WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/354 E.  ,  2024/3189 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/238 Esas, 2022/226 Karar
HÜKÜM : Asıl davada Belediye yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket yönünden davanın reddine; birleşen davanın kabulüne

Taraflar arasındaki alacak davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davada Belediye yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davalı şirket yönünden davanın reddine; birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; davacının davalı ...’nın iştiraki olan diğer davalı şirketin davalı belediyeye ait 2 ayrı kadın bakımevi ve gündüz bakımevi için malzeme talebinde bulunduğunu, malzemelerin bedeli olan 30.12.2008 tarihli 141.600,00 TL’lik faturanın düzenlenip davalı şirkete teslim edildiğini, malzemelerinde ilgili yerlere 16.06.2008 tarihinde teslim edildiğini, teslim edilen fatura bedelinin ödenmediğini belirterek fatura bedelinin teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müşterek tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili; davalının 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna (4734 sayılı Kanun) tabi olduğunu, davalı ile davacı arasında, açılan davaya dayanak gösterilen herhangi bir sözleşme ya da ihale bulunmadığını, faturanın davalı adına düzenlenmediğini, iddia edildiği gibi, malzeme alımını yapan davalı şirketin davalı ... iştiraki ile kurulmuş bir şirket olsa dahi ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, davalı belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça bildirilen tanıkların, davalı ... çalışanı olmadıklarını, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davacı tarafın avans faizi isteminin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Asıl davada davalı ... İmar Belde Gereksinimleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili; davalı ile davacı taraf arasında bir sözleşme bulunmadığını, davacı tarafça davaya dayanak yapılan faturanın davalı şirkete teslim edilmediğini, davacı tarafça bildirilen tanıkların davalı çalışanı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
1.Mahkemece 10.03.2016 tarih, 2012/589 E. ve 2016/88 K. sayılı kararı davanın davalı ... yönünden husumutten reddine, diğer davalı şirket yönünden davanın kabulü ile dava tarihinden itibaren yasal faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı vekili ile davalı şirket vekillerince temyiz edilmiştir.

2. Dairemizin 10.03.2021 tarih, 2020/4962 E., 2021/2262 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, tarafların tacir oldukları gözetilerek dava tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru olmadığına; davalı şirketin temyizine gelince, davaya konu fatura konusu malların teslim edildiği birimlerin (kadın konuk evi ve gündüz bakımevi) teslim tarihi itibariyle Çankaya Belediyesi’nin hangi iştiraki tarafından işletildiği araştırılmadan ve ayrıca davalı şirket defterleri üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davaya dayanak yapılan faturalardaki malzemelerin Çankaya Belediyesi tarafından işletilen Kadın Konukevi ve Gündüz Bakımevine teslim edildiği, malzemelerin ... tarafından hizmet alımı sözleşmeleri gereğince değişik firmalarda çalışan işçiler tarafından teslim alındığı, her ne kadar davalı vekili kesin hüküm ve zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de, mahkememizce Yargıtay bozma ilamından önce davacı tarafın ... hakkında açmış olduğu davanın usulen reddine karar verildiği, bu durumda kesin hüküm şartlarının oluşmadığı, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan çok önce 14.11.2012 tarihinde davanın açıldığı, mahkemenin asıl dosyasında davalı ... Başkanlığının, mahkemenin asıl dosyası üzerinden açılan davanın yargılama sürecinde, davaya dayanak faturadaki malzemelerin teslim edildiği Kadın Konukevi ve Gündüz Bakımevinin kim tarafından işletildiği, faturada belirtilen malzemeleri teslim alan görevlilerin hangi iştirak ya da taşeron nezdinde çalıştıklarını usulen mahkemeye bildirilmediği, her ne kadar davacı tarafça, dava konusu alacağa avans faizi işletilmesi talebinde bulunulmuş ise de davalı ...'nın tacir olmadığı, bunun dışında faturanın Çankaya İmar Proje İnşaat Madencilik Belde Gereksinimleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlendiği gerekçesiyle davacı tarafın mahkemenin asıl davada davalı ... aleyhine açılmış olan davanın husumet yönünden reddine ilişkin olarak verilen karar kesinleşmiş olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... İmar Belde Gereksinimleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine açmış olduğu davanın reddine; birleşen davanın kabulü ile davacı tarafın talep etmiş olduğu 141.600,00 TL miktarın, ilk dava tarihi olan 14.11.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunu'nun (3095 sayılı Kanun) 1 inci maddesi gereğince işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 02.10.2023 tarihli ve 2022/5413 E., 2023/5489 K. sayılı kararıyla, asıl davada davalı ... Belediyesi Başkanlığı yönünden yukarıda belirtilen Dairemizin bozma ilamının (1) numaralı bendi gereğince Mahkemece verilen husumetten ret kararının kesinleştiği, kesinleşen bu hüküm karşısında tarafları ve konusu aynı olan birleşen dava yönünden kesin hüküm dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, birleşen dava hükmünün bozulması karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; karar düzeltme dilekçesinde özetle; bozma sonrası yapılan araştırma ile konukevi ve gündüz bakımevinin davalı ... tarafından işletildiğinin tespit edildiğini, birleşen davadaki gerekçe ve olgular ile asıl davadaki savunmanın farklılık gösterdiğini, maddi anlamda kesin hükmün söz konusu olmayacağını, şekli anlamdaki kesin hükmün yeni dava açılmasına engel olmayacağını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faturadan kaynaklı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.