11. Hukuk Dairesi 2024/1152 E. , 2024/1427 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2259 Esas, 2023/1946 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/470 E. 2023/29 K.
Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona erdirilmesi nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Emriel Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve müdürü olduğunu, 2010 yılında davalının yurt dışındaki US Polo ASSN (ABD) ve Tükiye distribütörü olan ... Grup ile sorun yaşamamak için müvekkilinin sözleşmelerini feshettiğini, müvekkilinin borcunun bulunmamasına rağmen, teminat senetleri ile takip başlatılarak hacizler uyguladığını, haksız hacizler ve sözleşmenin feshi nedeniyle İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/214 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve mahkemece alınan raporlarda müvekkilinin borcu bulunmadığının tespit edildiğini, davalı şirketin baskısıyla yeniden anlaşarak mağazalar açıldığını ancak davalının uyguladığı haciz ve işletmenin diğer borçları nedeniyle tüm işini kaybettiğini belirterek uğradığı zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 18.02.2022 tarihli talep dilekçesi ile davadaki talebini 1.776,000,00 TL'sına yükselttiğini belirterek, adli yardım talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zorunlu arabuluculuk dava şartının sağlanmadan açılan davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava dilekçesinde ispata yarar hiç bir somut delil gösterilmediğini, talebin somutlaştırılmadığını, davanın belirsiz alacak davası mı kısmi alacak davası olduğunun açıklanmadığını, talep sonucunun açık olmadığını, eksik harcın tamamlanması gerektiğini, dava dilekçesinde Emirer tekstil Limited Şirketinin zarar gördüğünün belirtilmesine karşın, davanın ... tarafından açılması nedeniyle aktif dava ehliyeti bulunmadığını, dava dilekçesindeki açıklamalarda da şirketin bayilik sözleşmelerinin haksız feshi nedeniyle zarar görüldüğünün belirtilmesi nedeniyle davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, talep edilen alacak üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçtiğini, dava dilekçesindeki asılsız anlatımlara ilişkin hiçbir kanıt bulunmadığını, İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/214 E. sayılı dosyasının takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkili şirket yetkilileri ile kamu görevlilerinin davacıya baskı yapması gibi bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava değerini başlangıçta 1.000,00 TL üzerinden açıtığı, daha sonra 13.11.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 1.776,000,00 TL'ye yükselttiğini ve adli yardım talebinde bulunduğunu Adli yardım talebinin reddedildiğini, davacının itirazı üzerine bir üst mahkemece verilen karar ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiğini, 24.05.2022 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline bir sonraki celseye kadar eksik harcın tamamlaması, aksi halde dosyanın 492 sayılı Harçlar Kanun'un (492 sayılı Kanun) 30 uncu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddeleri uyarınca işlemden kaldıralacağı noktasında ihtarat yapıldığı halde davacı tarafça harçın tamamlanmadığını 18.10.2022 tarihli celsede dosyanın 492 sayılı Kanun'un 30 uncu ve 6100 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 150/5 ... maddesinde işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin TC kimlik numarasının bulunduğunu ve UYAP sistemi üzerinden yapılacak inceleme ile müvekkilinin mal varlığının ve hacizlerin görülebileceğini mahkemenin UYAP üzerinden tüm bunlara ulaşılması mümkün iken talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davalılar yüzünden tüm mal varlığını satmak zorunda kaldığını, sadece emekli maaşı ile geçimini sağladığını, bakmakla yükümlü olduğu bir çocuğu bulunduğunu, emekli maaşının dahi hacizli olduğunu, müvekkilinin kalacak yeri bulunmadığını ve geçici bir yerde barındığını, buna rağmen talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ileAdli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı 6100 sayılı Kanunun 336/2 nci maddesine göre, talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin sunacağı belgeler incelenerek belirleneceğini, davacı vekilinin, müvekkilinin mali durumları hakkında kanaat uyandırmaya yeterli belgeleri sunmadığı, sadece hakkında icra takipleri bulunduğunu belirttiği, bu takiplere ilişkin de hiç bir bilgi ve belge sunmadığı, Mahkemenin, adli yardım talep edenin mali durumlarını araştırması söz konusu olmayacağından bu konudaki belgelerin talepte bulunan tarafından mahkemeye ibrazı zorunlu olduğu ve Mahkemeden bu konuda bir araştırma yapmasının beklenemeyeceğinin belirli olduğu (HGK'nun 29.09.2020 tarihli, 2020/12-471 E- 2020/679 K sayılı kararı) ancak davacı vekilince, yasal zorunluluğa rağmen, müvekkilinin sosyal ve ekonomik durumu hakkında kanaat oluşturacak belgeleri sunmadığından mahkemece, hukuk davasının taraflarca hazırlanması ilkesine göre ve 6100 sayılı Kanun'un 336 ncı maddesi hükmüne uygun şekilde değerlendirme yapılarak adli yardım talebinin reddine karar verilerek, ıslahla artırılan dava değeri üzerinden 492 sayılı Kanun'un 28 ve 32 nci maddesine uygun şekilde süre verilerek harcın tamamlanmasının istenmesi ve tamamlanmaması üzerine yasada belirtilen şekilde işlem yapılması doğru görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkilimin TC kimlik nosu mahkemede mevcut olup UYAP sistemi üzerinden yapılacak inceleme sonucunda müvekkilimin malvarlığı ve hakkındaki hacizlerin görülebileceği gibi yapılacak zabıta araştırmasından da bu durum ortaya çıkaçağını verilen kararın haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılması ve ilk derece mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız feshedilen bayilik sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2.492 sayılı Harçlar Kanunu.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!