WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/989 E.  ,  2024/4460 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/411 Esas, 2022/1724 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/856 E., 2019/1294 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 7.09.1999 tarihinde Sümerbank A.Ş. .... Şubesine 85.000,00 USD mevduatını %25 faizli ve 91 gün vadeli olarak yatırdığını, paranın Sümerbank A.Ş. yöneticilerinin kasıtlı ve aldatıcı beyanları, yanlış yönlendirmeleri ve teşvikleri ile bankanın KKTC'de paravan olarak kurduğu Efektifbank Off Shore Ltd.Şti'nin hesaplarına aktarıldığını, davalı bankanın eyleminin görünüşte havaleye aracılık olmasına rağmen, aslında Sümerbank iştiraki şirketlere kaynak temin etmek amacıyla usulsüz mevduat toplamaktan ibaret olduğunu ileri sürerek, 85.000,00 USD alacağın 07.09.1999 tarihinden vade sonu olan 08.12.1999 tarihine kadar %25 akdi faiz, 08.12.1999 tarihinden itibaren akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... Bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Oyakbank A.Ş. ile TMSF arasında 9.8.2001 tarihinde imzalanan hisse devir sözleşmesi gereği, devir tarihinden önceki döneme ilişkin açılmış ve açılacak dava, takip ve benzeri hukuki uyuşmazlıklardaki tüm sorumluluğun TMSF'ye ait olacağının kararlaştırıldığını, davanın haksız fiile dayalı tazminat davası olduğunun Yargıtayca bir çok kez belirtildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, uzamış zamanaşımının müvekkiline karşı uygulanamayacağını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, bankanın, davacının parasını talebi doğrultusunda yurt dışında bulunan bankaya havale ettiğini, davacının talebi ile yapılan havale işlemi nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacının müvekkili bankada herhangi bir mevduatının bulunmadığını, bu tutarın bankada kaldığının ileri sürülmesinin kötü niyetli olduğunu, bankada bulunmayan bir alacak için faiz de istenemeyeceğini, davacının özgür iradesi ve seçimi ile parasını farklı bir tüzel kişilik olan Efektif Bank Off Shore Ltd.'ye yatırdığını, yurt dışında kurulu kıyı bankalarındaki mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığının davacı tarafından bilindiğini, alacağın kıyı bankasından talep edilmeden eldeki davanın açıldığını, ceza davasında müvekkili bankanın suçtan zarar gören olarak yer aldığını, bankanın TMSF'ye devredilmesine sebep olan işlemlerdeki sorumluluğun müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Fer'i Müdahil TMSF vekili cevap dilekçesinde; dava şartı itirazı bulunduğunu, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine davacının yanıltılmasının söz konusu olmadığını, imzalanan hesap açma ve havale talimatının açık ve anlaşılır olduğunu, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, davacının bankada kayıtlı mevduatı bulunmadığını, davacının iradesinin fesada uğratılmadığını, davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih ettiğini, banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak davaya fer'i müdahil olarak katılmalarına karar verilmesini ve davanın reddini istemiştir.

3.Fer'i Müdahil OYAK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili OYAK'ın huzurdaki davada husumete ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka defter ve kayıtları, ceza dosyası, sözleşmeler, dekont ve tüm dosya kapsamına göre, grafolojik imza incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporu, hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkemece de, Efektifbank Off Shore Ltd. Şti. nezdinde bulunan hesaptaki, 90.356,00 ABD dolarının, vade sonu olan 08.12.1999 tarihinde, 1210 nolu fiş ile davacıların murisi... tarafından çekildiği, 1210 nolu fiş üzerinde bulunan imzanın teknik grafolojik inceleme... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacıların USD cinsinden talep edecekleri bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle davacıların davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerin murislerince davalı bankaya devredilen Sümerbank AŞ'nin Mersin Şubesine 07.09.1999 tarihinde 85.000,00 USD'nin vadeli olarak yatırıldığını, paranın davalı bankanın yönlendirmesiyle kıyı bankasına usulsüz şekilde aktarılarak, buradan da davalı banka yönetimi tarafından banka iştiraki grup şirketlere kredi olarak verildiğini, bankaya el konulmasından sonra, müvekkilinin mevduatının sigorta kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle ödenmemesi üzerine eldeki davanın açıldığını, mahkemece yapılan incelemede, Efektifbank Off Shore Ltd. Şti. nezdinde bulunan hesaptaki 90.356,00 USD paranın, vade sonu olan 08.12.1999 tarihinde, 1210 nolu fiş ile davacıların murisi... tarafından çekildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak mahkemece eksik inceleme yapıldığını, mahkemece alınan grafoloji raporlarında, imzaların müvekkilinin eli ürünü olduğunun kesin olarak belirlenmediğini, imzanın kuvvetle muhtemel murisin eli ürünü olduğunun belirtildiğini, raporlarda kesin bir kanaat bulunmadığını, çıplak gözle yapılan basit bir incelemede dahi imzanın müvekkillerin murislerine ait olmadığının anlaşılabileceğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve grafoloji bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre 08.12.2019 tarih ve 1210 nolu fişteki imzanın davacı ...'in eli ürünü olduğu ve davalı bankanın Mersin şubesine yatırılan 92 gün vadeli 85.000 USD'nin vadenin bitim tarihi olan 08.12.1999 tarihinde 90365 USD olarak davacıya ödendiği belirlenmiştir. Mahkemece yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarında dekonttaki imzanın davacının eli ürünü olduğu kesin şekilde belirlendiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; alınan raporlarda kesin bir kanaat bulunmamakta, belirsizlik ve ihtimalden söz edildiğini, oysa belge üzerinde çıplak gözle yapılan basit bir incelemede dahi imzanın müvekkillerin murislerine ait olmadığı anlaşılabildiğini, müvekkillerinin miras bırakanları tarafından bankaya yatırılan ve oradan off shore bankaya aktarılan paraların ödenirken kime ödendiğinin ödeme belgelerinin saklanarak korunması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, bir güven kurumu olan bankanın basiretli bir tacir olarak paranın alacaklısına ödendiğini gösteren belgelerin asıllarının saklanmak yerine fotokopi belgelerle sorumluluktan kaçamayacaklarını, hal böyle iken müvekkillerinin miras bırakanı olan davacıların bankadan çekmediği paraları sahte ve fotokopi belgeler ile ödenmiş gibi gösterilmesinin mümkün olmadığını, kolayca düzenlenecek bir fotokopinin ödeme belgesi olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı banka müvekkillerinin miras bırakanı tarafından yatırılan paranın müvekkiline ödendiğini kanıtlayamadığını, hal böyle iken davanın ve istinaf başvurularının reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı ... Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu Sümerbank A.Ş. .... Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Efektifbank Off-Shore Ltd. Şti. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak davacıların 85.000,00 USD alacağının 07.09.1999 tarihinden vade sonu olan 08.12.1999 tarihine kadar %25 akdi faiz, 08.12.1999 tarihinden itibaren akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ilişkin olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 41 ve 60 ıncı maddeleri.

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun (YİBHGK), 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.