11. Hukuk Dairesi 2024/1777 E. , 2024/2712 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/454 Esas, 2022/826 Karar.
DAVA TARİHİ : 03.01.2011
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasında bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalılardan ..., ..., ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın müvekkili bankanın .... Şubesi'nin üye iş yerlerinden birinin sahibi olduğunu, davalının işlettiği iş yerinin müvekkili bankanın POS cihazı üzerinden 20.08.2010-11.11.2010 tarihleri arasında 47 adette toplam 213.316,00 TL işlem gerçekleştirdiğini, işlemlere ait tutarlar mevduat hesabına geçtikten sonra ... tarafından nakit olarak çekildiğini, aynı davalının 10.11.2010 tarihinde müvekkili banka POS cihazı üzerinden 42 adette 202.110,00 TL'lik iade işlemi yaptığını, davacı tarafından durum fark edilince gün sonunda anılan davalının POS cihazının işleme kapatıldığını, gün sonu yapılamadığı içinde iade tutarlarının kredi kartlarına yansımadığını, konuya ilişkin müvekkili bankanın teftiş kurulunun yaptığı araştırmada davalı ...'ın işyerinin davalılar ... ve ... tarafından satın alınmak istendiği, ... ve yakın arkadaşlarının kredi kartları ile ödemeyi yapmak istedikleri, aralarındaki anlaşmaya istinaden 14 adet müşteri olan diğer davalılara ait kredi kartlarından 42 adette 202.110,00 TL tutarında tek çekim işlemler gerçekleştirildiğini ve akabinde söz konusu tutarları davacının hesabından nakit olarak çektiğini, bu işlemler esnasında fiş ve fatura tanzim etmediğini, ilerleyen zamanda da aldığı miktarların tamamını POS cihazı üzerinden iade ettiğini bildirdiğini, POS cihazının amacı dışında kullanıldığını, davalı ... ile müvekkili arasında imzalanan üye iş yeri sözleşmesine göre kartların yalnız mal/hizmet alımında kullanılacağının belirlendiğini, kredi kartını finans amaçlı kullanan davalılar ..., ... ve ...'in bu nedenle, diğer davalıların da kredi kartını alışveriş amaçlı değil de başkalarını finans amaçlı kullandıklarından dolayı davacının zararından sorumlu olduklarını, alış veriş iptal ediliyormuş gibi iade slibi düzenlenmesinin müvekkilinin zararını ortaya çıkardığını ileri sürerek, müvekkilinin uğratıldığı zarar olan 202.110,00 TL'nin davalılardan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, davalılar ..., ... ve ...'in tazminatın tamamından müteselsilen sorumlu kılınmasını, diğer davalıların ise kendi kredi kartlarından yapmış oldukları iade işlem tutarı kadar tazminattan sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davalı ...'a ait iş yerini almak için görüşmeler yaptıklarını, müvekkillerinin nakit paralarını harcamamak için eş ve dostlarının kredi kartlarını POS cihazından çektiklerini, bu durumu banka yetkilisine de bildirdiklerini, iş yerinin teslimi sırası geldiğinde davacı ...'ın ortadan kaybolduğunu, POS sözleşmesine göre iade işlemi yaptığını, POS cihazları ile ilgili taahhüt ve sözleşmelerin müvekkillerini bağlamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'in HSBC bankasına ait kredi kartı sahibi olduğunu, bankaya olan 19.500,00 TL borcunu bir ay ertelemek için nakit çekim işlemi yaptığını, diğer müvekkilin de davacı bankadan doğrudan ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan 6.200,00 TL'lik alışveriş yaptığını, firma ürünü zamanında teslim etmediğinden alışverişin iptal edildiğini, POS cihazından iade işleminin yapılmasına rağmen halen miktarın kartına yüklenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Diğer davalılar aşamalarda davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 25.12.2012 tarih, 2011/1 E. ve 2012/380 K. sayılı kararı ile tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ın sahibi olduğu işletmenin (... Mobilya) diğer davalılar ... ve ...'e devri amaçlandığı ve bedelinin diğer 14 adet davalılara ait kredi kartları kullanılarak, POS cihazı üzerinden yapılan işlemlerle ödenmesi cihetine gidildiği, pos cihazında 20.08.2010-11.11.2010 tarihleri arasında 47 adette 213.316,00 TL'lik işlem yapıldığı, aynı pos cihazından 10.11.2010 tarihinde ise 42 adette 202.110,00 TL'lik iade işlemi gerçekleştirildiği, anılan kredi kartı işlemleri ile mal yada hizmet alımı amaçlanmadığı, başkasını finanse etmek amacı ile nakde yönelik işlemler yapıldığı, bu suretle kredi kartı ile nakit çekilmesinin masraflarından (komisyonundan) kurtulmak istendiği, ayrıca işlemlerin tamamının davacı bankada yapılmayıp, başka bankalarda da yapılması, kredi kartlarını kullandıran davalıların bu işlemlere itiraz etmeleri (chargeback-ters ibraz) neticesinde, belirlenen miktarlarda davacıdan, ilgili bankaca tahsil edildiği, davalılardan..., ... ve ... oluşan banka zararı olan 202.110,00 TL'nin tamamından, diğer davalıların (kart hamilleri) ise, hamili oldukları kartlarla yapılan işlem miktarlarından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile 202.110,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak olan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ..., ... ve ...'in alacağın tamamından sorumlu tutulmasına, diğer davalılardan ....'in 77.500,00 TL'den, ...'in 2.650,00 TL'den, ...'ın 8.150,00 TL'den, ....'ın 18.450,00 TL'den, ...'un 12.200,00 TL'den, ...'in 9.390,00 TL'den, Selim Sabaz'ın 2.570,00 TL'den, ...'un 14.140,00 TL'den, ...'ın 13.800,00 TL'den, ...'ın 550,00 TL’den, ...'ın 14.100,00 TL'den, ...'ın 800,00 TL’den, ...'ın 12.060,00 TL'den, ...'in 15.750,00 TL'den sorumlu tutulmasına karar verilmiş, karar davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalılar ..., ...,...., ..., ..., ..., ..., ...,.... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.07.2014 tarih, 2013/6069 E. ve 2014/12848 K. sayılı kararıyla;
"1.Davacı banka vekili, aralarında düzenlenen üye iş yeri sözleşmesine istinaden davalı ...'ın işletmesinde kullanılmak üzere POS cihazı verildiğini, anılan cihazdan 20.08.2010-11.11.2010 tarihleri arasında 47 adette toplam 213.316,00 TL’lik işlem gerçekleştirildiğini ve bu işlemlere ait tutarların mevduat hesabına geçtikten sonra davalı ... tarafından çekildiğini, 10.11.2011 tarihinde de aynı cihaz üzerinden 42 adette 202.110,00 TL’lik iade işlemi yapıldığını, ancak iade tutarlarının kredi kartlarına yansıtılamadığını, davalının bu işlemler için herhangi bir fiş ya da fatura düzenlemediğini, POS cihazının amaç dışında kullanılarak nakit para tahsil edildiğini, bu suretle de müvekkilini zarara uğrattıklarını ileri sürerek zararın tazminini talep etmiştir. Dosya kapsamından davalılar hakkında organize şekilde yapıldığı iddiasıyla dolandırıcılık suçundan Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/196 E. sayılı dosyasında kamu davası açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, Mahkemece ceza dosyası celpedilip, bu dosyaya etkisi değerlendirilip sonucunun beklenilip beklenmeyeceğinin tartışılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar ..., davalı ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.
2. Ayrıca, kart sahibi davalılar ..., davalı ..., ... ve ..., ..., ..., ...,.... ve ..., kendilerine ait kartı çıkaran bankalara ödeme yaptıklarını, bu şekilde mükerrer ödeme yapacaklarını savunduklarına göre Mahkemece, kart sahibi davalıların kendi bankalarına ödeme yapıp yapmadıkları, kart sahibi bankanın da davacı bankaya ödeme yapıp yapmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş kararın kart sahibi davalılar ..., davalı ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/32 E. sayılı dosyası üzerinden davalılar ..., ..., ...'in fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği, eylemlerinin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun (5464 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinde bulunan sahte belge düzenlemek suçunu oluşturduğu kanaatiyle mahkumiyet kararı verildiği diğer davalılar yönünden yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kanaatiyle beraatlerine karar verildiği, dava konusu işlemler dolayısıyla davacının zararının bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiği, işlemlerin bedellerinin hem üye iş yerine ödendiği hem de kredi kartı hamiline iade edildiği hallerde bankanın zararından söz edilebileceği, bu hususun temlik veren Akbank T.A.Ş. Genel Müdürlüğü Bilgi Riski Yönetimi Başkan Yardımcılığı'nın 06.01.2020 tarihli yazısında da açıkça belirtildiği, somut olayda işlem bedellerinden bir kısmının itiraz üzerine kredi kartı hamillerinin kredi kartı hesaplarına alacak olarak kaydedildiği, bir kısmı şüpheli görülmek suretiyle kredi kartı bankasına iade edilmediği, bir kısmının ise kredi kartı bankasına ödenmekle birlikte ihtiyati tedbir kararı gereğince kredi kartı hamillerinin kredi kartı hesabına alacak olarak kaydedilmemiş olduğu; kredi kartı hesabına borç olarak yansıyan işlem bedellerinin kredi kartı hamili tarafından kredi kartı bankasına ödenmiş olduğu haller bakımından davacı temlik veren üye iş yeri bankasının, işlem bedellerini kredi kartı bankasından tahsil etme imkânı bulunduğu, söz konusu işlemler bakımından, temlik eden üye iş yeri bankasının ve dolayısıyla temlik alan davacı ... şirketinin kredi kartı hamili veya üye iş yeri bazında herhangi bir zararının oluşmadığı, tüm bu sebeplerle bilirkişi raporu ile yapılan tespitler nazara alınarak davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... Kadam, davalı ...'den kaynaklı bir zarar olmadığı ve alacak hakkı doğmadığından bu davalılar yönünden açılan davanın reddinin gerektiği, davalı ...'un mirasçıları dahili davalılar yönünden, mirası reddettikleri anlaşılmakla hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, davalılar ... ve ... ile ... bakımından davacının dava tarihi itibarıyla 145.065,12 TL alacaklı olduğu ve bedelin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faiziyle bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiği, davalı ...'e 10.000,00 TL, davalı ...'a 800,00 TL'nin iade işlemi yapıldığı, iade edilen tutar kadar zararın oluştuğu nazara alınarak dava tarihinden itibaren uygulanacak olan avans faizi ile bu davalılardan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne davalılar ..., ... ve ...'ten 145.065,12 TL asıl alacak miktarının, dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; davalı ...'ten 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak olan avans faizi ile tahsiline ve davacıya verilmesine; davalı ...'dan 800,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak olan avans faizi ile tahsiline ve davacıya verilmesine; davalı ...'un mirasçıları olan dahili davalılar yönünden, mirası reddettikleri anlaşıldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişsiz ve hatalı olduğunu, temlik eden bankanın çekilen tutarı nakit olarak davalı ...’a ödediğini ancak kart hamillerinin iade slipleriyle kendi bankalarına yaptıkları itirazlar nedeniyle bu bankalardan, Visa veya Mastercard’dan tahsil edilemediğini, bozma ilamında zararın olduğu kabul edilip bu zararın davalılar tarafından giderilip giderilmediğinin tespitinin istendiği ancak bu hususun gereğince yerine getirilmediği, kart sahibi bankalardan temlik veren Akbank’a davaya konu işlemler nedeniyle bir ödeme yapılıp yapılmadığı veya davalılardan tahsilat yapılıp yapılmadığı sorulduğunda kart sahibi bankaların davalılardan tahsilat yapıldığına dair cevap vermediğini, iade işlemiyle davalılara yönelik borçlandırıcı bir işlem yapılmadığını, dava konusu işleme yönelik borç ekstresi düzenlenmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkilleri lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, tahsilde tekerrür olmamak üzere hükmedilmesi gerekirken bunun belirtilmediğini, temlik veren davacının doğrudan bir zararı olmadığını, iade sliplerine onay vermekle para isteme hakkının ortadan kalktığını, iade onayından sonra kredi kartlarına borç yazılan tutarların silinmesi ve banka kartlarından çekilen tutarların iadesi gerekirken temlik veren davacının yatıracağı paranın bir bölümü olan 107.000,00 TL'yi Charge back fonuna yatırdığını ve bu miktarın kredi kartı sahiplerine ödenmesini tedbir kararı alarak engellediğini, dolayısıyla en fazla bu miktar kadar zarar olduğunu, bankanın müvekkillerinden daha ağır kusuru olduğundan müvekkilleri aleyhine faize hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılardan ... ve ...'in diğer davalı ...'ın işletmesini devralırken devir bedelini, bankayla ... arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde diğer davalıların kredi kartlarıyla işletmenin POS cihazı üzerinden harcama yapılmış gibi göstererek ödedikleri, ödemeden sonra işletmeyi devredenin kredi kartından ödenen bedeli nakit olarak bankadan çekmesi ve davalıların da kredi kartlarından iade talebinde bulunmaları suretiyle ..., ... ve.....'ın kendileri lehine ve banka aleyhine finansman yaratmak suretiyle bankayı zarara uğrattıkları, bu zarara kredi kartını kullandıran diğer davalıların da sebebiyet verdiği iddiasına dayalı olarak bir zarar olup olmadığı, varsa bu zararın tazminin davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) Kanun'un 41 inci maddesi ve devamı hükümleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 297 ve 326 ncı maddeleri
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Temlik veren davacı, zararına sebep olduğunu ileri sürdüğü dava konusu işlem nedeniyle davalılardan ..., ... ve ...'ın zararın tamamından, diğer davalıların ise her birinin kendi kredi kartından çekim yapılmasıyla zarara sebep oldukları bedelle sınırlı sorumlu olmaları gerektiğini ileri sürerek bu kapsamda davalılar ..., ... ve ...'dan 202.110,00 TL'nin, davalılardan ...'ten 77.500,00 TL'nin, davalı ...'dan ise 800,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece davalılardan ..., ... ve ...'dan 145.065,12 TL'nin müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000,00 TL'nin davalı ...'ten, 800,00 TL'nin ise davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasında davada iki taraftan her birinin kısmen haklı çıkması halinde, Mahkemenin yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı; aynı maddenin üçüncü fıkrasına ise aleyhine hüküm verilenlerin birden fazla olması halinde Mahkemenin yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği düzenlenmiş, aynı Kanun'un 323 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendinde vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir edilecek vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu belirtilmiştir.
Bu anlamda, aleyhine hüküm kurulan davalılar ..., ... ve ... hakkındaki dava 202.100,00 TL iken 145.065,12 TL yönünden davanın kabulüne, 57.044,88 TL yönünden davanın reddine; davalı ... hakkındaki dava 77.500,00 TL iken 10.000,00 TL yönünden davanın kabulüne, 67.500,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen anılan davalılar lehine reddedilen kısım yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
3. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında hükmün sonuç kısmında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği belirtilmiş olup, Mahkeme hükmünün (2) ve (3) no.lu bentlerinde davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilen miktarların diğer davalılar ..., ... ve ... aleyhinde hükmedilen miktar da gözetildiğinde tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere hükmedilmemesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) ve (3) no.lu bentlerinin en başına "Davalılar ..., ... ve ... aleyhinde hükmedilen bedelle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla," ibaresinin; hükmün (11) no.lu bendine son paragraf olarak ise "Davalı ..., ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden aleyhlerindeki davada reddedilen miktar gözetilerek karar tarihindeki AAÜT'ye göre hesaplanan 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılar ... ve ...'e, 10.800,00 TL vekâlet ücretinin ise davacıdan tahsiliyle davalı ...'e ödenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılar İmdat Sözütek, ..., ... ve ...'e iadesine,
Temlik alan davacı harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!