11. Hukuk Dairesi 2024/1684 E. , 2024/2808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2362 Esas, 2023/2038 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/961 E., 2023/375 K.
Taraflar arasındaki ihya davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin doğum nedeniyle hak kazandığı annelik iş görememezlik ödemesini alamaması sebebiyle açtığı davada işçi olarak hizmetinin tespitinin gerektiğini, dava kabul edilmişse de Yargıtay’ın sigortalı çalıştığı tüm kişilerin davaya dahilinin gerektiği yönünden kararı bozduğunu, davaya dahli gereken iş verenlerden birinin de... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, ancak anılan şirketin ticaret sicil kaydının resen kapatıldığının anlaşıldığını, İş Mahkemesinde görülen davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için kendilerine süre verildiğini ileri sürerek anılan şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; ... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.’nin en son 18.10.2002 tarihinde genel kurulunun tescil edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca ve tebliğ gereği 14.05.2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresinde ihtar gönderildiğini, ayrıca Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, yasal sürede ihtara yanıt verilmemesi üzerine 26.09.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, bu hususunda 03.10.2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığını, davanın 5 yıllık yasal süresi içinde açılmadığını, işlemlerin Yasa’da öngörülen usul ve esaslar dahilinde yerine getirildiğini, işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmayan, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti.'nin 26.09.2013 tarihinde resen terkin edildiği, İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2021/97 E. sayılı dava dosyasının tetkikinde davacının davalılar... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. ve arkadaşları aleyhine tespit davası açtığı, davanın halen derdest olduğu, davalıya yazılan müzekkereye verilen 20.03.2023 tarihli cevabi yazıda, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin uygulandığı dönemde, çok sayıda firmaya ihtar gönderilmesi sebebiyle, söz konusu şirkete ilişkin tebligat bilgilerine ulaşılamadığı, ancak aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendine göre, ihtarın şirketi temsile ve ilzama yetkili kişilere ulaşmasa dahi ilan tarihinden itibaren 30. günü akşamı itibariyle, ihtarın tebliğ edilmiş sayılacağı, bu hususta ihtarın ilan edildiği ve tebligat şartının yerine getirilmiş sayıldığının bildirildiği, son şirket yetkilisinin tespit edilemediği, davalı Sicil Müdürlüğünce, sicilden resen terkin edilen, ihyası istenen şirket yetkililerine tebliğ edilmek üzere, tebligat çıkartıldığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığı, Yasanın aradığı, şirket yetkilisine tebliğ edilmek üzere ihtar tebligatı çıkartılmasına dair şartın yerine getirilmediği, anılan şartın yerine getirilmeden yani şirket yetkilisine ihtarname çıkartılmadan doğrudan doğruya yapılan ilan ile yetinilerek tebliğ şartının yerine getirildiğinden bahsedilemeyeceği, davalı Sicil Müdürlüğünün, sicilden terkin işleminin Yasanın açık hükmüne aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle de terkin işleminin iptali gerektiği, ihyası istenen şirket yetkilisi ve ortağı olmayan davacı üçüncü şahsın, tarafı olduğu derdest olan İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2021/97 E. sayılı dava dosyasında, taraf teşkilinin sağlanması ve müteakip işlemlerin yapılmasına ilişkin olarak, iş bu davayı açmasında hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. hakkında İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce verilen terkin kararının kaldırılmasına, şirketin ticaret siciline yeniden tescili ile ihyasına, keyfiyetin ticaret sicile tesciline ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının önceki istinaf başvurusunda vekalet ücretine dair bir istinaf sebebi bulunmadığı halde İlk Derece Mahkemesi’nin bu kez Müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, resen terkin işleminin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi ve Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ hükümlerine uygun gerçekleştirildiğini, münfesih durumda olduğu tespit edilen şirketlerin Müdürlüklerinde tescilli adreslerine ihtarnameler keşide edildiğini, fakat basiretli tacir olarak davranması gereken ilgiler tarafından yasal süresinde herhangi bir bildirimde/ başvuruda bulunulmaması üzerine resen terkin işlemi sürecinin işletildiğini, şirketlerin tescilli adreslerine gönderilen ihtarnamelerin 6102 Sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereği tebliğ edilmiş sayılacağının esas olduğunu, gerek dava dilekçesinde gerekse istinaf sebeplerinde davacının Müdürlük tarafından gerçekleştirilen terkin işlemlerinin usulüne aykırı olarak gerçekleştirildiği yönünde bir iddia ileri sürmediğini, Müdürlükleri aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece, davalı sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin uygulandığı dönemde, çok sayıda firmaya ihtar gönderilmesi sebebiyle, söz konusu şirkete ilişkin tebligat bilgilerine ulaşılamadığı, ancak ihtarın şirketi temsile ve ilzama yetkili kişilere ulaşmasa dahi, ilan tarihinden itibaren 30. günü akşamı itibariyle, ihtarın tebliğ edilmiş sayılacağı, bu hususta ihtarın ilan edildiği ve tebligat şartının yerine getirilmiş sayıldığının bildirildiğinin görüldüğü, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık saptanmadığı, davalının ihtar yazısının şirkete tebliğ edildiğine ilişkin tebligat belgesinin dosyada bulunmadığı, davalının ihtarı tebliğe çıkarttığına dair belge sunamadığı, bu durumda davalı tarafından gerçekleştirilen terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, davalının sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, kaldırma kararı öncesinde kaldırma kararına konu karara karşı davacı vekilinin tasfiye memuruna takdir edilen 5.000,00 TL ücret yönünden kaldırılarak düzeltilmesine, diğer bütün hususların onanmasına karar verilmesi şeklinde talepte bulunduğu, davacının istinaf isteminin sadece davacı aleyhine olmak üzere tasfiye memuruna takdir edilen ücrete yöneldiği, davacının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden bir talepte bulunmadığı, bu durumda davacı vekili tarafından istinaf itirazına konu edilmeyen diğer hususların kesinleştiğinin kabulü gerektiği, kaldı ki davacı vekilinin istinaf başvurusunda talep ettiği husus dışındaki İlk Derece Mahkemesinin kararının aynen onanmasını istediği, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı aleyhine hükmedilen ilk hüküm yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davacı tarafından istinaf edilmediğinden davalı yararına usûli kazanılmış hak oluştuğu, bu kez davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği, kabule göre ise şirketin İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2018/517 E. sayılı dosyası ve infazı ile ilgili işlemler yönünden sınırlı bir şekilde ihyasına karar verilmesi gerekirken, genel ihya kararı verilmesinin yerinde olmadığı, ayrıca, davalının terkin işleminde kusurlu olması nedeniyle, davacı adli yardımdan faydalandığı için, başlangıçta alınmayan başvuru harcından ve maktu karar harcından davalının sorumlu olduğu, Mahkemece, davalıya hiç başvuru harcının yükletilmemesinin de doğru bulunmadığı, davalının ünvanı “İzmir Ticaret Sicili Müdürlüğü” olmasına rağmen, Mahkemece gerekçeli karar başlığında “...” şeklinde yanlış yazılmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırılık teşkil etmekte ise de bu hususun sonucu etkilemediği gerekçesiyle davalının istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, ... Turizm İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. hakkında İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce verilen terkin kararının kaldırılmasına, şirketin ticaret siciline yeniden tescili ile İzmir 12. İş Mahkemesi'nin 2018/517 E. sayılı dosyası ve infazı ile ilgili işlemler yönünden sınırlı bir şekilde ihyasına, keyfiyetin ticaret sicile tesciline ve ilanına, terkin işlemi usulüne uygun yapılmadığından tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, davalı aleyhine, önceki karar davacı tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edilmediğinden ve davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan davacı yararına vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine istinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde karar verilmesinin hataya dayandığı, müvekkilinin ihya talepli iş bu davanın açılması hususunda her hangi bir kusuru bulunmadığını, aleyhine böyle bir yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince dava kabul edilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusu yapmış, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları kabul edilmiş, ayrıca sınırlı ihya kararı verilmesi gerekirken genel ihya kararın verilmesi ve davalının terkin işleminde kusurlu olması sebebiyle davalıya başvuru harcı yükletilmemesi yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş, yine davanın kabulüne, ihyası istenen şirketin ihyasına, istinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili sadece davalının yatırdığı istinaf kanun yolu başvurma harcının müvekkiline yükletilmesi yönünden kararı temyiz ederek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir.
Adli yardım talebi kabul edilen davacı davasında haklı görülüp davanın kabulüne karar verildiğine göre davalının istinaf kanun yoluna başvururken ödediği harcın davacıya yükletilmesi yerinde olmayıp kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “davacıdan alınarak davalıya verilmesine'' ibaresinin çıkartılarak yerine “istek halinde davalıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacının temyiz itirazları kabul edildiğinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!