WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2024/110 E.  ,  2024/5990 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/469 Esas, 2023/820 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ve davalı nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı iş makinesinin 13.06.2011 günü meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde hasara uğradığını, hasarın tazmini için davalı şirkete müracaat edildiğini, hasarın sigorta teminatı içerisinde olmadığı gerekçesiyle ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, takibin davalının itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın tek taraflı kaza sonucu meydana geldiğini, dava konusu taşımanın sigortalının kendi adamları tarafından yapılması ve kazanın sürücünün %100 kusuru ile meydana gelmesi nedeniyle poliçe genel şartlarının 5 inci maddesi uyarınca tazminat talebinin yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava dışı Kuveyttürk Katılım Bankası A.Ş.'nin rehin hakkı sahibi ve açılan davaya muvafakat veya icazetinin zorunlu olduğu, adı geçen bankanın açılan davaya muvafakat veya icazetlerine ilişkin belgenin verilen süreye rağmen davacı tarafça sunulmadığı anlaşılmakla bozma ilamında da vurgulandığı üzere aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.02.2022 tarih, 2020/2092 E., 2022/1273 K. sayılı kararıyla; "1-Davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 11/10/2018 tarih, 2017/1017 Esas 2018/6230 Karar sayılı ilamı ile sigortalı iş makinasının ibraz edilen tescil belgesinde Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş. adına rehinli olduğuna ilişkin kayıt bulunduğu, mahkemece rehin hakkı sahibi bankanın açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş; bozma ilamına uyulan mahkemece davacı tarafa rehin hakkı sahibi dava dışı Banka’nın davaya ilişkin muvafakatnamesini veya davaya icazetine ilişkin belgeyi sunmak üzere süre verilmiş, davacı vekilinin 16.05.2019 tarihli celsede ‘’ Kredi kapanmadığı için muhatap bankadan herhangi bir muvafakatname veya icazetname alamadık, gerekirse mahkemenizce sorulsun’’ şeklindeki beyanı üzerine dava dışı Banka’ya yazılan müzekkereye ‘’Bankamız kayıtlarında 23 DV 295 ve 23 DV 244 plakalı araçlara dair rehin bilgisine ulaşılmamıştır. EGMÖ rehin takyidat listesi tarafımızla paylaşıldığı taktirde yeniden araştırma yapılabilecektir ‘’ şeklinde yanıt verilmiştir.
Mahkemece, dava dışı Banka tarafından açılan davaya muvafakat veya icazete ilişkin belgenin verilen süreye rağmen davacı tarafça sunulmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava dışı Banka’ya yazılan müzekkereye davaya konu araçlara dair rehin bilgisine ulaşılamadığı şeklinde yanıt verilmiş olup, mahkemece bu cevaba ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir. Oysa gelen yazı cevabı dikkate alındığında, davaya konu araçlar üzerinde rehin kaydı bilgisine ulaşılamadığı, yeniden araştırma yapabilmek için rehin takyidat belgesinin talep edildiği dikkate alınarak, trafik kayıtlarında rehin takyidatının devam edip etmediğinin sorulması, devam ettiğinin anlaşılması halinde bu belgeyle birlikte ilgili Bankaya gönderilerek durumun netleştirilmesi, aksi halde davaya konu araçlar üzerinden rehne bağlı güvencenin ortadan kalktığı nazara alınarak, davacının aktif husumet ehliyetinin olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen karar ile; hükmüne uyulmasına karar verilen bozma ilamında da işaret edildiği üzere, dava dışı Banka'lara yazılan müzekkere cevaplarından davaya konu araçlar üzerinde rehne bağlı güvencenin ortadan kalktığı; dolayısıyla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı, dosya arasına kazandırılan kusur raporları ile hasarın, araç sürücüsü ... ...'ün eylemi ile birlikte üçüncü bir kişinin eyleminden veya yol yapım, bakım veya işletmesinden sorumlu kurumun eyleminden de kaynaklandığı, bu hali ile zararın tek başına sürücünün eyleminden kaynaklanmadığı ve ... Nakliyat Genel Şartlarının 5 inci maddesinde belirtilen sigortalının yahut vekilinin kusurlu sayılan davranışlarından dolayı oluşan ve sigorta teminatına dahil olmayan bir zararın bulunmadığı, aksinin kabulü yahut kusur oranına göre zarar belirlemesi yapılmasının sigorta teminatı ruhuna uygun düşmeyeceği ve davalının sigortalı emtiaya gelen zararın tamamından poliçe teminat limiti kapsamında sorumlu olduğu, bozma öncesi bilirkişi kurulundan alınan 16.06.2016 havale tarihli raporda, dava konusu trafik kazasından kaynaklı talep edilebilecek hasar bedelinin 258.461,81 TL olduğunun belirlendiği, bilirkişi kurulu raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tarafından 258.461,81 TL hasar bedeline 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1427 nci maddesinin ikinci bendi uyarınca ihbar tarihi olan 13.06.2011 tarihinden 45 gün sonraki tarih olan 29.07.2011 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 258.461,81 TL asıl alacak ve 12.639,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 271.101,65 TL alacak miktarına yönelik davalı borçlunun vaki haksız itirazının iptaline, fazlaya dair istemin reddine; dava konusu alacağın haksız fiilden kaynaklanması nedeni ile likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin ve reddedilen miktar yönünden davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun dosya kapsamından anlaşılamadığı gerekçesiyle davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; söz konusu kazada meydana gelen hasarın faturalarla sabit olduğunu ve alacağın likit olduğunu bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılamada yeterli inceleme ile oluşturulmuş davanın reddine yönelik iki karar bulunmasına ve bu kararlara yönelik bozma olmamasına rağmen Mahkemece yeniden esasa girilmesinin hatalı olduğunu, önceki ret kararlarının geçerli olduğunu, davanın sigorta teminatında bulunmadığı itirazlarının saklı olması kaydıyla Mahkeme gerekçesinin hatalı olduğunu, genel şartlarda münhasıran sigortalının kazaya sebebiyet vermesinin aranmadığını, davacının nakliyeden doğan kusurunun dikkate alınmamış olmasının hatalı olduğunu, davacının hem mal sahibi hem de nakliyeyi üstlenen firma olduğunu, taşıyıcı sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek ve resen dikkat edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 1427 nci maddesinin ikinci bendi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.