11. Hukuk Dairesi 2024/1587 E. , 2024/3160 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/142 Esas, 2022/290 Karar
HÜKÜM : Asıl dava kabul, birleşen davada yeniden hüküm tesisine yer olmadığına
Taraflar arasındaki asıl davada şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve çıkma payı alacağının tespiti, birleşen davada davalının şirket müdürlüğü görevinden azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davada hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın asıl davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece asıl davada davalı vekilinin temyizlerinin reddine, Mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Asıl davada davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin 2007 yılından itibaren %49 hisseli ortağı olduğunu, iki ortaklı şirketin geri kalan hissesinin sahibi ...'in 15.03.2010 tarihli ortaklar kurulu kararıyla şirket müdürü olarak atandığını, şirketin Aralık 2010 tarihinden beri kâr payı dağıtımı yapmadığı gibi şirket müdürünce şirketin faaliyetleri hakkında kendisine bilgi verilmediğini, şirketin adresinin sahte imzalarla değiştirildiğini, şirket müdürünün kendisine verilen yetkiyi kötüye kullandığını, yapılan ihtarlara cevap vermediğini ileri sürerek şirket müdürünün azline, şirketin yurt içi ve yurt dışı tüm mal varlıkları, sözleşme ve ihale bedeli alacakları banka hesapları, alacak ve borçları tespit edilmek suretiyle müvekkilinin hissesine düşen değerlerin verilmesine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 551 ve 504 ncü maddeleri gereğince müvekkilinin şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiş, 18.01.2022 tarihli dilekçe ile dava değerini 93.769,60 TL olarak ıslah etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının şirket müdürlüğü görevinden azline müvekkilinin şirket ortaklığından çıkarılmasına ve şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, 06.02.2013 tarihli dilekçesi ve 18.06.2013 tarihli celsedeki beyanıyla taleplerini şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ve birleşen dava yönünden ise davalının şirket müdürlüğü görevinden azledilmesi olarak sınırladıklarını belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 01.02.2018 tarih, 2014/670 E. ve 2018/68 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28.07.2017 tarihli raporda; davacının ortaklıktan ayrılma koşullarının oluştuğu, ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi halinde 31.12.2011 tarihi itibari ile şirket öz varlığının 191.366,53 TL olarak hesaplandığı, davacının payına düşen çıkma payının 93.769,60 TL olacağı beyan edilmiş, tarafların itirazı üzerine bilirkişi heyetince sunulan 08.01.2018 tarihli ek raporda ise kök rapordaki görüşü değiştirecek bir hususa rastlanmadığı beyan edilmiş olup, davalı şirketin şirket merkezinde ticari bir faaliyetinin bulunmadığı, şirketin yönetim işlerine ilişkin davacı şirket ortağına bilgi verilmediği, davalı şirketin halen faal olmadığı, ticari bir faaliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ... İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, asıl davada davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2021 tarih, 2021/2630 E. ve 2021/6859 K. sayılı kararıyla asıl davaya yönelik davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, dava dilekçesinde şirketten çıkma istemi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL çıkma payı alacağı talep edildiği halde Mahkemece, bozma ilamından sonra alınan bilirkişi heyeti raporunda tespit edilen 93.769,60 TL çıkma payı alacağının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesi uyarınca taraf talebiyle bağlı kalınması ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamındaki gerekçe ve bozma ile taraflar lehine doğan usulü müktesap haklar gözetildiğinde davanın kabulü gerektiği, her ne kadar çıkma payı alacağı 93.769,60 TL olarak hesap edilmiş ise de dava dilekçesi ile davacının 50.000,00 TL çıkma payı alacağının talep edildiği gözetilerek, taleple bağlı kalınmak sureti ile 50.000,00 TL çıkma payı alacağının bozma öncesi karar tarihi olan 01.02.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının, davalı ... ... Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 50.000,00 TL çıkma payı alacağının 01.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacının 18.01.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ile yapmış olduğu ıslah talebinin reddine, birleşen dava yönünden bozmadan önceki Mahkeme kararı kesinleştiğinden birleşen dava yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 27.09.2023 tarihli ve 2022/6853 E., 2023/5365 K. sayılı kararıyla davalı şirket vekilinin tüm temyizlerinin reddine, davacı vekilinin temyizleri yönünden 22.07.2020 tarihinde kabul edilen ve 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” fıkrasının eklendiği, somut uyuşmazlıkta, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla 50.000,00 TL'nin çıkma payı talebi ile açılan davada, davacı vekilince bozmadan sonra 18.01.2022 tarihli dilekçe ile dava değeri 43.769,60 TL daha arttırılmak suretiyle davanın kısmen ıslah edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme ve davacının ıslah talebini içeren dilekçesinin söz konusu Kanun değişikliği tarihinden sonra olduğu değerlendirildiğinde, davacı tarafa 6100 sayılı Kanun'un 181 inci maddesi gereğince ıslah harcını yatırması için süre verilerek, bu aşamadan sonra Mahkemece ıslah edilen miktar yönünden bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl davada davalı vekili; ikinci bozma ilamından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılmadığından ıslah talebinin kabul edilemeyeceğini, tahkikatın 01.02.2018 tarihinde sona erdiğini, Mahkemece verilen ikinci kararın müvekkili tarafından temyiz ediliğini ve kararın müvekkili lehine bozulduğunu, bu bozma kararından sonra davacının ıslah yapmasının usul hükümleri gereği mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ihyasına ilişkin Mahkeme kararı dosyaya sunulmuş ise de Mahkemece ihya kararının kesinleşmesi hususunun bekletici mesele yapılmadığını, bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini, rapora karşı itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, şirketin malvarlığı bulunmayıp borca batık olması nedeniyle davacının talep edebileceği ortaklıktan çıkma payı değerinin bulunmadığını, davacının önceki kararı temyiz etmediği gözetildiğinde usulü müktesep hak gereğince davacı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, davacı tarafın ıslah talebi reddedildiği halde müvekkili lehine reddedilen meblağ üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm giderlerin müvekkili davalı şirket üzerinde bırakıldığını belirterek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, çıkma payı alacağının tespiti ve bozmadan sonra ıslaha ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6100 sayılı Kanun'un 176, 177, 181 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilâmında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı Şirket vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda bozmuş olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine değişik gerekçe ile bozabilir.
3.Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere Mahkemenin 01.02.2018 tarih, 2014/670 E. ve 2018/68 K. sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, davacının davalı ... İhr. Tic. San. Ltd. Şti. ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, 93.769,60 TL çıkma payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalı Şirketten tahsili ile davacıya verilmesine, davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.180,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar asıl davada davalı Şirket vekilince temyiz edilmiştir. Davacı taraf, bu kararı temyiz etmemiştir. Mahkemece anılan bozma ilamına uyulmakla vekalet ücreti yönünden davalı Şirket yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Buna göre Mahkemece asıl davada davacı yararına ancak 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilebilecekken 7.300,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4.Bu durum karşısında, asıl davada davalı Şirket vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden de bozulması gerekirken yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş olduğundan, asıl davada davalı vekilinin anılan yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin yukarıda belirtilen 27.09.2023 tarihli ve 2022/6853 E., 2023/5365 K. sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (6) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Asıl davada davalı Şirket vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!