WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/1398 E.  ,  2024/2443 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/915 Esas, 2023/1981 Karar
DAVALILAR : 1....
2.... vekili Avukat ...

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/658 E., 2022/738 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ihya edilmesi talep edilen Tasfiye Halinde Loyaltis İletişim ve Ticaret A.Ş. ile müvekkili şirketin ikame ettiği İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 E. sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklı dava ikame edildiği, yargılamanın seyri esnasında davalının ticaret sicilinden silinmiş olduğunun anlaşıldığı, mahkeme tarafından hazırlanan 16.03.2022 tarihli celsesinin bir no.lu ara kararı ile taraflarına davalı şirketin ihyası davası açmak üzere üzere süre ve yetki verildiği, müvekkili şirket ile ihyası istenen şirket arasında derdest bir davanın mevcut olması sebebiyle bu davayı açmada müvekkili şirketin hukuki menfaatinin bulunduğu ileri sürerek Tasfiye Halinde Loyaltis İletişim ve Ticaret A.Ş. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 üncü hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğünün Ticaret Siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğu olduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini (6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesi), tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Sicil Müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün uyacağını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı ve bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili yönünden açılan davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 16.09.2022 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 03.12.2021 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkilisi ve tasfiye memurunun ... olduğu, şirketin 03.12.2021 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu, tasfiyesi istenen şirket aleyhinde davacı yanca İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 E. sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemi ile 23.08.2016 tarihinde dava açıldığı, dava dosyasında ihyası istenen şirket ile bu şirketin yetkilisi ve tasfiye memuru olan ...'nun o dosyada davalı sıfatına haiz oldukları, kendilerini vekille temsil ettirdikleri, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin olması nedeni ile bu mahkemece davacıya ihya davası açmak üzere 16.03.2022 tarihli duruşma tutanağının 1 no.lu ara kararı ile davacı tarafa ihya davası açması için yetki verildiği, dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden dava bulunduğu, dolayısıyla faal olduğu, derdest olan dava sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 sayılı Kanunu'nun 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği, tasfiye memuru şirket hakkında devam eden alacak davası olmasına rağmen ve bu davanın derdest olduğu tarafından bilinmesine rağmen (Nitekim bahsi geçen davada tasfiye memuru ihyası istenen şirketle birlikte davalı sıfatına haiz olup vekille temsil edilmektedir.) şirketi ticaret sicilden terkin ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 03.12.2021 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereğince sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Loyaltis İletişim ve Ticaret Anonim Şirketinin 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi gereğince İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 E. sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere, terkin edilen şirket hakkında derdest olan davanın sonuçlanması ve infazı bakımından sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle ihyasına, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, tasfiye Memuru olarak en son tasfiye memuru olan ...'nun atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesi gereğince Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde ve aynı zamanda esas sözleşmede öngörüldüğü şekilde, birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona ermiş bulunduğu konusundaki bilgilendirmenin 3 üncü kişilere bildirim yapılmış bulunmakta olduğunu; yani alacaklı olduğunu iddia eden davacının bu konuda bir bilgisi olmadığının söylenemeyeceğini, davacı şirketin bilgisi bulunmasına rağmen herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davacı şirketin tasfiye memuru bulunduğu şirketten bir alacağının bulunmadığını; "haksız rekabet" sebebi ile ikame edilen tazminat davasının açıklanaacak sebeplerle temelde bir alacak davası olmadığını, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiyenin, tasfiyenin tamamlanıp bitirilmiş olmasına rağmen başkaca tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde başvurulan geçici bir tedbir olduğunu; ek tasfiye yeni bir tasfiye olmayıp önceki tasfiyeyi tamamlayan bir tasfiye niteliğinde olduğunu, dava konusu firma faal olmadığı gibi yapılacak ek bir tasfiye işleminin de olmadığını; çünkü İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945 E. sayılı dosyasında haksız rekabetten kaynaklı ikame edilen davada firmanın aslında herhangi bir husumetinin olmadığını, davacının haksız rekabet davasında tarafı ile diğer şirket ortağı ile bir kısım çalışanın dava konusu Loyaltis Şirketini kurarak ve öncesinde kendisi ile 6102 sayılı Kanun uyarınca haksız rekabet sayılacak şekilde iş ve işlem yapıldığını ileri sürdüğünü; yani Loyaltis Şirketinin davada husumetinin olmadığını, sadece davanın konusunu oluşturduğunu, husumeti olmamasına karşın Loyaltis Şirketini haksız rekabet davasında taraf olarak gösteren, 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesi uyarınca ilanlara karşın şirketin tasfiyesine ilişkin ilana rağmen bildirimde bulunmayan davacının görülen davayı sırf ara karar uyarınca ikame etmekle haklı olmayacağını, hukuki yarar kavramının bir ara karardan ziyade mahkemece her türlü somut durum ve koşul doğrultusunda haksız rekabet davasındaki dava dilekçesinin, uyuşmazlık belirleme tutanağı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu şirketin tasfiyesi sürecinde yahut ihyasını gerektiren sebeplerle yasal hiçbir kurumun bulunmaması sebebi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin öncelikle davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen Tasfiye Loyaltis İletişim ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, 01.03.2021 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, şirket yönetim kurulu üyesi davalı ...'nun tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye memurunun 28.10.2021 tarihli, şirketin aktif ve pasifinin bulunmadığına yönelik tasfiye sonu beyanı üzerine, 28.10.2021 tarihli ortaklar genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı, tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 03.12.2021 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu hususun aynı tarihli sicil gazetesinde ilan edildiği, İstanbul Anadolu 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/945E. sayılı dava dosyası kapsamından, davacı tarafından ..., ..., ... ve ihyası istenen Loyaltis İletişim ve Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 23.08.2016 tarihinde; haksız rekabete dayalı tazminat talepli dava açıldığı, davanın derdest olduğu, mahkemece davacı tarafa sicilden terkin edilen şirketin ihyası için yetki ve kesin süre verildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan tazminat davasının, şirketin tasfiye nedeniyle terkin tarihi olan 03.12.2021 tarihinden önce açıldığı, tasfiyenin tamamlanması nedeniyle tüzel kişiliği sona erdirilen şirket hakkında, tasfiyeden sonra açılan ve derdest bulunan davanın yürütülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyası ve şirkete tasfiye memuru atanması gerektiği, Mahkemece bu gerekçelerle davanın kabulüne ve terkin öncesi tasfiye memuru olan davalı ...'nun yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, davacının, ihyası istenen şirketten haksız rekabete dayalı tazminat alacağı bulunup bulunmadığı, husumeti bu şirkete yöneltip yöneltemeyeceği hususu ihya davasının konusu teşkil etmediğinden, buna yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalı tasfiye memuru, ihyası istenen şirket aleyhine açılmış derdest tazminat davası devam ederken tasfiyeyi usulsüz sonlandırarak, ihya davasının açılmasına sebebiyet verdiğinden, mahkemece tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 541 inci maddesi ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ...'nca temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.