısa sürede sonuçlandırılması gereken bir yargılamada çözülemeyecek derecede kapsamlı olduğunu, 4 ay gibi kısa bir sürede 2918 sayılı Kanun’a atıfla karar verildiğini, daha önceden aynı olaydan kaynaklı tahkim başvurularında işten el çekildiğini, hakem heyetinin dosyayı hızlı sonuçlandırmak adına maluliyet oranına, bu orana istinaden yapılan hesaplamaya itirazları karşılamadığını, savunma hakkının kısıtlandığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesinin maluliyet raporunun muteberlik taşımadığını, travma sonrası stres bozukluğuna dayalı %15 oranındaki maluliyetin kalıcılığına ya da tedavi edilemeyeceğine dair değerlendirmenin hataya dayandığını, Adli Tıp Kurumundan güncel rapor alınması gerektiğini, davacının bir gelirinin varlığının dahi belirlenmediğini, iş göremezlik zararına hükmedilemeyeceğini, rapor tarihindeki değil geçmiş dönemdeki asgari ücret tutarının dikkate alınabileceğini, soruşturma dosyasına sunulan raporun uçak, pilotlar yönünden eksiklik bulunmadığını gösterdiğini, kazadan hemen önce bir anda şiddeti artan, yönü değişen rüzgarın kazayı tetiklediğinin raporda işaret edildiğini, hava trafik kontrolörlerine kusur izafe edildiğini, üçüncü kişinin ağır kusurunun sigortalı ile kaza arasındaki illiyet bağını kestiğini, anılan bilirkişi raporunda HEAŞ otoritesinin asli kusurlu bulunup sigortalı eksik işine ya da ihmaline dair bir tespite yer verilmediğini, kaptan pilotun son manevrası sayesinde daha korkunç ve büyük bir felaketin önüne geçildiğinin ifade edildiğini, mücbir sebebin de bulunduğunu, sigortalı dışındaki kişi ve kurumlara verilen %70 kusurun üçüncü kişinin ağır kusuru niteliği taşıdığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte pilotlara %30 kusur atfedildiği halde müvekkilinin tüm zarardan sorumlu tutulamayacağını, her sigorta ilişkisinin ... yapısı gereği müvekkilinin yalnızca sigortalısının kusurunun tazmini konusunda garantör olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılamanın tahkime elverişli olup olmadığı, savcılık soruşturmasının beklenmesinin gerekip gerekmediği, kazanın mücbir sebep kapsamında kalıp kalmadığı, davalı şirketin sigortalısının kusurlu olup olmadığı, davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi.
2.6098 sayılı Kanun'un 54, 62 nci maddeleri.
3.2920 sayılı Kanun'un 120, 123 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!