11. Hukuk Dairesi 2023/988 E. , 2024/4342 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/722 Esas, 2022/1166 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bitlis Aliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/263 E., 2022/122 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Sulh Ceza Hakimliği kararı ile kayyum atanarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ye devredildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya satışı yapılan 3 adet aracın bedelinin ... imzalı iki adet çek ve nakit ile ödendiğini, ancak 250.000,00 TL bedelli çekin 113.000,00 TL'lik kısmının ödenmesinden sonra kalanı ödenmemesine rağmen müvekkili şirketin eski çalışanı tarafından çek üzerine iki çizgi çekilip iptal yazıldığını, bakiye bedellin tahsili için başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iki şirket arasında gerçekleşen satış işlemi ile ilgili olarak mutabakat metni imzalandığını, davacıya herhangi bir borçlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.08.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı kayıtlarına göre davalının davacıya 137.000,00 TL borçlu olduğu tespitine yer verildiği, her ne kadar davalı taraf davalı şirket ve davacı şirket arasında bahsi geçen araçlara ilişkin davacı şirket tarafından belirtilen çeklerin ve nakit paranın ödenmesinin beklenmeyeceğinin tarafların açık rızası ve şahitler huzurunda imza altına alındığına dair mutabakat akdedildiğini, taraflar arasında cevap dilekçesi ekinde örneğini sundukları şekilde bir mutabakat varken icra takibi başlatılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirtmişse de mutabakat örneğinde imzası bulunan kişilerin davacı şirketin yöneticileri olmadığı, dolayısıyla şirket adına borcu sona erdirme yetkilerinin olmadığı, sahibi lehine delil vasfındaki davacı tarafa ait ticari defterlere göre 319.000,00 TL tutarlı 3 adet fatura ile ilgili ödemelerin çek ve nakit olarak yapıldığı 250.000,00 TL bedelli dava konusu çekle ilgili 113.000,00 TL ödeme yapıldığı, dolayısıyla davacının defterlerine göre davalının 137.000,00 TL borçlu olduğunun anlaşıldığı, davalının ticari defterlerinin incelenmesinde de taraflar arasında cari bir ilişki olduğunun anlaşıldığı, ancak davalının 2018 yılında tutulması zorunlu ticari defterlerinin kapanışları yapılmadığından davalı lehine delil niteliğini haiz olmadığı, alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Bitlis İcra Müdürlüğünün 2018/2730 sayılı takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, sunulan mutabakat metni ve diğer delillerinin birlikte değerledirilmediğini, araç satışlarının yapıldığı tarihte imza atanların şirket adına yetkili kişiler olduğunu, iptal yazısını yazanın alacaklı taraf olduğunu, çekin alacaklıda olmasının ve üzerinde iptal yazmasının borcun ödendiğini gösterdiğini, takibin kötü niyetli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip dayanağının 30.06.2018 tarihli üç ayrı fatura olduğu, davalı savunmasında geçen mutabakat metninde, çekler ve belirtilen tutarın.... veya sahibi olduğu muhatap olarak kabul edilen Bitlis ...... Otomotiv tarafından ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacı adına ....,.... ve ...'un imzasının bulunduğu, davacı savunmasında geçen soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleştiği, taraflar arasında araç alım satımı şeklinde akdi ilişki olduğunun uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın, bu akdi ilişki kapsamında ödeme amacı ile verilen ve fakat davacı çalışanı tarafından kısmi tahsilata rağmen iptal yazısı yazılan çekin bakiye kısmının ödenip ödenmeyeceği olduğu, davacının, dava dilekçesi ve dava dayanağı takip dosyasında araç alım satımı ve bu kapsamda düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsilini talep ettiği, davalının, mutabakat gereği bakiyenin ödenmeyeceğini savunduğu, davalının, bakiyenin ödendiğine dair bir savunmasının bulunmadığı, savunmaya dayanak teşkil eden mutabakat metninde davacı adına imzası bulunanların davacı temsilcisi olmadığı, mutabakat metninin kabulüne yönelik davacı beyanı veya davranışının bulunmadığı, bu durumda, söz konusu mutabakatın davacı yönünden bağlayıcılığından söz edilemeyeceği, taraflar ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalının kendi defterlerine göre davacıya 101.500,00 TL borçlu olduğunun görüldüğü, soruşturma dosyasında da bu alacağın ödenmesi için verilen çekin kısmen tahsil edildiği, bakiye tahsil edilmeden davacı çalışanı tarafından iptal yazısı yazıldığı ancak suçun manevi unsurunun oluşmadığı, zararın şüphelilerden hukuki yolla talebini engelleyen yasa hükmü bulunmadığı gerekçesi ile itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, dava ve takibin çeke dayalı olmayıp, faturaya dayalı alacağın tahsiline yönelik olduğu, akdi ilişki ve faturalar taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayıp, uyuşmazlık konusu bakiye alacağın ödendiği davalı tarafından savunulmadığı, aksine mutabakat gereğince ödenmeyeceğinin savunulduğu, ödemenin gerçekleşmediği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya sundukları mutabakat metni değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, üzerinde iptal yazılı çekle ilgili soruşturma dosyasının akıbetinin sorulmadığını, mutabakat metnini imzalayanların araç satışlarının gerçekleştiği tarihte şirket adına yetkili kimseler olduğunu, çek üzerine iptal yazanın alacaklı taraf olduğunu, çekin alacaklıda olması ve alacaklının çekin üzerine iptal yazmasının tek başına borcun ödendiğini gösterdiğini, icra takibinin kötü niyetli olduğunu, çekin borç ikrarını kapsayan bir senet olmadığını, ödeme vasıtası olduğunu, bu itibarla takibe dayanak çekin davacının alacağına dair kesin delil olmadığını, çek kambiyo vasfını yitirdiğinden aksinin her zaman her türlü delille ispat edilebileceğini, çekin zıyai hususunda yasal bir başvuru olmamasının da çekin davacının bilgisi dahilinde iptal edildiğini gösterdiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında gerçekleşen araç satışı sebebiyle bakiye bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!