11. Hukuk Dairesi 2024/424 E. , 2024/1823 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/697 Esas, 2023/813 Karar
DAVALILAR : 1....
2....
3....
4....
5.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Direnme
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında 09.04.2018 tarihli Anonim Şirket Hisse Devri ve Gayrimenkul Satış Vaadi başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca davalıların inşaat işlerinin yürütülmesi için gerekli vekâletnameyi davacıya vermediğini, davalıların 24.07.2018 tarihli ihtarname ile vekâletnameyi çıkartıp vermeye ve hisse devrini yapmaya hazır olduklarını bildirdiklerini, müvekkilinin sözleşmeyi feshederek 06.08.2018 tarihli ihtarname ile sözleşme uyarınca verilen 500.000,00 TL'yi davalılardan geri istediğini, davalıların paranın geri verilmeyeceğini bildirdiğini ileri sürerek, davalıların yedlerinde tuttuğunu bildirdiği dava konusu 500.000,00 TL'nin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşme ile taraflar arasında davalıların hissedarı oldukları Hesapçıoğlu Otom. Pet. Tur. Taş. A.Ş.'nin kısmi bölünmesi yolu ile oluşturulacak yeni şirketin hisselerinin davacıya devrine ilişkin hükümlerin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, davacı tarafından sözleşmenin haksız ve usulsüz olarak feshedildiğini, bu nedenle davacının sözleşmede kararlaştırılan 250.000,00 TL cezai şartı ödemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.09.2019 tarih, 2018/645 E. ve 2019/562 K. sayılı kararıyla; taraflar arasındaki sözleşmede, çıkartılacak vekâletnamenin içeriğinin taraflarca belirleneceği yazılı olmasına rağmen davacının bu hususta satıcıları sözleşmenin içeriğini belirlemek suretiyle herhangi bir şekilde temerrüde düşürmediği, davalı satıcıların sözleşmede belirtilen tüm edimlerini yerine getirmelerine rağmen davacının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği, davalıların sözleşmenin geçerliliğine güvenerek kendi edimlerini yerine getirmek için toplam 20.576,35 TL masraf yaptıkları, dolayısıyla oluşan bu menfi zarara davalıların savunması dikkate alınarak sözleşmeyi haksız yere fesheden davacının katlanması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı tarafından haksız feshedildiği gerekçesiyle, davacı tarafından yapılan 500.000,00 TL ödemeden bu miktarın mahsubu ile bakiye 479.423,65 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2021 tarih, 2020/583 E. ve 2021/1284 K. sayılı kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2023 tarih, 2021/7809 E. ve 2023/1812 K. sayılı kararıyla Mahkemece davacının sözleşmeyi haksız feshettiği tespit edilmiş olup, davalı tarafın cezai şart konusunda cevap dilekçesindeki isteminin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 143 üncü maddesi kapsamında takas mahsup çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken hatalı şekilde 250.000,00 TL bakımından dava açmakta davacıların muhtariyetine dair hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin 6098 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesi kapsamında açıkça takas mahsup talebi içermeyen cevap dilekçesinin açıklattırılması ile davalılar vekilinin cezai şart alacağı için daha sonra dava açılacağı hususunda irade beyanında bulunduğu, mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında yapılan 09.04.2018 tarihli "Anonim Şirket Hisse Devir ve Satın Alma Taahhüdüne İlişkin Sözleşme"nin davacı yanca haksız olarak fesh edildiğinin tespiti ile davalıların sözleşmenin ifası amacıyla yaptıkları 20.576,35 TL masrafın mahsubu neticesi bakiye 479.423,65 TL 'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, faiz talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerinin sözleşme uyarınca üstlendikleri yükümlülüklerin tamamını yerine getirdiğini, sözleşmenin davacı tarafça haksız olarak feshedildiğini, müvekkillerinin munzam zararlarının oluştuğunu, ayrıca sözleşme uyarınca cezai şart alacaklarının da doğduğunu, ödemenin Kemal Hesapçıoğlu'nun banka hesabına yapıldığını, diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle sözleşme gereğince ödenen bedelin talep edilip edilemeyeceği hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 143 ncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!