11. Hukuk Dairesi 2024/2467 E. , 2024/3836 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/219 Esas, 2024/265 Karar
BİRLEŞEN DAVA İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/406 E., 2023/955 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkili tarafından ... Turizm Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 28. İş Mahkemesi'nin 2017/280 E. sayılı dosyasından açılan alacak istemli davanın yargılama sırasında, şirketin sicilden tasfiye ile terkin edildiğini, davaya devam edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini ileri sürerek ... Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını savunarak müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Tasfiye Halinde ... Turizm Tic. Ltd. Şti.'nin temizlik hizmeti veren bir şirket olup 2016 yılı itibari ile tüm projelerinin sona erdiğini, müvekkili şirketin çalışma alanının kalmaması üzerine şirketin tasfiyesine karar verildiğini ve 06.09.2016 tarihinde tasfiye sürecine girildiğini, tasfiye sürecinin usulüne göre tamamlanmış olup şirketin tasfiye edildiğini, davanın zaman aşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep olunan şirketin tasfiye sonu terkin olduğu belirlenmekle, Mahkemelerince davacı vekiline, terkin edilmiş şirkertin tasfiye memuruna husumet yöneltilerek birleştirme talepli dava açılması için süre verildiği, verilen süre içinde birleşen davanın açıldığı, ihyası istenen şirketin 28.02.2019 tarihinde tasfiye sonu terkinine karar verildiği, birleşen dosya davalısı ...'un tasfiye memuru olduğunun belirlendiği, İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2017/280 E. sayılı dosyasında ihyası istenen şirkete yönelik işçi alacaklarının tahsili istemiyle dava açılmış olduğu, terkin nedeniyle dosyanın istinaf incelemesinde, geri çevrilmesine dair karar verildiği, İstanbul 28. İş Mahkemesinin 2017/280 E. sayılı dosyasının sürdürülmesi ve infazı yönünden ek tasfiye işlemlerinin yapılması Mahkemelerince zorunlu görülmekle Tasfiye Halinde ... Turizm Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, birleşen dosya davalısının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye sürecinin usulüne göre tamamlanmış olup şirketin tasfiye edildiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin tasfiye memuru olduğu şirketin 2016 yılında alacaklılar toplantılarını yapmak suretiyle tasfiye edildiğini, tasfiye memuru olarak atanan müvekkilinin görev süresi belirli olmamakla birlikte müvekkili emekli olduğundan şirketin tasfiye memurluğu görevini ücret almaksızın yerine getirmesinin mümkün olmadığını bu nedenle müvekkilinin söz konusu görevi yerine getirirken kararda ücret belirlenmesi gerekirken bu hususta karar verilmemesinin doğru olmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tasfiye edilen şirketin tasfiye süreci ile ilgili alınan kararların müvekkili tarafından tek başına alınmadığını, aleyhe bir durum halinde doğan masraf ve ücretlerden müvekkilinin tek başına sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!