WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/331 E.  ,  2024/1877 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/47 Esas, 2022/377 Karar
DAVACILAR : 1.Mozaik Design ve Dekorasyon San. Tic. Ltd. Şti.
2.... vekilleri Avukat ...
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ile davalının, davacı şirketin ortağı olduklarını, davacı ... ile davalının boşandıklarını, boşanma protokolüne göre davalının davacı şirketin %49,50 oranında hissedarı olduğunu, daha sonra müvekkili ... Erturan'ın davalının hisselerini satın almak üzere adi yazılı şekilde hisse devri ön protokolü imzaladıklarını, bu protokole göre Muğla İli, Bodrum İlçesi Türkbükü Mevkiinde bulunan iki adet taşınmazın, davalıya satış gösterilerek devredildiğini, taşınmazların bedelinin gösterilen satış bedelinden daha yüksek olduğunu, sözleşmede öngörülen diğer edimlerin her iki tarafça da yerine getirilmediğini, sözleşmenin ön sözleşme aşamasında kaldığını, davalının sözleşmeyi feshettiğini ve sözleşme gereği, devri yapılan taşınmazın cayma tazminatı olarak kendisinde kalacağını bildirdiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 11 ... maddesinin ikinci fıkrası ve 22 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 520 nci maddesinin beşinci fıkrası gereği hisse devri ön protokolünün, hisse devri, taşınmaz devri ve cayma tazminatına ilişkin hükümlerinin geçersiz olduğunu, davacı şirketin sözleşmenin tarafı olmadığını, taraf olsa bile bahse konu mevzuta ilişkin hükümlerden dolayı bu devirlerin şirket için de hükümsüz olduğunu, gayrimenkul nakline ilişkin satış işleminin şekil yönünden de geçersiz olduğunu , muvazaalı işlemin söz konusu olduğunu, zira davacı şirket adına kayıtlı taşınmazın bedelinin davacı şirkete ödenmediğini, davacı şirketin de gerçekte taşınmazı davalıya satmadığını, bu konuda ortaklar kurulu kararı alınmışsa da onun da geçersiz olduğunu, müvekkili ile davalının asıl amacının aralarındaki hisse devir protokolündeki hisse devir bedeline mahsuben taşınmazın devrini gerçekleştirmekken işlemin davacı şirketin taşınmazı satışı şeklinde gösterildiğini, taşınmazların değerinin düşük gösterildiğini iddia ederek dava konusu iki adet taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tesciline, bu mümkün olmazsa, belirlenecek değerlerinin davalıdan tahsili ile bedelinin davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ve davacı ...'ın davacı şirketin, müvekkiline ait olan hisselerinin davacı ...'a satışı üzerinde anlaşmaya vardıklarını, taraflar arasındaki ilişkinin müşahhaslığı nedeniyle bu 01.06.2012 tarihli ön protokolün hisse devir sözleşmesi olmaktan çıkarak karşılıklı birden çok ilişkinin düzenlendiği bir ... haline geldiğini, varılan prensip anlaşmasının bağlayıcılığı olması adına şirket ortaklar genel kurul kararının da alındığını ve gayrimenkulün davacı ...'ın rızası ve iradesi ile davacı şirketten davalıya satışının tapu önünde gerçekleştiğini, sözleşmedeki diğer edimlerin yerine getirilmediğini ve hisse devrinin gerçekleşmediğini ancak sözleşmede yer ... hüküm gereği taşınmazın cayma bedeli olarak müvekkili uhdesinde kalması gerektiğini, davada talep edilen tüm menfaat davacı şirket üzerinde olduğundan davacı ...'ın taleple bir bağlantısının olmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerinde ayni hakkı bulunmayan ... Yaman'ın aktif husumet ehliyetinin olmadığını, sözleşmede imzasının olmasının tapu iptal tescil davası bakımından sıfatının olacağı anlamına gelmeyeceğini, şekil şartlarına uygun olmadığı ileri sürülen sözleşmenin taraflarından hiçbirinin hisse devrine ilişkin talepte bulunamayacağını, ancak somut olayda durumun farklı olduğunu, aile şirketi olunması sebebiyle aslında ... kişilere ait olan mal varlığı değerlerinin şirket üzerine alındığını, bu sebeple tarafların hisse devri ile birlikte aslında aralarında şirket vasıtası ile ... malvarlığı ilişkisinin de tasfiyesine gidildiğini, ifa edilmiş bir edimin sonradan şekil şartı noksanlığı ile geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların doğrudan hisse devir bedelinin karşılığı bir değer olmadığını, hisse devir bedelinin davacı tarafından ödenmediğini, tarafların iradesiyle gerçekleşmişbir işlemle ilgili olarak muvazaa iddialarının ileri sürülemeyeceğini savunarak davacı ... yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacı yönünden esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davaya dayanak yapılan hisse devir ön protokolünün 6762 sayılı Kanun'un 520 nci maddesinin son fıkrası hükmüne uygun şekilde düzenlenmediği, geçerli olmayan sözleşmeler ile bir kısım edimlerde bulunulmuş ise verilenlerin 818 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenebileceği, bu bağlamda davacı ... ile davalı arasında akdedilen hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespiti ile -kararda detayları belirtilen- dava konusu iki adet taşınmazın tapularının iptalleri ile davacı şirket adına tapuya ayrı ayrı tescillerine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 16.10.2023 tarihli, 2022/6343 E. ve 2023/5888 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 12 nci maddesi uyarınca davaya bakmaya taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın şirket ortakları arasında olduğu gerekçesiyle İstanbul'da görüleceğine dair daha evvel verilen kararın hatalı olduğunu, davacı tarafın kötü niyetinin göz ardı edildiğini, zira sözleşmeyi imzalayan, davalının eski eşi davacı şirket yönetim kurulu başkanının kendi imzasını ve şirketin almış olduğu kararı inkar ettiğini, dava konusu taşınmazların davalıya satışı hususunda ortaklar kurulu kararı alındığını, noterden tescil edilen bu karar uyarınca yapılan davaya konu devir işleminin 6762 sayılı Kanun'un 520 maddesi kapsamında geçersiz sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bu kararın ve ortaklar kurulu karar defterinin hangi noterden ne zaman tescil edildiği araştırılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacı ...'ın kurul kararında almış olduğu kararın hilafına talepte bulunduğunu, ortaklar kurulu kararı ile ilgili olarak açılmış bir dava olmadığını, devir bedelinin düşük gösterildiği iddiasının doğru olmadığını, kimsenin kendi muvazaasına dayanarak hak talep edemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı şirkete ait taşınmazların, şirket müdürü tarafından, şirketin ortağı davalıya düşük bedelle, muvazaalı şekilde, resmi şekle uyulmadan, geçersiz bir hisse devir sözleşmesine istinaden satıldığı iddiası ile taşınmazların tapu kaydının iptali ve davacı şirket adına tescili, bunun mümkün olmaması hâlinde belirlenecek değerlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.