WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/1723 E.  ,  2024/3449 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/30 Esas, 2022/34 Karar
BİRLEŞEN DAVA (MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2009/373 E.)
HÜKÜM : Asıl davanın reddi, birleşen davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki franchising sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini ve nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin iadesi (asıl dava) ve franchising sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi hükümlerine aykırılık nedeniyle oluşan zararlarının, sözleşmeye dayalı alacakların ve sözleşmeyle öngürülen cezai şartın tahsili (birleşen dava) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl davanın davacısı, birleşen davanın davalıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... İth. İhr. Gıda İnş. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.vekili
tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; taraflar arasında franchising ve alt kira sözleşmesi imzalandığını, aradan 3 ay geçmeden davalının franchising sözleşmesini tek taraflı ve haksız feshederek teminat mektuplarını paraya çevirdiğini, müvekkilinin sözleşme süresince elde edeceği kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek haksız fesih nedeniyle müvekkilinin uğradığı zarardan şimdilik 10.000,00 TL'nin, teminat mektubu bedelinden şimdilik 5.000,00 TL'nin, haksız fesih nedeniyle mahrum kaldığı kârdan şimdilik 5.000,00 TL'nin en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı ......Ltd. Şti. vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; 24.07.2008 tarihli franchising, ürün-malzeme ve alt kira sözleşmesi uyarınca kira sözleşmesi yükümlülüklerine uyulmamasına bağlı olarak kira sözleşmesinin feshi yanında sarf malzemelerinin mutlaka müvekkilinden alınmasının sözleşmenin bir gereği olduğunu, aksi halde cezai şart ödeneceğinin öngörüldüğünü, sözleşmede yer alan ödemelerin zamanında yapılmaması, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, ürün ve malzemenin sağlanması ile ilgili taahhütlere aykırı davranılması nedeniyle müvekkilinin 05.12.2008 tarihli ihtarla sözleşmeyi feshettiğini, davalının ancak 2009 yılı Ocak ayı sonunda işyerini boşalttığını, müvekkilinin AVM'ye kira, cezai şart, su, elektrik, doğalgaz giderlerini asıl kiracı sıfatıyla ödemek zorunda kaldığını, kira sözleşmesinin 15.09.2012 tarihine kadar imzalandığını, akdin feshedildiği 05.12.2008 tarihinden sonraki 45,5 ay için 159.460,00 euro kira alacağının muaccel hale geldiğini, fesihten tahliyeye kadar geçen süre için de günlük kiranın 4 katına eşit para cezasının 28.036,00 euro tuttuğunu, 15.09.2012 tarihine kadar sürecek franchise sözleşmesi için isim hakkı kullandırım bedelinin 106.280,61 euroya tekabül ettiğini ileri sürerek aktin feshinden işyerinin boşaltığı tarihe kadar tahakkuk eden franchise, merkezi idari masraf hizmet bedeli, mal-ürün bedeli, kira, elektrik, su, doğalgaz, ortak gider, cezai şart vs. bedeli olmak üzere şimdilik 5.000,00 TL'nin, muaccel kira alacağından şimdilik 5.000,00 euronun fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası (TL) karşılığının, tahliyeye kadar usulsüz işgal için şimdilik 2.000,00 euronun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının, mahrum kalınan kâr karşılığı şimdilik 5.000,00 euronun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının, haklı sebeple fesih, işyeri ve marka işgali, markanın akde aykırı şekilde kullanımından dolayı cezai şart olarak ve ödenen kira vs. nedeniyle zarar karşlığı olarak şimdilik 5.000,00 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının, davalı kefil ...'nün 200.000,00 USD ile sınırlı olmak üzere faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 11.09.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle, sözleşmeden kaynaklanan alacak talebini 29.331,00 TL'ye, usulsüz işgaldan kaynaklanan talebini 28.036,00 euroya, cezai şart talebini ise 20.000,00 USD'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, ödenmeyen faturalar ve kira bedellerini yani davacının sebep olduğu zararların tahsili için teminat senetlerinin paraya çevrildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalılar vekili birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacı şirketin işletmenin ilk açılışında davalıya eğitim ve teknik destek vermesi gerekirken hiçbir yardımda bulunmadığını, ödenen kira konusunda yardımcı olmadığını, ekonomik kriz nedeniyle müvekkilinin zor durumda kaldığını, davacının hiçbir neden yokken sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili ...'nün kefaletinin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak asıl dava bakımından, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi davacının sözleşme yükümlülüklerine riayet etmemesi sebebiyle haklı olarak feshettiği anlaşıldığından davacının asıl davaya konu tüm taleplerinin yerinde olmadığı, birleşen davada, davacının kira alacağına ve mahrum kalınan kâra ilişkin taleplerinin yerinde olmadığı, davacının sözleşmeden kaynaklı 29.331,00 TL tutarındaki alacak talebinin yerinde olduğu zira dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında yer alan tespitlerden, davalı ...'nın sözleşme ilişkisinden kaynaklı cari hesaptan dolayı davacıya bu tutarda borcu olduğunun sabit olduğu, davacının fuzuli işgal talebi bakımından ise, davalı ...'nın sözleşmenin feshinden sonra iş yerini boşaltmayıp bir süre daha işletmeyi kullanmaya devam ettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacının fuzuli işgal tazminatı olarak 19.158,48 euro talep edebileceği, davacının 20.000,00 USD'lik cezai şart talebine gelince, davacı yanca sözleşmenin haklı sebeplerle feshedildiği bu nedenle davalının ekonomik mahvına sebep olmayacak makul miktarda cezai şart talep edebileceği, davalı ...'nın, 24.07.2008 ile 30.01.2009 tarihleri arasındaki dönemdeki reel öz varlığının 23.582,63 TL cirasonunu ise, 61.844,68 TL olduğu dikkate alındığında davalının ekonomik mahvına sebep olmayacak makul cezai şart tutarının 5.000,00 USD olarak takdir edildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.14. maddesi dikkate alındığında davacı yararına hükmedilecek vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin 3 katına hükmetmek gerektiği, zira tacir olan tarafların basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olup imzaladıkları sözleşmelerle bağlı oldukları, diğer davalı ...'nün ticari sözleşmeyi müteselsil borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olmasından dolayı onun da aynı şekilde hükmedilen vekâlet ve yargılama giderlerinin 3 katı ile kefalet sınırı olan 100.000,00 USD'ye kadar sınırlı olmak şartı ile sorumlu tutulduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen davacının kira ve mahrum kalınan kâra ilişkin taleplerinin reddine, fuzuli işgal tazminatı talebinin kısmen kabulüne, 19.158,48 euronun müteselsil borçlu ... 100.000,00 USD'ye kadar sorumlu olmak şartı ile davalılardan tahsiline, belirtilen tutara, davalı ... bakımından 21.12.2008, diğer davalı bakımından ise 10.12.2008 tarihinden itibaren taraflar arasındaki sözleşmenin 3.3 ve 12.maddesi uyarınca aylık mevduat için geçerli EURİBOR + %3 gecikme faizi uygulanmasına, 29.331,00 TL sözleşme alacağının müteselsil borçlu ... 100.000,00 USD'ye kadar sorumlu olmak şartı ile davalılardan tahsiline, bu tutarın 5.000,00 TL'sine davalı ... bakımından 21.12.2008, diğer davalı bakımından 10.12.2008 tarihinden itibaren, bakiye kısmına ise her iki davalı bakımından da ıslah tarihi olan 12.09.2012 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 5.000,00 USD cezai şart alacağının müteselsil borçlu ...' 100.000,00 USD'ye kadar sorumlu olmak şartı ile davalılardan tahsiline, bu tutara, davalı ... bakımından 21.12.2008, diğer davalı bakımından ise 10.12.2008 tarihinden itibaren devlet bankalarının USD'ye açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek mevduat faiz oranının uygulanmasına ve davalıların üç misli oranında yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindeasıl dava davacı-birleşen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 24.10.2023 tarihli 2022/5869 E., 2023/6122 K. sayılı kararıyla davalı ...'nün kefaletinin 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 484 üncü maddesi uyarınca geçerli olmasına göre asıl davanın davacısı birleşen davanın davalıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, dosya kapsamında toplanan delillerden, birleşen davanın davacısının, taraflar arasındaki sözleşmeyi, davalının akde aykırı davranışları sebebiyle haklı nedenlerle feshettiği sabit olup, davacının sözleşmenin 17.3.6 ıncı ve 30 uncu maddelerine göre davalının ekonomik mahvına sebep olmayacak miktarda cezai şart talep edebileceği; ancak özetlendiği üzere akde aykırı davranışlar için hem sözleşmenin 17.5 inci maddesiyle hem de 30 uncu maddesiyle cezai şart kararlaştırıldığı, başka bir deyişle aynı eylem için 2 defa cezai şart öngörüldüğü, aynı konuda iki ayrı cezai şart kararlaştırılmış olması, ekonomik sözleşme özgürlüğünü ahlâk ve adaba aykırı şekilde kısıtlamış olacağından davacının sözleşmenin 17.5 inci maddesiyle öngörülen 10.000,00 USD cezai şartı talep edemeyeceği, sözleşmenin 7 nci maddesiyle franchise alanın, kaşar, kola gibi ürünleri mutlak surette franchise verenden alacağı aksi halde 25.000,00 USD cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmış olup, davacı tarafından davalıya ait işletmede yapılan iki ayrı denetimde, işletmede kullanılan kaşarın davacıdan alınmadığının tespit edildiği, bu hale göre, davacının sözleşmenin anılan hükmüne göre davalıdan cezai şart talep edebileceği, Dairemizin 30.03.2016 tarihli, 2015/13336 E., 2016/3474 K. sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının ancak davalının ekonomik mahvına sebep olmayacak bir tutarda cezai şart talep edebileceği, Mahkemece, asıl davadaki teminat mektubu bedelinin iadesi ve birleşen davadaki sözleşmeden kaynaklı alacak talepleri bakımından, franchise verenin, davaya konu teminat mektubunu, sözleşmeden kaynaklı, kira, franchise isim bedeli, ortak masraf gibi kalemlerle, sözleşmenin 7. ve 17.5 maddesine göre tahakkuk ettirilen toplam 35.000,00 USD cezai şarttan kaynaklanan alacağa mahsuben paraya çevirdiği ancak yukarıda ifade edildiği üzere sözleşmenin 17.5 inci maddesine göre talep edilen cezai şartın haksız olduğu, 7 nci maddeye göre cezai şart talep edilebilecek ise de bu cezai şartın ancak davalının ekonomik mahvına sebep olmayacak bir tutarda olabileceği gözetilip alacağı meydana getirdiği iddia edilen diğer kalemlerin de haklı olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyulan bozma ilamının gereklerine riayet edilmeksizin eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin doğru görülmediği, kabule göre de birleşen davada davacı şirketin, birleşen davada, taraflar arasındaki sözleşmenin 24 üncü maddesine dayalı olarak davalıların üç misli tutarınca yargılama gideri ve vekâlet ücretine mahkum edilmesini talep ettiği, sözleşmenin 24. maddesinde, hukuki ihtilaf halinde, kazanan tarafın yaptığı masrafları ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde gösterilen yasal avukatlık ücretlerinin 3 katını, kaybeden taraftan, tazmin etme hakkına sahip olduğunun belirtildiği, Mahkemece, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, anılan sözleşme hükmüne dayalı olarak davalılar yararına da 3 misli tutarında yargılama ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece davacı lehine hükmedilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... İth.İhr. Gıda İnş. Tur. Tic. ve San. Ltd. Şti.vekili; birleşen davaya konu 29.331,00TL sözleşme alacağı bakımından bozma yapılmadığından bu kalem alacağın kesinleştiğini, kesinleşen 29.331TL sözleşme alacağının içerisinde 10.000,00 USD ve 25.000,00 USD cezai şart alacağıda bulunduğunu, toplam 35.000,00 USD cezai şart alacak kalemleri için usulü kazanılmış hak oluştuğunu, son bozma kararında bu durumun gözetilmediğini, asıl davada davacının, "haksız fesih" iddiasıyla teminat mektubu bedelinin iadesini istediği; ancak feshin "haklı" olduğunun sabit olduğunu, "...Teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih itibarıyla 96.418,52TL borç olduğunun" müvekkili şirketçe beyan edildiği yönündeki bozma ilamındaki ifadelerin doğru olmadığını, yargılamanın tamamında aşamalarda; "...Franchise Sözleşmesi 14.madde ile Kira Sözleşmesi 11.maddede …Teminat mektubunun taraflar arasındaki franchise ile kira, ürün, dekorasyon vs. sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerin teminatı olduğu, işbu yükümlülüklerin aksatılması halinde teminatların dilendiği zaman, miktar ve şartlar üzerinden nakde çevirme yetkisinin olduğu, teminatın taraflar arasındaki her türlü sözleşme ve hukuki ilişkinin sona ermesinden kaynaklanan tazminatların karşılanması için de kullanılabileceğinin" öngörüldüğünü, buna göre 80.000,00TL teminat mektubunun; franchise, merkezi idari masraf hizmet bedeli, mal-ürün bedeli, reklam, kira, elektrik, su, doğalgaz, ortak gider, cezai şart vs gibi sözleşmenin başlangıcından itibaren işyerinin boşaltıldığı tarihe kadar tahakkuk eden 109.446,94TL sözleşmeye bağlı alacaktan dolayı nakde çevrildiği, 29.446,94TL bakiye sözleşme alacağı kaldığı, bunun dışında haklı feshe bağlı alacakların da olduğunun" belirtildiğini, teminatın paraya çevrildiği tarih itibarıyla 96.418,52TL borç bulunduğuna dair ilamdaki ifadelerin isabetli olmadığını, cezai şart kalemleri ile ilgili yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, sözleşmelerde uygulama süreci ve fesih haline ilişkin 2 ayrı grup cezai şart öngörüldüğünü, bu nedenle de farklı nedenlerle farklı cezai şart talep edilebileceğini, aksi halin kabulünün sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, sözleşmenin (yürürlük sürecindeki) 17.4.5.madde ile (feshe bağlı) 30.maddedeki cezai şart alacaklarının aynı şey olmadığını, konusu ve içeriği ile uygulanma şekil ve süreçlerinin birbirinden farklı olduğunu, sözleşmenin 17.4.5 ile 7. maddedeki cezai şart alacaklarının feshe bağlı olmayan sözleşmenin uyugulanması sürecine ilişkin alacaklar olduğunu, sözleşmenin 7.maddesindeki cezai şart alacağının kabulü karşısında, aynı şekildeki 17.4.5.maddeski cezai şart alacağının da muteber olduğu ve istenebileceğinin açık olduğunu, 10.000,00 USD ve 25.000,00 USD cezai şartın ödenmesine karar verilmesi gerektiğini, karşı tarafın tacir olduğunu, cezai şartın tenkisini talep edemeyeceğini, karşı taraf yararına 3 misli vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, karşı tarafın bu yönde talebi bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava bakımından, franchising sözleşmesinin feshi nedeniyle uğranılan zararların tazmini ve nakde çevrilen teminat mektubu bedellerinin iadesi, birleşen dava bakımından ise franchising sözleşmesi ve alt kira sözleşmesi hükümlerine aykırılık nedeniyle oluşan zararlarının, sözleşmeye dayalı alacakların ve sözleşmeyle öngürülen cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 484 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 179 ila 182 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, Dairemizin 30.03.2016 tarihli, 2015/13336 E., 2016/3474 K. sayılı bozma ilamı ve 08.10.2018 tarihli, 2016/10911 E., 2018/6069 K. sayılı karar düzeltme ilamlarındaki bozma gerekçeleri nazara alındığında, dava konusu teminat mektubu bedellerinin hangi alacak kalemi için paraya çevrildiği ve paraya çevirmenin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine uygun olup olmadığının belirlenmesine yönelik olup, bu kapsamda birleşen davada dava konusu yapılan sözleşme alacağı olarak ifade edilen alacak kalemi bakımından Dairemizin anılan bozma ilamlarındaki bozma gerekçelerinin davalı-birleşen davada davacı Şirket tarafından ileri sürülen cezai şart kalemlerine ilişkin olmasına, bunlar dışında cari hesaba ilişkin diğer kalemler (Franchise, merkezi idare masraf hizmet bedeli, mal-ürün bedeli reklam, elektrik, su, doğalgaz, ortak gider vs.) yönünden yapılmış bir bozma bulunmaması nedeniyle Dairemizin 24.10.2023 tarihli 2022/5869 E., 2023/6122 K. sayılı bozma ilamının 8. sayfasının 6 no.lu bendinde geçen "...alacağı meydana getirdiği iddia edilen diğer kalemlerin de haklı olup olmadığı belirlenerek..." ibaresinden birleşen davadaki sözleşmeden kaynaklanan alacak kalemi olarak sadece cezai şart kaleminin anlaşılacak ve Mahkemece bozma ilamına uyulması halinde buna göre değerlendirme yapılacak olmasına göre asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 891,50 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.