WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/358 E.  ,  2024/1049 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2333 Esas, 2023/2017 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Direnme
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 21.06.2023 tarih, 2022/498 E. ve 2023/3940 K sayılı kararı ile bozulmuştur.

Dairemiz bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yapılan incelemede;

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından dava dışı Mardin Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü aleyhine Mardin İcra Müdürlüğünde başlatılan icra takip dosyasından müvekkili bankaya 1 ... ve 2 nci haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, müvekkili bankanın süresi içinde haciz ihbarnamelerine cevap verdiğini ve itiraz edildiğini, ancak itirazlara rağmen ilgili icra dosyasından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı kanun) 89 uncu madde hükmüne aykırı olarak 21.06.2019 tarihli üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, haciz ihbarnamelerine karşı Mardin İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna gidildiğini, akabinde menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu dava şartı olan arabuluculuk yoluna 08.07.2019 tarihinde başvuru yapıldığını ancak sonuç alınamadığını, davalı tarafından hukuka aykırı olarak gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle işbu menfi tespit davasını açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek icra müdürlüğü dosyasından gönderilen haciz ihbarnamelerine konu olan borca ilişkin müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının 1 ... ve 2 nci haciz ihbarnamelerine cevap verilmesine rağmen icra müdürlüğü tarafından gönderilmemesi gereken üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesi iddiasına karşın memur muamelesinden kaynaklanan şikayet yoluna başvurulması gerekirken huzurdaki davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını, nitekim davalı tarafın 3 üncü haciz ihbarnamesinin iptali için Mardin İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna gittiğini, öte yandan haciz ihbarnamelerine cevap verildiğine dair icra dosyasında herhangi bir belge bulunmadığını, davanın kabulü halinde dahi müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2020 tarih ve 2019/581 E., 2020/25 K. sayılı kararıyla dava konusunun icra dosyasından davacı bankaya gönderilen 1 ... ve 2 nci haciz ihbarnamelerinden dolayı davacı bankanın borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, söz konusu haciz ihbarnamelerinin Mardin İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/120 E. sayılı dosyasında iptaline karar verildiği, bu nedenle davanın konusunun kalmadığı, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekeceği, davacının davayı açtığı tarihte davayı açmakta haklı olduğu, davacı tarafın icra dosyasındaki haciz ihbarnamelerine süresinde içinde itiraz ettiği, davalı tarafın söz konusu haciz ihbarnamelerine itiraz edilmesine rağmen davacıya 3 üncü haciz ihbarnamesinin gönderilmesini icra dosyasından talep ettiği, davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.11.2021 tarih ve 2020/594 E., 2021/1699 K. sayısı kararı ile icra müdürlüğü dosyasında üçüncü haciz ihbarnamesinin davacı bankaya 29.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacının menfi tespit davasını 24.07.2019 tarihinde açtığı, bu haliyle 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 15 günlük hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 21.06.2023 tarih ve 2022/498 E. ve 2023/3940 K. sayılı kararıyla menfi tespit davasının konusunun, para alacağına ilişkin olması nedeniyle zorunlu arabuluculuğa tabi olduğundan eldeki davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa (6102 sayılı Kanun) eklenen, 28.03.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun'un 31 ... maddesi ile değişiklikten önceki haliyle dava tarihi itibarıyla uygulanması gereken 5/A maddesi gereğince ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu madddesine istinaden açılan menfi tespit davasında arabuluculuğun dava şartı olarak öngörülmediği, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesinde düzenlenen arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü sürelerin işlemeyeceğine dair hükmün somut olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile 25.11.2021 tarih ve 2020/594 E., 2021/1699 K. sayılı kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle bu kararda direnilmesine, davacı tarafından davalı aleyhine açılmış bulunan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; menfi tespit davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi olup olmadığı hususunda doktrinde ve yargı kararlarında bir uygulama birliğinin olmadığını, bu sürecin ... bir müddet devam etmesine müteakip kanun koyucunun duruma açıklık getirdiğini, bu anlamda müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebep olacak şekilde Bölge Adliye Mahkemesi kararının kabul edilemez olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit davasında arabulucuya başvurmanın dava şartı olarak kabul edilip edilmeyeceği hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 6325 sayılı Kanun'un 16 ve 18/A maddeleri

3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca kendisine birinci haciz ihbarnamesi gönderilen üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz etmezse, malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname gönderilir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı ... zorlanacağı bildirilir. Maddede belirtilen süreler hak düşürücü süredir. Dava konusu somut olayda, davalıya gönderilen üçüncü haciz ihtarnamesi 21.06.2019 tebliğ edilmiş olup, anılan tarihte menfi tespit davaları zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmadığından yapılan başvuru işleyen süreleri durdurmayacaktır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.