WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/2179 E.  ,  2024/3742 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/475 Esas, 2022/243 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili ile fer'i müdahiller vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1994 yılında kurulduğunu, faaliyet konusunun tarımda kullanılan her türlü alet, makine ve tarım makinelerinin ve yedek parçalarının imal, satış ve pazarlama olduğunu, müvekkilinin halen bu unvan altında faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmı olan ''...'' ibaresini 2001-26651 Ticaret - Hizmet markası olarak Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) 7, 12, 37 nolu emtia için tescil ettirdiğini, ''...'' tescili markasına da sahip olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturan ''...'' ibaresini kullanarak haksız rekabet teşkil edecek şekilde ''... Dişli San. Ltd. Şti.'' unvanı ile 2011 yılında benzer faaliyet konuları ile kurularak tescil edilmiş olduğunu, davalı şirketin 2011 yılında müvekkilinin unvanının çekirdek kısmını oluşturan ''...'' kelimesinin sesli harflerini çıkararak ''HTV'' harflerini marka olarak tescil ettirdiğini, müvekkili ile davalının aynı yer ticaret sicili olan Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğunu ve müvekkilinin ticaret unvanın tescilinin davalının iltibas içeren ticaret unvanının tescilinden daha önce olduğunu, müvekkili şirket ile davalının faaliyet konuları ve faaliyet alanları ile üretim ve satışını yaptıkları ürünler, çalışma alanları, hitap ettikleri müşteri portföyünün de benzer ve ayniyet arz ettiğini, davalının müvekkili şirketin ticaret unvanını ve hatta markasını birebir kullandığını, davalının unvan tecavüzünün müvekkilinin ticari faaliyetlerine haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek unvan tecavüzü şeklinde gerçekleşen haksız rekabetin men'i için müvekkilinin ticaret unvanını ve tescilli markasının kullanılmaması hususunda kesinleşinceye kadar tedbir kararı verilmesine, haksız rekabetin men'ine, davalının ticaret unvanında yer alan ''...'' ibaresinin terkinine, unvanın tescil edilmiş şekli ile kullanılmasının yasaklanmasına, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (mülga 556 sayılı KHK) 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında davalının elde ettiği 54.072,23 TL'nin, davacının fiili kaybı olan 250,00 TL'nin ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 58 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 50.000,00 TL manevi tazminatın 2011 yılından itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 60 ncı maddesi gereği zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin 25.10.2011 tarihinde kurulduğunu ve davacı şirketin iddia ettiği haksız rekabetten bu tarihten itibaren haberdar olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket sahiplerinin hısım olduklarını, tarafların babalarının 43 yıl ortak ticaret yaptıklarını, 1970 yılında ... Dişli Sanayi adı altıda adi ortaklık şeklinde faaliyete başladıklarını, 2000 yılından itibaren ise ... Dişli Sanayi ismiyle devam ettirdiklerini, ... Dişli Sanayi Ziya-Mehmet-Muammer adi ortaklığının 29.08.2012 tarihinde hukuken sona erdiğini, ...'ın genel müdürlüğünü yaptığı ... Dişli Sanayi-... ve Ortaklığı adi ortaklığının 25.10.2011 tarihine kadar ... tarafından yönetildiğini, akabinde oğullarına bıraktığını, ... ibaresi üzerinde asıl hak sahibi olanın müvekkilinin babalarının, dolayısıyla çocuklarının olduğunu, müvekkili ticaret ünvanının usulüne uygun tescil edildiğini, terkin edilinceye kadar koruma altında olduğunu, müvekkilinin ... ibareli bir üretim yapmadığını, tespit sırasında görülen ... ibareli ürünlerin, yukarıda bahsedilen adi ortaklığın tasfiyesinden kalan ürünler olduğunu, davacı unvanı ... Traktör San ve Tic. Ltd. Şti. iken 19.11.2007 tarihinde ... Traktör San. Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini, müvekkili unvanında yer alan ibarenin birleşik olarak "..." olduğunu, tescilli kullanıma sahip bir unvandan dolayı haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, davacının maddi ve manvi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ... ibaresini, davacının ticaret unvanının ve markasının tescil tarihinden sonra gerek markasal anlamda gerekse ticaret unvanının çekirdek unsuru olarak kullandığı, tarafların aynı faaliyet alanlarında çalıştıkları, “...” ibaresinin hem ticaret unvanı şeklinde hem de ticaret unvanından farklı markasal etki yaratacak şekilde kullanıldığı, katalogda, faturalarda, ön plana çıkacak şekilde uyuşmazlık konusu ibarenin yer aldığı, ürünler üzerindeki ibare bulunmasının yanında araçlar, tabelalarda da “...” ibaresinin tek başına veya şekil ile birlikte kullanıldığı görüldüğünden bu kullanımın markasal kullanım olduğu, davalının kullanımına dair markasal etki yaratan esaslı unsurun "..." olduğu, dava konusu marka ile aynı olduğu, bu manada davacı markası ile davalı kullanımı karşılaştırıldığında aralarında karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davalı şirketin bu kullanımının davacının markasının ve ticaret unvanının tescil tarihinden önceki tarihli bir hakka dayalı olmadığı, davalı tarafından sunulan belgelerin davacı şirketin tescilinden sonraki tarihlere ait olduğu, hal böyleyken davalının "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı bir hakkının bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı, bu nedenle davalı tarafından delil tespiti dosyasında tespiti yapılan izinsiz kullanımların mülga 556 sayılı KHK uyarınca davacının 2001/26651 sayılı markasına ihlal olarak nitelendirilmesi gerektiği, bunun yanı sıra davalının sonradan tescil ettirdiği, davacının önceki tarihli ticaret unvanları arasında iltibas oluştuğundan ve bu durumun da bir ihlali mahiyetinde olduğunun kabulü gerekeceğinden 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca davacının davalının ticaret unvanının terkinini talep etme koşullarının oluştuğu, davacının tazminata ilişkin taleplerinin, müvekkilinin fiili kaybı için 250,00 TL ve mülga 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki seçimlik haklardan “b” bendi yani “Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre” hesaplama yöntemi uyarınca 750,00 TL olduğu, tecavüze konu markanın satışa/kazanca olan etkisinin %5 olduğunun kabulü halinde, davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın 1.081.444,46x%5=54.072,23 TL olduğu, davalı tarafın haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturan eylemlerin olması nedeni ile de manevi tazminat koşullarının oluştuğu, haksız rekabet ve tecavüz eylemlerin niteliği nazara alındığında 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu, 6098 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi dikkate alındığında, tazminat ödenmesi yerine maddede belirtilen hallere karar verilebileceğinin hüküm altına alındığı, davacı taraf manevi tazminat talep ettiğinden bu maddenin uygulanma yeri olmayacağı anlaşıldığından kınama talebinin reddedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalı tarafça yapılan haksız rekabetin menine, davalının ticaret ünvanında "..." ibaresinin sicilden terkinine, unvanı tescil edilmiş şekli ile davalı tarafça kullanımının yasaklanmasına, hükmün ilanına, 54.072,23 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 27.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 27.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari işlerde uygulanan faiz oranı ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 30.10.2023 tarihli ve 2022/4629 E., 2023/6296 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve fer'i müdahiller vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1-Davacı vekili; davalı şirketin müvekkili şirketin ticaret ünvanı ve marka hakkına açıkca tecavüz ettiğini, davalı şirketin 2011 yılında benzer faaliyet konularında kurulmuşduğunu ve davalı şirketin müvekkil unvanının çekirdek kısmını ve markasını oluşturan "..." kelimesinin sesli harflerini çıkartmak sureti ile "htv" harflerini 2011 yılında marka olarak tescil ettirdiğini, Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/17-19 D.İş. Sayılı raporunda " ... ibarelerinin şekil olarak, tespit isteyenin 1994 yılında ticaret ünvanı,2001 yılında marka olarak tescilli ettirdiği ... ibaresi ile aleyhine tespit istenen şirketin 2011 yılında ticaret unvanı olarak tescil ettirdiği ... ibaresinin aynı/benzer alanda olması nedeni ile iltibas oluşturacağı, karışıklığı yol açacağı" hususunun tespit edildiğini, ... ibaresinin müvekkili şirketin tescilli markası ve aynı zamanda ticaret ünvanı olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketin marka hakkına açıkca tecavüz edildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olmadığını, davalı tarafın bilirkişi raporları ve görevsizlik kararında belirtilen marka hakkına yapılan tecavüz ile ilgili değerlendirmelere, marka hakkı talebi yönünden itiraz etmediğini, temyiz dilekçesinde açık olarak talepte bulunmadığını belirterek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2-Fer'i müdahiller vekili; davalı şirketin, gerek davacının adına tescilli ... Traktör San. ve Tic. Ltd. Şti. şeklindeki ticaret unvanına, gerekse adına TPK nezdinde tescilli "..." markasına tecavüz ettiğini, tespit raporunda bu hususun tespit edildiğini, raporlar arasında çelişki bulunmadığını, talebin ticaret unvanına ve markaya yapılan vaki tecavüz sebebi ile tecavüzün men-i ve tazminat davası olduğu, daha sonra tescil edilen ticaret unvanının ve yine daha sonra tescil edilen markanın benzerlik ve iltibas sebebi ile zarar oluşturmayacağı şeklindeki gerekçenin gerek haksız rekabet gerekse tazminat kurallarına açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sonradan tescil edilen ticaret unvanının önceki ticaret unvanına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, öyle ise haksız rekabet olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ile fer'i müdahiller vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davacı vekilinin ve fer'i müdahiller vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davacı ile Fer'i müdahillerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

DAVACI İLE FER'İ MÜDAHİLLER

2.505,00 TL CEZA (Ayrı ayrı)