11. Hukuk Dairesi 2024/196 E. , 2024/1888 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2016/317 Esas, 2022/25 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME TALEP EDEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak dolayı yapılan yargılaması sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, 09.09.2009 tarihi itibariyle 9.248.189,43 TL olan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu alacak tutarının doğru olmadığını, faiz oranının fahiş olduğunu, davalının temerrütdünün gerçekleşmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip talebinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100 üncü maddesinin uygulanması, yani ödemelerin öncelikle faizden düşülmesi talep edilmiş ise de, takip tarihinden sonra tahsilatların sağlandığı ve takip tarihinden sonra yapılan tahsilatların 6098 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesi gereği öncelikle faiz ve masraflardan düşmesi gerektiği halde davacının hesaplarında ana paradan düştüğünün tespit edildiği, itirazın iptali davalarının takip dosyası ile sıkı sıkıya bağlı olduğu ve taleple bağlılık ilkeleri çerçevesinde, davacının takip dosyası ile asıl alacak olarak 83.620,97 TL talep ettiği, takip dosyasında tahsil edilen tutarların, öncelikle ana paradan düşülmesi gerektiğinin kabul edildiği, temerrüt faiz oranının, davacı tarafından %135 olarak talep edildiği, genel kredi sözleşmesinin temerrüte ilişkin 19 uncu maddesinde temerrüt faizinin en yüksek akdi faiz oranının %50 fazlası olarak ifade edildiği, davacının temerrüt tarihindeki en yüksek akdi faizin %90 olduğu tespit edildiğinden, temerrüt faizinin %135 olarak talep edilmesinin sözleşmeye uygun olduğu, takipte talep edilebilecek asıl alacağın bulunmadığı, 31.12.2002 tarihi itibari ile işlemiş faiz ve ferilerinin 5.196.670,52 TL, fazla ödenen tutarın 2.730.127,48 TL ve toplam borç tutarının 2.446.543,04 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 2.446.543,04 TL işlemiş faiz ve bu alacak kalemine takip tarihinden itibaren işleyecek %135 temerrüt faizi yönünden devamına icra inkâr tazminatı isteminin reddine, kötü niyet tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 13.04.2023 tarihli ve 2022/2834 E., 2023/2293
K. sayılı kararıyla önceki Mahkeme kararının hesap kat tarihi itibarıyla tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesine işaret edilerek bozulduğu, Mahkemece bilirkişi raporu ve ek raporlar alınmış ise de bozmaya uyulması nedeniyle davalının hesap kat tarihi itibarıyla sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerekirken, dikkate alınmayarak takip tarihi itibarıyla davacı tarafından takip talebinde talep konusu yapılan asıl alacak esas alınarak hesaplama yapılmasının doğru olmadığı, bozma ilamında da belirtildiği üzere konusunda uzman bankacı bilirkişiler tarafından banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, davacının bilirkişi raporlarına itirazları da dikkate alınmak suretiyle hesap kat tarihi itibariyle alacağın belirlenmesi, kat tarihinden sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı banka tarafından asıl alacaktan mahsubu yönünde uygulama olduğundan ödemelerin öncelikle her ödeme tarihindeki asıl alacaktan mahsubuyla işlemiş faizin de her ödeme tarihine kadar dönem dönem asıl alacağa faiz oranı uygulanarak her bir ödeme tarihi itibariyle işlemiş faiz miktarının tespit edilerek, takip tarihi itibariyle işlemiş faizin buna göre belirlenmesi ve taleple bağlılık ilkesinin bu sonuç hesaba göre nazara alınması gerekirken kat tarihindeki asıl alacak miktarı daha fazla belirlenmesine rağmen takip tarihinde istenen asıl alacak miktarı ile bağlı kalınarak bu miktarın asıl alacakmış gibi değerlendiren bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesinin doğru olmadığı, yine kabule göre de 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 104 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına (6098 sayılı Kanun'un 121 inci maddesinin üçüncü fıkrası) aykırı olarak ve ayrıca talep de aşılarak faize faiz yürütülecek şekilde karar verilmesinin yerinde görülmediği, bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığı gerekçesi ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili; davadan tümden reddine karar verilmesi gerektiğini, harçların yüksekliği sebebiyle kararın temyiz edilemediğini, bankanın seçimlik hakkını kullandığını, alacağın ne şekilde hesaplandığının belli olmadığını, silahların eşitliği ilkesine aykırı davranıldığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bu gerekçe ile bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ( 1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 328,85 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!