WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/1686 E.  ,  2024/3037 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/110 Esas, 2022/49 Karar
HÜKÜM : Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalılar ... ve ... vekilleri

Taraflar arasındaki tenfiz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

Davalılar ... ve ... vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışında çalışmakta iken kazanmış olduğu birikimleri ile davalılarla ortak ticari işletme açtığını, daha sonra davalılar tarafından kendisine verilen sözlerin yerine getirilmemesi nedeniyle davalılarla anlaşmazlığa düşerek bu işletmeden olan alacaklarının, hisselerinin ve paylarının davalılara devredilmesine ilişkin borçlular ile aralarında bir sözleşme düzenlediklerini, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini, davalıların taahhütlerini ihlal ettiklerini ve yaptıkları hukuksuz işlemleri ile müvekkilinin, şirket kanalıyla 3 üncü kişilere ve bankalara borçlanmasına sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin davalılar aleyhine Hollanda'da yargı yoluna başvurduğunu, taraflar ve vekillerinin borcun tasfiyesi konusunda anlaşmaya gittiklerini ve anlaşmanın Amsterdam Mahkemesi Medeni Hukuk Bölümü, Tedbirler Hakimliği tarafından onaylanarak kesinleştiğini, Amsterdam Mahkemesinin 496431/KG RK-2400 Pee/AB no.lu kararı gereği davalıların müvekkiline ödeme yapmakla yükümlü olduklarını, müvekkilinin, Akaland B.V.'nin davalılardan olan tüm alacaklarına da temlik alacaklısı sıfatı ile talep hakkına sahip olduğunu ileri sürerek Amsterdam Mahkemesinin 496431/KG RK 11-24000 Pee/AB no.lu kararının tenfizini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin dava dilekçesine eklenmediğini, verilen kesin süreye rağmen bu eksikliğin giderilmediğini, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme hakem kararının ulusal mevzuta göre tenfizin mümkün olmadığını, zira tenfizi istenen mahkeme kararına ve tahkim işlemlerine dayanak yapılan ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla sözleşme içeriği geçerli olmadığı gibi aynı sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olmadığını, sözleşmede tahkim kurumunun neresi olduğunun açık olmadığını, yabancı mahkemenin dosyayı tevdi ettiği hakem tarafından yapılan işlemlerde müvekkiline hiç bir tebligat yapılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, yabancı mahkemenin 16.08.2011 tarihli duruşma tutanağında müvekkilinin vekili gözüken avukatla hiçbir irtibatının, kendisini temsil için bir talimatının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin dava dilekçesine eklenmediğini, müvekkilinin tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının verildiği duruşmada hazır olmadığını, bir vekil ile de temsil edilmediği halde diğer ortakların imzaladığı tutanak ile sorumluluk altına sokulduğunu, kararının tenfizi talep edilen yabancı mahkeme tarafından herhangi bir yargılama yapılmadığını, müvekkilinin yokluğunda savunma hakkı ihlal edilerek karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adalet Bakanlığından gönderilen yazı cevabında belirtilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engelleri gözetilerek yapılan değerlendirmede diğer hususlarda bir engel bulunmadığının anlaşıldığı, davalı taraf yokluğunda yargılama yapıldığından bahisle davaya itiraz etmiş ise de kararda davalıların kendilerini avukatla temsil ettirdikleri anlaşıldığından tanıma ve tenfize herhangi engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne Amsterdam Mahkemesi 496431/KG RK 11-2400 PEE/AB numaralı kararın tanıma ve tenfizine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 16.10.2023 tarihli ve 2022/6371 E., 2023/5889 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekilleri ayrı ayrı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
1.Davalı ... vekili; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamında belirtilen hususlarda araştırma ve inceleme yapılmaksızın gerekçesiz bir şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, dava dilekçesine eklenmesi gereken belgelerin eklenmediğini, verilen sürede de bu eksikliğin giderilmediğini, tenfizi istenen mahkeme kararına ve tahkim işlemlerine dayanak yapılan ortaklıktan ayrılma sözleşmesinde atılı imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla sözleşme içeriği geçerli olmadığı gibi aynı sözleşmedeki tahkim şartının da geçerli olmadığını, sözleşmede tahkim kurumunun neresi olduğunun açık olmadığını, yabancı mahkemenin dosyayı tevdi ettiği hakem tarafından yapılan işlemlerde müvekkiline hiç bir tebligat yapılmadığını, yabancı mahkemenin 16.08.2011 tarihli duruşma tutanağında müvekkilinin vekili gözüken avukatla hiçbir irtibatının, kendisini temsil için bir talimatının olmadığını Adalet Bakanlığı yazısında belirtilen tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmadığını, bahsekonu yazıda belirtilen Hollanda mevzuatındaki tanıma ve tenfiz engellerinin tamamının işbu davada mevcut olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili; bozma ilamı gereğinin yerine getiremediğini bozma sonrası hiçbir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi kararın gerekçesiz olduğunu, bu durumun adil yargılanma hakkının ve Anayasa'nın ihlali olduğunu, müvekkilinin tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararın verildiği duruşmadan hazır olmadığını, bir vekil ile de temsil edilmediği halde diğer ortakların imzaladığı tutanak ile sorumluluk altına sokulduğunu, kamu düzenine aykırılığın tenfiz mahkemesince esasa ilişkin inceleme yapılması yasağının istisnası olduğunu, yabancı mahkeme kararına konu dava dosyasında müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığını, müvekkili adına işlem yaptığı sözde vekilin yetkisinin olmadığını, müvekkilinin savunma hakkının ihlal edildiğini, müvekkili hakkında 2013 yılında verilmiş iflas kararı ve 2019 yılında verilmiş yapılandırma kararları olduğundan, tenfizi istenen kararının icrasının mümkün olmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, yabancı mahkeme tarafından verilen kararın tenfizi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar ... ve ... vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı 328,85'er TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00'er TL para cezasının karar düzeltme isteyenlerden ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.