WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAIRESI

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/1612 E.  ,  2024/2410 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/1028 Esas, 2023/1134 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Ahuzar Tekstil Gıda İnş. Emlak Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine itiraz edilmeyerek takibin kesinleştiğini, takip dosyası kapsamında işlemler yürütülürken borçlu şirketin davalı tarafından ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin fark edildiğini, icra takibinin henüz sonuçlandırılamadığını ve müvekkilinin haklı alacağına ulaşamamış olması nedeniyle ihya talebinde hukuki yarar bulunduğunu ileri sürerek dava dışı şirketin ihyasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işleminin, vergi kaydının terkin edildiği ve adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi ile Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in (Tebliğ) 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2022/216 Esas, 2022/337 Karar sayılı kararıyla; şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı tarafından 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu kapsamda hazırlanan tebligatın bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, ayrıca ihyası talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, derdest dosyası bulunan şirketin sicilden resen terkin edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin 6102 sayılı Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil kaydının silindiği, buna göre davalının işleminin işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olduğu, davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2022/1502 Esas, 2023/415 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 08.06.2023 tarih, 2023/3359 E. ve 2023/3603 K. sayılı kararıyla ''... davacının amacı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünü dava etmektir. Davacı, davasını yanlış kuruluşa yönetmekle hasımda değil, temsilcide yanılmıştır. Bu yanlışlık düzeltilerek davaya İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne karşı devam olunması veya 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrası değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, İstanbul Ticaret Odasının hasım gösterildiği davada yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin adresinin tespit edilememesi ve bu hali ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığının tespiti üzerine, davalı sicil müdürlüğünce 2 aylık süre içinde münfesih olma sebebinin ortadan kaldırılması, için ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı,bu kapsamda hazırlanan tebligatın bila tebliğ iade edildiği, yasal zorunluluk olmasına rağmen şirket yetkilisine tebligat yapılmadan ilan ile yetinilerek terkin işleminin yapıldığı, ayrıca ihyası talep edilen şirket hakkında terkinden önce yürüyen bir icra takibinin bulunduğu, derdest dosyası bulunan şirketin sicilden resen terkin edilemeyeceğine ilişkin yasal düzenlemeye aykırı davranıldığı, ayrıca şirketin Kanun'da belirtilmeyen bir sebepten ötürü sicil kaydının silindiği, buna göre davalı sicil müdürlüğünün işleminin usulsüz olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine girişilen icra takibinin sonuçlandırılması için şirketin ihyasının zorunlu olmasına göre davacının hukuki yararının bulunduğu gözetilerek; davanın kabulü ile davalı Müdürlüğün işleminin kaldırılarak dava dışı resen terkin edilen şirketin ihyasına, ihyası istenilen şirketin terkin sebebi gözönüne alınarak tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, keyfiyetin karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına, davalı ... sicil müdürlüğü 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etttiği, bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine
karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ahuzar Tekstil Gıda İnşaat Emlak Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin İstanbul 23.İcra Müdürlüğünün 2013/26172 E. sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, karar kesinleştiğinde tescil ve ilanına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu şirket hakkında dava/icra takibi bulunduğuna dair sicil kayıtlarına intikal eden bir bildirim bulunmamasına rağmen, adresin tespit edilememesi hususunun resen terkin sebebi olmadığı şeklinde hatalı değerlendirme, resen terkin prosedürünün mevzuata uygun olmasına rağmen müvekkili aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, müvekkili müdürlükçe tesis edilen resen terkin işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, aleyhe yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi (ihya) istemine ilişkindir.

Dairemizin yerleşik uygulaması gereğince, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi onbeşinci fıkrasına istinaden açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olup, Mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına (ek tasfiye) karar verilmesi durumunda 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin 2 nci fıkrası gereğince tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesince tasfiye memuru atanmaması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.