WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/999 E.  ,  2024/4529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/304 Esas, 2022/1661 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/327 E., 2018/267 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı Bankanın ... Şubesindeki hesaba 2002 yılında yatırdığı ikiyüzmilyar TL’yi ailevi gailelerle unuttuğunu, 2012 yılında hatırladıktan sonra 16 Ağustos ve 26 Aralık 2012 tarihlerinde bankanın şube, bölge, genel müdürlüğüne yaptığı müracaatlardan sonuç alamadığını, hesabından 2002-2003 yıllarında her sabah fon alışı yapıldığını, akşam üzeri fon satışı yapılmak suretiyle nakde dönüştürüldüğünü, nakit miktarın hesabına girmeden alındığı/çekildiğini, fon satışını müteakip nakit miktarların kim/kimler tarafından alındığını gösteren dekontların ve ayrıca 2013 yılında kapattığı hesabına ait hesap kapatma dekontunun birer fotokopisinin davalıdan talep ettiğini, bankanın “belge saklama zorunluluğunun on yıl ile sınırlı olduğunu, talep edilen belgelerin on yıldan daha eski tarihlerde gerçekleştirilen işlemlerle ilgili olması sebebiyle söz konusu belgelerin temin edilemediğini” bildirdiğini, davalının ihtarnamesinde talep ettikleri halde 2013 yılında kapattığı hesabın kapatma dekontundan bahsetmediğini, davalının gönderdiği 16 sayfadan ibaret, ekstreye esas muhasebe haraketlerini gösterer hesap işletim listelerinde 31.01.2003 tarihinde dahi nakit çekilen/alınan miktarın bulunduğunu, Kasım 2009 tarihinde de hesap işletim ücreti alındığını, hesabın 2013 yılında davacının bilgisi dışında kapatıldığını, davacı hesabından 2004-2009 yılları arasında da hesap hareketlerinin bulunduğunu, fon alım-satım talimatı olmadan işlem yapıldığını, hesaba gelen havalenin nereden ve kimden geldiğinin belirsiz olduğunu, hesabın 16.02.2013 tarihinde talimatsız kapatıldığını, davalı taraf hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek ikiyüzmilyar TL’nin kim veya kimler tarafından çekildiğini, para çekme dekontları ile hesap kapatma dekontunun verilmesini, usulsüzlüğü yapan/ yapanların banka yetkilisi veya yetkilileri olması halinde paranın en yüksek ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğratıldığını, davacının iddia ettiği tarih ve miktarlarda para yatırılıp çekilmediğini, davacının tüm iddialarının hayal mahsulü olduğunu, hesabın davacının kapama talimatına istinaden 01.12.2009 tarihinde kapatıldığını, hesabındaki son bakiyeyi de davacının çektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının anılan hesapta ikiyüz milyar TL'nin bulunmadığı, hesabın 22.07.2012 tarihinde açıldığı, davalı bankanın Koç Bank A.Ş. ile birleşmesiyle hesap numaralarının yapılandırıldığı, yeni hesap numarası verildiği, bu hesabın hareket görmediği, Altıparmak Şubesindeki hesabın 08.02.2005 tarihinde açılıp 29.09:2009 tarihinde kapatıldığı, Bursa şubesinde 01.04.1998 tarihinde açılıp hareketsiz olan başka bir hesabının bulunduğu, ayrıca davacının portföy hesabının bulunduğu, dava konusu hesaptan portföy hesabına 15.08.2002- 18.12.2002 nakit çekilen işlemler yapıldığı, bu işlemlere ilişkin dekontların banka tarafından 10 yıllık saklama süresi dolmuş olduğundan imha edildiği belirtilerek ibraz edilemediği, bilirkişi tarafından incelenemediği, nakit çekim işlemleri dışında 13.12.2002 tarihinde 60.023,64 TL'nin de ... Marmara Danışmanlık Güv. Sistemlerine ödendiği, dava konusu hesabın 2005 yılı bakiyesinin 325.650.340,00 TRL (325,65 TL) olduğu, 2005-2006 arası hesap işletim ücreti tahsil edildiği, 07.07.2006 tarihinde hesap bakiyesinin 276,51 TL olduğu, davacı hesabında işlemler yapılmaya devam edildiği, 30.11.2009 hesap bakiyesinin 105,51 TL olduğu, bu paranın da 01.12.2009 tarihinde bankanın genel müdürlük bünyesinde yer alan hesaba 105,51 TL olarak aktarıldığı, bu hesaptan 09.12.2009 tarihinde davacı imzası ile ödendiği, hesabın bu tarih itibariyle sıfırlandığı, davacının talebi üzerine düzenlenen belgede dava konusu hesabın 01.01.2002- 16.02.2013 dönemi hesap ekstrelerine göre 16.02.2013 tarihi itibariyle kapama bakiyesinin “0,00 TL” olarak gösterildiği, buna göre hesabın 09.12.2009 tarihinde kapatıldığı, bu tarihten sonra bakiyesi “0” olan hesapla ilgili herhangi bir işlem olmadığı, sözkonusu hesabın 01.01.2002- 19.12.2009 tarihleri arası açık olduğu, davacının iddia ettiği gibi bankaya yatırdığı ikiyüz milyar TL (ikiyüz bin TL) paranın bulunmadığı, 15.08.2002-18.12.2002 tarihleri arası işlemlerle ilgili on yıllık belge saklama süresinin geçtiği, bu aradaki işlemlere ilişkin de bilirkişi raporunda ayrıntılı açıklama yapıldığı üzere hesapta kalan 325,65 TL ile bankanın yıllık hesap işletim ücretleri kesildikten sonra kalan 105,51 TL’nin 09.12.2009 tarihinde davacı imzası karşılığında ödenmek suretiyle hesabın sıfırlandığı, hesabın 09.12.2009 tarihinde kapatıldığı, davanın 05.11.2015 tarihinde açıldığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı, davanın süresinde açıldığı ancak davacının esasa ilişkin iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 200.000,00 TL’yi banka müdürüne elden verip hesap açtırdığını, isteğinin aksine portföy hesabı dahil çeşitli hesaplar açıldığını, çelişkilerin giderilmediğini, yeni bilirkişi raporu alınmadığını, bilirkişinin davalı bankadan emekli olup emekliler derneğinin yönetim kurulu üyeliğini yaptığını, bilirkişi raporunun eksiklik ve çelişki içerdiğini, dava konusu hesapla portföy hesabının müştereken incelenmediğini, hesap hareketlerine ait listelerde çelişkilerin bulunduğunu, tanık dinletme taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince gerekçesi belirtilmek suretiyle hüküm kurulduğu, bilirkişinin reddinin Kanunda düzenlenen usul ve sürede yapılması gerektiği, dosya kapsamına göre davacı vekilinin bilirkişiye yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, tanık dinletme isteminin reddinde Yasa ve usule aykırılık bulunmadığı, davacının davalı bankanın ... Şubesinde 22.07.2002 yılında açtırdığı hesabının Yapı Kredi Bankası A.Ş ile Koç Bank A.Ş nin birleşmesi sonucu yapılandırılarak yeni hesap numarası aldığı, yine davacının portföy hesabının bulunduğu, bu hesaptan fon satışı ile dava konusu hesaba aktarımların yapıldığı, fon satışı ile aktarılan tutarların ise bilirkişi raporunda açıklandığı üzere nakit çekildiği, nakit çekim tutarlarına ilişkin işlemlerin 2002-2003 tarihleri arasında olduğu, 10 yıllık saklama süresi dolması nedeniyle makbuzlarına ulaşılamadığı, bankaların birleşmesi sonucu 07.07.2006 tarihinde 276,51 YTL ile davacı hesabının yeni hesap numaralı hesaptan devam ettiği, 30.11.2009 tarihinde hesap bakiyesinin 105,51 TL olduğu, 01.12.2009 tarihinde bankanın genel müdürlük bünyesinde yer alan hesaba aktarıldığı, “0” bakiyeli duruma geldiği, 09.12.2009 tarihinde banka hesabından davacıya imzası karşılığı 105,51 TL’nin ödendiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilin temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin tanıkları birlikte dava konusu 200.000,00 TL'yi elden olarak banka müdürüne teslim ettiğini, tanıkların dava konusu bedelin ilk verildiği an müvekkilinin yanındaki kişiler olup, dinlenilmelerinin davanın sonucunu değiştirebileceğini, bilirkişinin davalı bankadan emekli olduğunu, bankanın emekliler derneği yönetim kurulu üyeliği yaptığını, zamanaşımının başlangıcı noktasında doğrudan bir açıklamaya yer verilmediğini, davalı tarafından zamanaşımı ileri sürülerek sunulmayan dekontların, hesap kapatıldıktan sonra 10 yıl saklanması gerektiğini, dava ile ilgisi olmayan 2001 yılına ait dekontların sunulmasının kötü niyeti ortaya koyduğunu, herhangi bir talimat olmadan fon hesabı açıldığını, bu hesapta kimin talimatı ile fon alış satışı yapıldığı yönünde herhangi bir tespit de yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.