11. Hukuk Dairesi 2024/1601 E. , 2024/2300 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/358 Esas, 2021/941 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalının ve üçüncü bir kişinin, davalının sahibi olduğu franchise restoran zincirine müvekkilini ve üçüncü bir kişiyi haricen ortak etmek konusunda anlaştıklarını, tarafların bu sözlü anlaşmayı 28.11.2006 tarihinde noterde memorandum (mutabakat mektubu) şekline getirdiklerini, 13.10.2007 tarihli noter onaylı yazılı sözleşme ile müvekkilinin haricen sahip olduğu 1/3 hisseyi davalıya 106.000,00 USD karşılığında sattığını, ancak davalının bu bedeli ödemediğini ileri sürerek 106.000,00 USD’nin muaccel olduğu tarihten itibaren en yüksek USD mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan ortaklık sözleşmesi geçersiz olduğundan böyle bir sözleşmeye dayalı olarak talepte bulunulamayacağını, sözleşme sonucunda taraflar yükümlülüklerini yerine getirmediklerinden ortaklığın gerçekleşmediğini, davacı tarafın müvekkiline yapmış olduğu ödemelerin ise iade edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 09.09.2011 tarih, 2008/447 E. ve 2011/394 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekili temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2012 tarih, 2012/71 E. ve 2013/2058 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.07.2013 tarih, 2013/279 E. ve 2013/399 K. sayılı kararı ile dava konusu bedelin davacıya ödediğini davalının usulünce ispat edemediği, davalı tarafından sunulan çekin keşide tarihinin taraflar arasındaki sözleşmeden önceki bir tarih olduğu, bu nedenle bu ödemenin dava konusu alacağa mahsuben ödendiğinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın bir kez daha kısmen kabulüne karar verilmiştir, davalı vekili temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 02.12.2014 tarih, 2013/15863 E. ve 2014/18821 K. sayılı kararıyla davanın taraflarının aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri (ABD) vatandaşı oldukları, davaya konu edilen şirketin ABD'de bir şirket olduğu, davaya dayanak sözleşmenin bu ülkede düzenlendiği, tarafların uzun süre bu ülkede yaşadıkları, davacının dava dilekçesindeki adresinin dahi ABD'ndeki adresi olduğu, bu durumda uyuşmazlığın yabancı unsur içermesi bağlamında çekişmenin esası hakkında uygulanacak hukukun re’sen belirlenmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 28.03.2017 tarih, 2015/152 E. ve 2017/326 K. sayılı ile taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin varlığı, geçerliliği ve doğuracağı haklar ve borçlar yönünden yetkili hukukun ABD İllinois Hukuku olduğu, İllinois Hukuku’nda yürürlükte olan 1983 tarihli Business Corparation ACT hükümleri ve evrensel hukuk gereğince davalının sözleşmenin geçersizliği iddiasının hakkın kötüye kullanılması teşkil edeceği ve dinlenemeyeceği, davalının sözleşmede belirtilen 106.000,00 USD'yi ödediğini ispat edemediği sürece bu bedeli ödemekle yükümlü olduğu, davalı savunmalarında dava konusu bedeli davacıya ödediğini ileri sürmüş ise de bu iddiasını usulünce ispat edemediği, davalı 15.000,00 USD ödeme yaptığına ilişkin çek örneği sunmuş ise de çekin keşide tarihinin taraflar arasındaki sözleşmeden önceki bir tarih olduğu anlaşıldığından bu ödemenin dava konusu alacağa mahsuben ödendiğinin kabul edilemeyeceği, davalının dava konusu alacağı ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 106.000,00 USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
F. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 03.02.2021 tarih, 2019/3278 E. ve 2021/806 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki uyuşmazlığa uygulanacak Illionis Business Act isimli kanunun 7.10.maddesi uyarınca, taraflar arasında imzalanan Kiroğlu Inc. Şirketinin 1/3 hissesinin davalıdan davacıya devrini öngören 28.11.2006 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu bu hususta taraflar arasında bir görüş ayrılığı bulunmadığı gibi, hisselerin tekrar davacı tarafından davalıya devrini öngören 12.12.2010 tarihli ikinci sözleşmenin de geçersiz olduğunu kabul etmek gerektiği, bu durumda geçersiz ilk sözleşmeden dolayı davacının sözleşmede yer alan 666.000,00 USD şirket borçlarından, davalının da davacıya geçersiz ikinci sözleşmeden kaynaklanan 106.000,00 USD borçtan sorumlu tutulamayacağı ancak davacının geçersiz ilk sözleşme doğrultusunda davalıya ödediği miktarı talep edebileceğinin kabulü gerektiği, o halde mahkemece, geçersiz ilk sözleşme ilişkisi çerçevesinde dosyadaki ödeme belgelerine göre davacının davalıya ödediği meblağ tespit edilerek ve davalının da bu uğurda ödeme savunması üzerinde durularak henüz istirdadı gerçekleşmeyen miktara hükmedilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
G.Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.10.2021 tarih, 2021/358 E. ve 2021/941 K. sayılı ile önceki karar gerekçesi yanında, davalının dilekçesinde işaret edilen 13.10.2007 tarihli sözleşmeye göre; birinci ödeme olarak 40.000,00 USD'nin 15.12.2007 tarihine kadar, ikinci ödeme olarak 20.000,00 USD'nin 31.01.2008 tarihine kadar, üçüncü ödeme olarak 20.000,00 USD'nin 15.04.2008 tarihine kadar, dördüncü ödeme olarak 26.000,00 USD'nin 15.06.2008 tarihine kadar olmak üzere toplam 106.000,00 USD'nin davalı tarafından davacıya ödeneceğinin hüküm altına alındığı, ancak sözleşme tarihinden sonra davalı tarafından davacıya yapılmış bir ödemenin dosyaya yansımadığı, diğer yandan ilk sözleşme (Mutabakat Mektubu-Memorandum Of Understanding) tarihi olan 28.11.2006 tarihinden önce üç tanesi 04.09.2005 keşide tarihli (20.000,00 USD, 20.000,00 USD, 15.000,00 USD) ve bir tanesi 17.06.2005 tarihli (10.000,00 USD) olmak üzere davacının taraflar arasındaki ilişki çerçevesinde davalıya toplam 65.000,00 USD tutarında çek verildiği, 14.09.2005 tarihinde 57.832,67 USD tutarında virman yaptığının anlaşıldığı, ayrıca davalının davacıya 20.09.2007 tarihli 14.000,00 USD tutarında çek verdiği ve 29.09.2005 tarihinde 2.832,67 USD tutarında çek verdiğinin de dosyaya yansıdığı, başka bir anlatımla davacının davalıya toplamda 122.832,67 USD verdiği, buna karşılık davalının da davacıya 16.832,67 USD verdiği, davacı tarafından davalıya verilen tutardan davalının davacıya verdiği tutar çıkarıldığında taraflar arasında yapılan sözleşmede belirlenen ödeme planındaki tutar olan 106.000,00 USD’nin elde edildiği, ödeme planının yer aldığı 13.10.2007 tarihli sözleşmeden sonra davalı tarafından ödeme planı doğrultusunda davacıya yapılan bir ödemeye rastlanılmadığı, her ne kadar Kiroğlu Inc. tarafından keşide edilen çek ile davacı 19.11.2007 tarihinde 14.000,00 USD tahsilat yapılmışsa da, bu çek ödeme planından önce 20.09.2007 tarihinde keşide edilen ve ödeme planından önce davacıya verilen çek olup, öncesinde verildiği için ödeme planına çekin dahil edilmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 25.10.2023 tarih 2022/11-728 E., 2023/1010 K. sayılı ilamı ile özel daire bozma kararındaki hususlar ve özellikle taraflar arasındaki ilk sözleşme ilişkisi ile taraflarca yapılan ödemeler değerlendirilmek suretiyle direnme kararı verilmiş olduğu, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil, bozma gereklerinin yerine getirilmesi suretiyle bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni hüküm bulunduğu gerekçesiyle yeni temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Dairemize gönderilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tüm dilekçelerindeki nedenlerle, uyuşmazlık konusunda uzmanlığı olmayan kişilerce hazırlanan rapora itibar edildiğini, davanın görülme yerinin ABD olduğunu, davanın Türkiye'de görülmesi halinde yetkili yerin genel yetki kuralı gereğince davalının ikametgahı yani Gaziantep mahkemesi olacağını, uygulanacak hukuk İllionis hukuku olarak tespit edilmiş olmasına rağmen bu hukukun gereği olarak sözleşmenin geçersizliğinin kabul edilmediğini, bu durumun açık bozma sebebi olduğunu, 03.02.2021 tarihli bozma ilamında sözleşmenin geçersiz olduğu bu nedenle davacının 106.000,00 USD isteyemeyeceği belirtildikten sonra ancak sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tarafların verdiklerini isteyebileceklerinin belirtildiğini, bozmaya göre sebepsiz zenginleşme yönünden davanın görülmesi halinde bu konuda tarafların delillerinin sorulması gerektiğini, diğer yandan sebepsiz zenginleşme bakımından zaman aşımı söz konusu olduğunu, müvekkilin yaptığı ödemelerin kayıtlarının ABD bankalarından istenmesine ilişkin taleplerinin mahkemece anılan kayıtların mahkemeye davalı tarafından sunulacağının bildirilmesi ve bundan başka bankaların açık adres, hesap numaraları ve belgelerle ilgili bilgilere yer verilmemiş olması, bu şekilde müzekkere yazılması halinde zaten sonuç alınamayacağı gerekçesiyle reddedildiğini ve banka kayıtlarının müvekkili tarafından sunulmasına karar verildiğini, müvekkilinin başvurusuna ret yanıtı verildiğini ancak buna rağmen mahkemece taleplerini reddedildiğini, müzekkereden sonuç alınamayacağı gerekçesi ile müzekkere yazılmamasının devletin egemenlik ve yargılama hakkına duyulan güvensizliği gösterdiğini, bu suretle savunma haklarının ihlal edildiğini, Türk hukukuna göre eğitim alan yerel mahkeme hakimlerinin ABD hukukunun uygulanacağı bir davaya bakma ve böylesi bir davayı karara bağlama yeterliliğine sahip olmadıklarını, sundukları çek örneğinin 20.09.2007 tarihli olup bu tarihin yapılan sözleşmeden önceki bir tarih olduğunu ancak çek örneğinin altında büyük puntolarla "2122 $14,000.00 11.19.2007" kaydı bulunduğunu ve bu kaydın, ödemenin sırasıyla hangi çeke, ne miktarda ve hangi tarihte yapıldığını gösterdiğini, ancak mahkemece bu hususun bilinemediğini ve değerlendirilemediğini, bilirkişilerce de bu hususun atlandığını, ABD'de keşide tarihi ne olursa olsun bankanın kendisine ibraz edilen çeki hesapta para bulunması halinde ödemek zorunda olduğunu, buna göre davacının da elinde bulunan çeke 14.000,00 USD bedeli yazarak sözleşmeden ve satıştan sonraki bu tarihte bankaya çeki ibraz ederek parasını aldığını, davacının ödediği meblağın 106.000,00 USD olmadığını, daha önceki tarihte yapılan memorandumun diğer sözleşmenin hüküm ve kuvvetini düşüren bir sözleşme olduğunu, taraflar arasında imzalanan memorandumda davacının restoranlar için 50.000,00 USD ödediğini kabul ettiğini, bu durumda bu meblağı aşan kısmıyla ilgili yaptığı ödemeleri ortaklık hissesine ilişkin yaptığını kendisinin ispatlaması gerektiğini, davacının hem memoranduma dayandığını hem de orada belirtilen meblağın üzerinde iade talebinde bulunduğunu, bu nedenle en kötü ihtimalle borç meblağının 50.000,00 USD olacağını, ihtilafın üçüncü şahsı olan tanığın dinlenmediğini, şirket ortağı olunmasının yasaklandığına ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, zira davacının eşinin de ortak olduğunu, esasen ortada uygulanabilir geçerli bir sözleşme bulunmadığını, sözleşmenin hüküm doğurabilecek nitelikte olduğu, karşılıklı ifa edilebilir edimler içerdiği kabul edilse dahi müvekkiline ait edim ifa edilmeden önce restoranların satılmış olduğunu ve ortada satın alınacak ve karşılığında ödeme yapılacak hisse kalmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ortak olunan anonim şirketin hisse devir bedeli nedeni ile borçlu olunup olunmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu (MÖHUK)'nun 24 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!