11. Hukuk Dairesi 2024/1589 E. , 2024/3245 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/17 Esas, 2022/262 Karar
HÜKÜM : Kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davalı vekili
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile manevi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait "..." unsurlu markaların herkes tarafından bilinen tanınmış markalar olduğunu, davalı şirkete ait tanıtım evraklarında ve www.tac.com.tr internet adresinde müvekkilinin "..." ibareli markalarının çok benzerinin kullanıldığının tespit edildiğini, davalının üç adet "..." unsurlu marka tescilinin olduğunu, davalının "..." ibaresini tescil ettirdiği halinden farklı kullandığını, davalının markasını değiştirerek kullanmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, davalının markasını tadil ederek kullanması sonucu müvekkilinin markasının şöhretinden haksız suretle istifade ettiğini, markanın ayırt edici karakterini zedelediğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men’ine, davalı şirket tarafından müvekkiline ait "..." unsurlu markaları benzeterek kullandığı markanın internet sitesinden kaldırılmasına ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin, müvekkilinin tescilli markaları kullandığını bilmesine rağmen 5 yıldan fazla bir süre sessiz kaldığını, davacının ses çıkarmaması, sonra da dava açmasının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca haksız olduğunu, müvekkilinin kendi adına tescilli 97/020675, 98/019473 ve 2000/28662 numaralı "..." markalarını kullandığını, istenilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma doğrultusunda Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/131 E. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenildiği, bahsekonu dosyada davacı Zorluteks Tekstil Tic. ve San. A.Ş. tarafından davalılar Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) ile ... Mutfak Eşyaları Amb. İnş. İml. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile davalının 2010/67905 sayılı markasının hükümsüzlüğü talebine yönelik dava açıldığı, Mahkemece 15.07.2015 tarihli, 2013/131 E. ve 2015/253 K. sayılı kararla davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.03.2017 tarihli, 2015/12698 E. ve 2017/1541 K. sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine 21.05.2019 tarihli, 2019/239 K. sayılı kararla davanın kabulüne karar verilerek 2010/67905 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiği, hükmün 20.01.2022 tarihinde kesinleştiği, davalının dünya şekli ve üzerindeki kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı "..." kelimesi unsurlarından oluşan fiili markasal kullanımlarının davacıya ait gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı "..." kelimesi unsurlarından oluşan önceki tarihli markaları ile benzerlik ve karıştırma ihtimali yarattığı, bu yönde aynı tespitleri içeren Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.03.2017 tarihli, 2015/12698 E. ve 2017/1541 K. sayılı ilamı ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/159 E., 2019/239 K. sayılı kesinleşmiş kararlarının işbu dava için kesin delil mahiyetinde olduğu ve aynı kesinleşmiş mahkeme ilamında "Seri marka başvurusu, yukarıda açıklanan tescil engellerinin istisnasını oluşturur ve istisnaların dar yorumlanması da hukukun genel ilkesidir. Bunun aksine bir uygulama istisnaların asıl kural haline gelmesine yol açacağından kabul edilemez. Bu bakımdan, başvuru konusu işaretin daha önce davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığına dair savunmanın da 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birici fıkrasının (b) bendi ile 42 nci maddelerine dayalı iş bu davada dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. O halde, dava konusu başvurunun davalının önceki tescilli markasındaki asli unsurları taşımasına rağmen, anılan unsurlara ek olarak gerçekleştirilen renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı kanaatına varıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir." şeklindeki tespitler ile davalı markasal kullanımının herhangi bir hukuka uygunluk haline girmediği hususlarının da karara bağlandığı, farklı görüş içeren raporlara iştirak edilmediği, davalının fiili markasal kullanımlarının taraf markalarının hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde karıştırma tehlikesi ve haksız yararlanmaya sebep olacağı, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alındığında 20.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının davacıya ait "..." esas unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespiti ile bu tecavüz ve haksız rekabetin ref ve men'ine, dosyada mevcut 02.02.2011 tarihli bilirkişi raporunda görsellerine yer verilen davalı tarafa ait fiili markasal kullanımları havi garanti belgeleri, ambalaj, etiket ve basılı malzemelere el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalı tarafa ait "www.tac.com.tr" adresinde söz konusu markasal kullanımların kaldırılmasına, 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 25.12.2023 tarih, 2023/821 E. ve 2023/7658 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Yargıtay onama ilamının gerekçesiz olduğunu, gelinen aşamada benzerlik hususu dışında sessiz kalma yoluyla hak kaybı unsurunun kaldığını, bozma öncesi verilen kararda sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluştuğu gerekçesine de yer verildiğini, öte yandan bilirkişi raporunda, davalı kullanımlarının davacı markasından ziyade davalının kendi 1998 tarihli eski marka tesciline yanaştığına, dolayısıyla ihlâlin oluşmadığına dair görüş belirtildiğini, yine bilirkişi raporunda, davacının davalı kullanımına 2005 yılında gönderdiği ihtarname sonrasında 5 yıl sessiz kaldıktan sonra dava açmasının iyi niyetli yorumlanamayacağı görüşüne yer verildiğini, tanınmış marka sahibine süresiz dava açma hakkı tanınamayacağını, bozma ilamında davalının ürün üzerinde kullanımlarının dava açılmasından önceki 2 yılda gerçekleştiği hususuna yer verilmişse de dosyada alınan hiçbir bilirkişi raporunda bu yönde bir tespit yapılmadığını, aksine 2005 yılından beri kullanım olduğu hususunda uyuşmazlık olmadığını, davanın 01.12.2010 tarihinde açıldığını, davacı ihtarnamesinin ise 25.10.2005 tarihli olduğunu, müvekkilinin kullanımının yine müvekkiline ait 1998 tarihli tescilli markasının renklendirilmiş ve modernize edilmiş hali olduğunu, yargı kararlarından dolayı müvekkilinin kırmızı logoya ilişkin kullanımı terk ederek farklı bir logo oluşturulduğunu, davacı tarafından ona yönelik de dava açıldığını, müvekkiline aleyhine manevi tazminata hükmedilmesini gerektirecek bir kusur yüklenemeyeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men’i, davalı şirketin davacıya ait "..." unsurlu markaları benzeterek kullandığı iddiasıyla markanın internet sitesinden kaldırılmasına ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 2.505,00 para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!