11. Hukuk Dairesi 2024/2587 E. , 2024/4510 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/936 Esas, 2021/964 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/738 E., 2018/801 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in Ordu ilinde kuyumcu dükkanı çalıştırdığını, kendisi davalı ... şirketi ile çalışmakta olup aralarındaki ticari ilişki sonucu 40.000,00 TL bakiye borcu kalmasına karşılık 160.000,00 TL'lik mal alındığına dair irsaliye imzalattırılarak bu tutara ilişkin baskı ile senet tanzim ettirildiğini, tanzim edilen senedin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4048 Esas sayılı takip dosyası ile takibe konulduğunu, yine davacı ... adına kayıtlı taşınmazın davalı ...'e verilen vekaletname yoluyla satıldığını, satımdan önce de 3. kişiye ipotek edildiği, bunun dışında davalıların şahsi hesaplarına para yatırılarak anılan borcun ödendiğini, takip konusu senedin malen kaydı içerdiğini ve herhangi bir mal teslimi yapılmadığını ileri sürerek terditli olarak borçlu olunmadığının tespiti ile davalıların hesaplarının tetkiki, yapılan ödemelerin tespiti ve fazla ödemenin ödeme tarihi itibariyle uygulanacak en yüksek ticari reeskont faizi ile istirdadına ve takibin iptaline; ispat edilemediği taktirde ödemelerin gayrimenkul de dahil edilerek tespitine ve borçlu olmadığının tespitine, fazla ödemenin ödeme tarihi itibariyle uygulanacak en yüksek ticari reeskont faizi ile istirdadına, takibin iptaline; ispat edilemediği taktirde gayrimenkul satışının işbu senet karşılığı yapıldığı ve ödeme nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ve takibin iptaline; ispat edilemediği taktirde gayrimenkulün devrinin iptali ile müvekkili adına tescilini veya satış tarihi itibariyle rayiç bedelinin tespiti ile satış tarihi itibariyle en yüksek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı olan hususlar dikkate alındığında zamanaşımının gerçekleştiğini, zorunlu dava arkadaşlığı şartlarının diğer davalı bakımından oluşmadığını, davalı ...'ın ... çalışanı dahi olmadığını, davalılardan ...'in ... çalışanı olduğunu, fakat ... 'tan 02.11.2009 tarihinde ayrıldığını, davacı ...'ın şirkete olan borçlarını ödeyemediğini, bahsedildiği gibi baskı ve zorlamanın gerçek olmadığını, ev satımının yine bu borç ilişkisi kapsamında davacıların izni ve onayıyla yapıldığını, en az 95.000,00 TL şirket alacağının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; ...'da bir süre çalıştığını, 2009 yılında ayrıldığını, davanın zamanaşımı süresinin dolduğunu, diğer davalılar ...'a veya annesine bir haksızlık yapmadığını, çalıştığı dönemden satış ve borç ilişkisinin bilindiğini, bu borca karşılık evlerinin satıldığını, hala ...'ın borçlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile baskı yoluyla senet düzenlendiği iddiasının kanıtlanamadığı, konuya ilişkin savcılık soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığı, gayrimenkul satışının davalı defterlerine de yansıtıldığı, davalı ...'a yapılan ödemelerin davalı şirketin defterinde kayıtlı olmadığı, bunların senede ilişkin olduğunun ispatlanamadığı, diğer davalı ...'e yapılan bir ödemenin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacı tarafın İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4048 E. Sayılı icra dosyası ve dosyaya konu senet nedeni ile 139.035,32 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; borca konu faturanın kanuni şekil şartlarını taşımadığını, 2010 tarihinde de çeşitli ödemeler yapıldığını, davalı şirketin aldığı ödeme ve taşınmaz satışını kendilerine bildirmediklerini, davalı ...'a yapılan ödemelerin de dikkate alınması gerektiğini, esasen taşınmazın daha yüksek rayiç bedele sahip olduğunu, düşük bedelle satarak zarara uğrattıklarını, 70.000,00 TL (110.000,00-40.000,00 TL) +31.491.26 TL (önceki tarihli ödemeler) = 101.491,26 TL alacaklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıların borcundan mahsup edilen ödemelerin borç tarihinden çok önce olduğunu, davacı ...'ın 50.000,00 TL mevcut borcu bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu bonunun dava konusu faturaya ilişkin düzenlendiği, davacıların anılan ilişki çerçevesinde sevk irsaliyesi imzalayıp ipotek verdikleri, faturadan doğan borçtan sorumlu oldukları, ilk derece mahkemesince hesaba alınan ödemelerin borç tarihinden önce olduğu, davalı ...'a yapılan ödemelerin davalı şirket defterinde kayıtlı olmadığı, anılan ödemelerin dava konusu borca ilişkin olduğunun ispatlanamadığı, gayrimenkul satışının davalı defterinde ödeme olarak göründüğü, fazla ödeme bulunsaydı dahi bunun sorumluluğunun davalı şirkette olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın davalı ... ve ... bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, davalı şirket bakımından davanın kısmen kabulüne davacı tarafın İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5182 (Eski Esas: 2011/4048) Esas sayılı icra dosyasında yürütülen takip ve bu takibe konu bono nedeni ile 110.000,00 TL'lik kısım yönünden davalı ... İth. İhr. San. ve Tic. A.Ş.'ye borçlu olmadığnın tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... açısından istinaf taleplerinin bulunmadığını ancak buna rağmen bu davalı açısından yeniden hüküm kurulduğunu, yapılan ev satışının mevcut borçlardan düşüldüğünü, davalı ...'a yapılan ödemelerin nedeninin tespit edilemediğini, hala bakiye 50.000,00 TL borcu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve yapılan fazla ödemenin istirdatı davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olupe davacılar ve davalı şirket vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!