11. Hukuk Dairesi 2024/334 E. , 2024/4238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/25 Esas, 2023/197 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı banka tarafından davacı aleyhine Denizli 5.İcra Müdürlüğünün 2012/7583 sayılı dosyası ile 20.01.2012 tanzim 20.07.2012 vadeli 72.500,00 TL bedelli ve Denizli 5.İcra Müdürlüğünün 2012/7578 sayılı dosyası ile 24.10.2011 tanzim 17.05.2012 vadeli 32.600,00 TL bedelli senetlere istinaden icra takibi yapıldığını, icra takip dosyalarında davacıya ait olmayan bir adrese tebligat yapıldığı için davacının icra takiplerinden sonradan haberdar olduğunu, davacının ödeme emrinin tebliğ edildiği ''......'' isimli şahsı tanımadığını, senet üzerinde yazılı bulunan adresin de davacıya ait olmadığını, takip dayanağı olan senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olmadığını, senetler üzerinde lehtar olarak bulunan diğer davalı ...ile davacının hiçbir ilişkisinin mevcut olmadığını, müvekkilinin senetler nedeniyle borçlu olmadığını ileri sürerek davacının takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; davaya konu icra takiplerine konu senetler hakkında daha önce açılmış ve halen görülmekte olan imzaya itiraz davası sebebiyle derdestlik itirazında bulunduklarını, davacıya tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığını, davaya konu senetlerin davalı bankaya cirolanarak verildiğini, senetler üzerindeki yazıların davacıya ait olmadığına ilişkin iddiaların hukuken dinlenilemez nitelikte olduğunu, davalı banka tarafından bu hususun bilinemeyeceği gibi bankanın böyle bir araştırma yükümlülüğünün de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... Demir San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 03.06.2016 tarih, 2015/623 E. ve 2016/545 K. sayılı kararı ile davanın sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davası olduğu, Denizli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/180 E. sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporları ve İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı kriminal raporu ile davaya konu senetlerdeki keşideci imzasının davacıya ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı Ziraat Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 25.06.2018 tarih, 2016/18495 E. ve 2018/3528 K. sayılı kararıyla icra hukuk mahkemesinin dar yetkili olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkemede kesin delil olarak kabul edilemeyeceğinden, bu bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilemeyeceği, mahkemece davacı yanın senet üzerindeki imzaya itirazı üzerinde durulup senetteki imzasıyla ilgili olarak imza incelemesi yaptırılıp bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davası olup, davaya konu her iki senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı hususunun Aydın Jandarma Kriminal Laborotuvarı Amirliğinin 16.12.2022 tarihli raporu ile belirlendiği, neticeten davacının davaya konu senetlerdeki keşideci imzasının kendisine ait olmaması nedeni ile senetlerden dolayı davalılara borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Banka vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatının reddi yönünden temyiz itirazları bulunmadığını, ancak yeterli araştırma yapılmadan ve itiraz edilen bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, halbuki imzaların davacı eli ürünü olup olmadığının kesin olarak tespitinin ATK'dan alınacak rapor ile tespit edilebileceğini, aynı takip ile ilgili itirazın iptali davası nedeniyle derdestlik itirazlarının nazara alınmadığını, müvekkilinin senet üzerinde imza incelemesi yapması beklenemeyeceğinden kusuru bulunmadığını, aksine mağdur olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu senetler üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı, sahtecilik iddiasına dayalı olarak davacının senetler nedeniyle borçlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Banka vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!