WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

11. Hukuk Dairesi         2023/986 E.  ,  2024/4703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/794 Esas, 2022/1483 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/745 E., 2021/1100 K.

Taraflar arasındaki asıl ve karşı alacak davalarının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat sektöründe iş yaptığını, davalı şirketin ise yapı malzemeleri sattığını, müvekkilinin davalı firma ile 2011-2014 yılları arasında ticari ilişkide bulunduğunu, davalı firmadan yapı malzemeleri satın alan müvekkilinin ürünleri teslim almadan önce çek ile ödemesini yaptığını, fatura tutarının 727.202,94 TL olduğunu, yapılan çek ödemelerinin fatura tutarının üzerinde olduğunu, müvekkilinin alacağının tam ve kesin olarak tespit edebilmesinin olanaksız olması nedeniyle alacağın tam ve kesin olarak belirlenebildiğinde arttırılmak üzere asgari 100.000,00 TL haksız kazancın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak talebinin mümkün olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının çeklerin tamamını ödemediğini, davacı aleyhine halefiyete dayalı rücuen tazminat talebi ile dava açıldığını, dava dilekçesinde belirtilen bir kısım bankalara ait çeklerin müvekkili firma tarafından tahsil edildiğinin doğru olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili karşı dava dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilerek müvekkiline verilen ödünçten kaynaklanan nakit verilen mal karşılığı çeklerin tamamının karşılıksız olması sebebiyle tahsil edilmediğini, 162.850,00 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini, davacının talebiyle ilgili lehine muaccel bir alacağın doğması halinde, karşılıklı alacak ve borcun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 139 uncu maddesi gereğince takas edilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden birbiri ile bu yönü itibarıyla uyumlu taraf defter kayıtlarına göre davalının kestiği fatura toplamının 714.912,85 TL olup, 13.01.2021 tarih ve 16.11.2021 tarihli bilirkişi raporlarında değinildiği üzere davalının davacıya 2012 yılında 40.000,00 TL, 2013 yılında 104.575,00 TL borç verdiği, buna göre davalının fatura+nakit olmak üzere toplam alacağının 859.487,85 TL tespit edildiği, 13.01.2021 tarihli rapora göre davacının toplam ödemesinin 1.206.603,09 TL olup, aradaki fark olan 347.115,24 TL'nin fazla ödeme olarak tespit edildiği, ancak 16.11.2021 tarihli raporda İş Bankası'ndan gönderilen hesap özetinde ödendiği tespit edilen toplam 54.000,00 TL çek bedeli tespit edildiği, eklendiğinde davacının fazla ödemesinin 401.115,24 TL olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, dava dilekçesinde yasal faiz talep edilmiş olmakla birlikte faiz başlangıcına ilişkin bir açıklama bulunmadığı, ıslah dilekçesinde ise alacak tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/668 E., 2021/196 K. sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere dava dilekçesi ile yasal faiz talep edilmek suretiyle faiz türü bakımından seçimlik hakkının kullanılmış olmasına ıslahla dahi tercih edilen seçimlik hakkının değiştirilemeyecek olmasına göre ve dava tarihi öncesi temerrütün gerçekleştiğine ilişkin bilgi/belge/delil bulunmadığından dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerektiği, karşı davaya konu çeklerin davacı ticari defterinde kayıtlı olmadığı, beş tanesinin davalı ticari defterinde kayıtlı olduğu, 2 tanesinin kaydının bulunmadığı, ödeme kaydının gözükmediği, ancak 06.08.2019 tarihli bilirkişi raporu ve aynı bilirkişinin verdiği ek rapordan karşı davacının davalı-karşı davacıdan olan alacağından düşüldüğü mahsup işleminin defter kayıtlarında yapıldığının tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulmadığından lehe delil olamasa da aleyhe delil olarak değerlendirilmesi mümkün olduğundan ve karşı davacı-davalının ticari defter kayıtlarındaki mahsup işlemi nazara alındığında karşı davacı-davalının, karşı davalı-davacıdan alacağının bulunmadığı, takas şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kısmen ret kararının hatalı olduğunu, dava dilekçelerinde faiz türünün sehven yasal faiz olarak talep edildiğini, ancak bunun ıslah dilekçesi ile mevduata uygulanacak en yüksek faiz olarak değiştirdiklerini, ancak Mahkemece bu taleplerinin dikkate alınmadığını, faiz türünün daha sonradan değiştirilebilmesinin mümkün olabileceğinden bahisle Mahkemece faiz yönünden verilen kararın düzeltilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasının zaman aşımına uğradığını, dosyadan alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile çeliştiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da yetersiz ve hatalı olduğunu, karşı davalarının kabulüne karar verilmesi gerekirken, talepleri yönünden ticari inanca dayalı borç alacak ilişkisinin varlığına rağmen davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davacının davasının reddine, karşı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 2011-2014 yıllarında gerçekleşen ticari ilişkiden kaynaklanmasına, davalı tarafından kesilen faturaların her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olmasına ancak çeklerin tamamının taraf defterlerinde kayıtlı olmamasına, taraf defterlerinin birbirini doğrulamaması nedeniyle lehe delil vasfında değerlendirilmemesine, yerel Mahkemece hükme esas alınan 13.01.2021 tarihli ve 16.11.2021 tarihli raporların hüküm vermeye elverşli ve denetime açık olmasına, karşı dava yönünden uyuşmazlık konusu yapılan çeklerin davalı ticari defterinde davacı alacağından mahsup edilmiş olması nedeniyle davalı alacağının bulunmamasına ve takas mahsup şartlarının oluşmamasına, davacının dava dilekçesi ile yasal faiz talep etmesi nedeniyle faiz türünün ıslahla değiştirilemeyecek olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre; Kanun'un olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ıslahla faiz türünün değiştirilip değiştirilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/668 E., 2021/196 K. sayılı ilamı.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.